ILGA Europe 2020 – Türkiye Raporu

Ilga Europe 2020 yılı raporunda Türkiye’deki durumu da aktardı. İşkence, Eziyet, İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Muamelenin Önlenmesi başlığında trans mahpus Buse’den bahsetti.

Raporun ilgili kısmını CİSST/TCPS gönüllülerinden Emrah Karakuş çevirdi. Sizlerle paylaşıyoruz.

https://www.ilga-europe.org/annualreview/2020

https://www.ilga-europe.org/sites/default/files/2020/full_annual_review.pdf

Türkiye’de Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Bireylerin İnsan Hakları Durumunun Ocak ve Aralık 2019 Dönemini Kapsayan Yıllık Değerlendirmesi

İşkence, Eziyet, İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Muamelenin Önlenmesi

Müebbet hapis cezası almış, 24 yıldır erkek hapishanesinde tutuklu bulunan ve tutukluluğunun son beş yılını “kendi güvenliği için” hücre hapsinde geçirmiş trans kadın Buse Aydın’ın cinsiyet uyumlama ameliyatına erişim hakkı Adalet Bakanlığı tarafından engellendi. Karar, Buse’nin hapishanedeki çeşitli inkâr pratiklerini protesto etmek ve hapishane yönetimine kendisini kadın hapishanesine nakletmeleri konusunda baskı uygulamak için ikinci defa açlık grevine girmesinin ardından geldi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu mecliste Adalet Bakanlığı’na suistimal ile ilgili soru önergesi verdi.

21.02.2020

“Dilek İnce Giysi Bankası güncel ihtiyaç listesi yayımlandı!”

Pembe Hayat LGBTT Derneği’nin haberinisizlerle paylaşıyoruz.

İllüstrasyon: Aslı Alpar

2014’ten bu yana mahpus LGBTİ+’lara giysi desteği sunan Dilek İnce Giysi Bankası, 2020’nin ilk aylarında 31 LGBTİ+’nın kıyafet ihtiyacını karşıladı. Bağışlarla ilerleyen ve düzenli olarak destek sunan giysi bankası bağışlarınızı bekliyor!

10 Kasım 2008’de pompalı tüfekle öldürülen trans kadın Dilek İnce anısına oluşturulan giysi bankası, Türkiye’nin pek çok şehrindeki ihtiyaç sahibi ve mahpus LGBTİ+’lara giysi desteği sunmaktadır.  25 Kasım 2014’te Ankara’da açılışının yapıldığı Dilek İnce Giysi Bankası, açıldığı tarihten itibaren kesintisiz devam eden çalışmalarıyla ihtiyaç sahibi LGBTİ+’lara dayanışmaya devam etmektedir.

 
2020’nin ilk ayında kış için yeni kargolar hazırlayan giysi bankası, 31 mahpus LGBTİ+’nın kıyafet ihtiyacını karşıladı.

Dilek İnce Giysi Bankası ihtiyaç listesi

Düzenli olarak ihtiyaç listesini duyuran ve toplanan giysi bağışları doğrultusunda LGBTİ+’lara ulaştıran giysi bankası, güncel ihtiyaç listesini yayımladı. Liste şu şekilde:

*Makyaj malzemesi (oje, far paleti, ruj, fondöten, rimel.)
*Peruk
*İç çamaşırı (her beden) (külot, boxer, sütyen, atlet)
*Çorap
*Yüz ve vücut havlusu
*Pantolon (her beden)
*Kazak (her beden)
*Tişört (her beden)
*Pijama (her beden)
*Eşofman altı ve üstü. (her beden)
*Yelek (her beden)
*Mont ( her beden)
*Etek (her beden)
*Elbise (her beden)
*Tayt
*Spor ayakkabı (38-39-40-41-42-43)
*Terlik (38-39-40-41-42-43)
*Topuklu terlik (38-39-40-41-42-43)
*Bot ve Çizme (38-39-40-41-42-43)

Her beden = S, M, L, XL, XXL

Nasıl destek sunarım?

Pembe Hayat Derneği ofisinde yer alan giysi bankasına bağışta bulunmak için dernek telefon numaralarından ya da sosyalhizmet@pembehayat.org’tan dernek ile iletişime geçebilir, giymediğiniz kıyafetleri bağışlayabilirsiniz!

*Giyilmeyecek durumda (çok eski, yırtık, yanmış, lekeli) olan kıyafetler giysi bankasına kabul edilmemektedir.

*Bağışlanacak iç çamaşırlarının hiç kullanılmamış olması gerekmektedir.
14.02.2020

“Trans Kadınlar İçin ‘Ses Terapi’ Videolarına Online Erişim”

Bianet’in haberini sizlerle paylaşıyoruz.

Trans kadın mahpus Buse’ye göndermek için Türkçe altyazılı hazırlanan “trans kadın ses terapi” videoları online erişime açık.

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Erkek Cezaevi’nde tutulan trans kadın mahpus Buse’nin arkadaşları, Buse’ye göndermek için Türkçe altyazılı hazırladıkları “trans kadın ses terapi” videolarını online erişime açtı.

TIKLAYIN – Ölüm Orucundaki Mahpus Buse: “Beni Yalnız Bırakmayın

Kaos GL’de yer alan habere göre, Buse’nin arkadaşları; trans kültürü, veganizm ve fitnes üzerine videolar paylaşan Carolina Gutierrez’in Caroland hesabında yer alan ses terapi videolarını Türkçeye çevirdi ve altyazı ekleyerek “senin hikayen” isimli Vimeo ve Youtube hesaplarında paylaştı.

Üç videodan oluşan kayıtları, İngilizceden Türkçeye lgbtinewsturkey.com ekibi çevirdi, altyazı yerleştirmesini ise Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği gönüllülerinden Mehmet üstlendi. Buse’nin arkadaşları şimdi bu üç video kaydını Buse’ye ulaştıracak.

TIKLAYIN – Trans kadınlar için ses eğitimi 1. bölümü

TIKLAYIN – Trans kadınlar için ses eğitimi 2. bölümü

TIKLAYIN – Trans kadınlar için ses eğitimi 3. bölüm

(EMK)

06.02.2020

Erkek Hapishanesinde Suistimal Edildiği İddia Edilen Trans Kadın New Jersey’deki Kadın Tesisine Nakledilecek

Sonia Doe erkek tesisinde tutulmak hakkında “kendi bedenimden rahatsız olmama, kendim değilmişim gibi hissetmeme ve görünmeme neden oldu” dedi.

29 Ağustos 2019

Gwen Aviles

New Jersey Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (American Civil Liberties Union of New Jersey -ACLUNJ) perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, 17 aydan fazla, dört farklı erkek hapishanesindeki tutukluluğu süresince kötü muameleye maruz kaldığını savunan bir trans kadın New Jersey’deki kadın hapishanesine nakledilecek.

 

İnsan hakları örgütüne göre, mahkeme belgelerinde kendisine ithaf edildiği ismiyle Sonia Doe’nin nakli infaz kurumlarındaki trans mahpuslara yönelik muamelelerde önemli gelişmelere yol açabilecek bu devam eden davanın en son basamağı.

 

ACLUNJ açıklamasında “Doe, 15 Eylül 2019 haftasından kısa bir süre sonra kadın cezaevine nakledilecek” ifadesinde bulundu.

 

New Jersey Ceza İnfaz Kurumu’nun nakil kararı ACLUNJ ve Avukat Robyn Gigl’in Doe adına açtığı davadan iki hafta sonra verildi.

 

NBC News tarafından izlenen duruşmada Doe, Ceza İnfaz Kurumu’nun sürekli olarak kendisini yanlış cinsiyet kimliği ile tanımladığını, kantinden kadın eşyaları alamadığını ve diğer mahkumlar ve görevliler tarafından yaygın bir şekilde gerçekleştirilen cinsel tacizle basa çıkmak için yeterli koruma sağlanmadığını savundu.

 

Bu ayın başlarında mahkemeye verdiği ifadesinde Doe, cinsiyetinin doğum sürecinde erkek olarak atanmış olmasına rağmen kendisini çocukluğundan beri kadın olarak tanımladığını ve kendisine cinsiyet disforisi tanısı (kişinin doğumda kendisine atanmış cinsiyetiyle toplumsal cinsiyeti arasındaki uyuşmazlığı belirten tıbbi bir durum) konduğunu, hapishanedeyken düzenli olarak östrojen dozları ve testosteron engelleyici ilaçlar aldığını belirtmişti.

 

Fakat 40 yaşındaki Doe, Ceza İnfaz Kurumu’na defalarca kadın olduğunu söylemesine rağmen kendisine bir erkek gibi “davranıldığını” ve Trenton’daki Kabul ve Yerleştirme Tesisinde erkeklerle beraber işlem gördüğünü belirtti. Doe, bu tesiste doktorun testosteron engelleyici ilaçlarını yarıya indirdiğini; bu sürecin yüzündeki kıllarını arttırdığını ve cinsiyet disforisini ilerlettiğini savunuyor.

 

Doe süreç hakkında “kendi bedenimden rahatsız olmama, kendim değilmişim gibi hissetmeme ve görünmeme neden oldu” dedi.

 

Bridgeton’daki South Woods Eyalet Hapishanesi’ne nakledildiğinde, “fiziksel olarak kocaman bir adam” olarak tanımladığı koğuş arkadaşından korktuğunu ve ne zaman kıyafetlerini değiştirse elbiseleri çıkartılarak arama yapıldığını ve kendisine kötü niyetle bakıldığını belirtti.

 

Doe, New Jersey Newark’ta kaldığı bir diğer cezaevi olan Kuzey Eyalet Cezaevi’nde ise başından şiddetli bir fiziksel saldırı geçtiğini belirtti:

 

“Bu saldırı boyunca, cenin pozisyonunda ağlamaktan ve durmaları için yalvarmaktan başka bir şey yapamadım” diye yazmış. “NJDOC’nin beni erkekmişim gibi görmesi ve davranmasıyla ilgili gündelik uyarılar… korku, endişe, aşağılanma, kendinden nefret etme ve bazen de kendine zarar verme duygularına bile neden oluyor.”

 

NJDOC sözcüsü, NBC News’e yaptığı açıklamada, Doe’nin davası devam ederken süreç hakkında yorum yapamayacağını söyledi. New Jersey Başsavcısı’nın davadaki ıslah görevlilerini temsil eden ofisinin sözcüsü, ajansın bu konuda bir yorumumun olmadığını belirtti.

 

Dava şikâyetine göre, Doe ağrı kesicilere bağımlı hale geldi ve “bağımlılığından kaynaklanan suçlar için” hapis cezasına çarptırıldı. EMT (Emergency Medical Technician – Acil Tip Teknisyeni) intihar önleme danışmanı ve kefalet acentesi olarak çalışıyordu.

 

Doe’nin cinsiyetine uygun olmayan bir tesiste tutulurken maddi bağımlılığına yönelik iddialar istisna teşkil etmiyor. National Center for Transgender Equality ve National Gay and Lesbian Task Force tarafından yapılan ulusal bir ankete göre, erkek tesislerinde tutuklu bulunan trans kadınların yüzde 21’i cezaevindeyken fiziksel istismara maruz kaldığını belirtirken yüzde 20’si cinsel şiddete maruz kaldığını belirtiyor.

 

Ancak, NJACLU yaptığı bir açıklamada Doe’nin Edna Manah Islah Tesisine transfer edilmesinin trans mahkumlara yönelik ayrımcılığa  karşı mücadelede “önemli bir ilk adim” olduğunu yazıyor.

 

“ACLUNJ’nin görevli avukatının belirttiğine göre; “Sonia Doe erkek cezaevlerinde her gün olmak üzere aşırı derecede suistimale, ayrımcılığa ve açık şiddete maruz kaldığı 500 günden fazla zaman geçirdi. Haklarını savunmak konusundaki cesareti ve DOC’un kendisini kadın cezaevine nakletme konusundaki ivedi kararı geniş bazla reformların yaratılmasına hızlılık kazandırıyor.”

Haberin orijinali için tıklayınız: https://www.nbcnews.com/feature/nbc-out/transgender-woman-who-alleged-abuse-men-s-prison-be-moved-n1047996  

Haber çevirisi: Emrah Karakuş – Zeynep Alkan

“Cezaevindeki LGBTİ tutuklu ve hükümlüler ne yaşıyor?”

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Hapiste LGBTİ+ Ağı Temsilcisi Hilal Başak Demirbaş, Tükenmez Haber’den Necmi Şahin’e LGBTİ+ mahpusların güncel durumunu ve hapishanede yaşadıkları ihlali anlattı. Haberi sizlerle paylaşıyoruz:

Cezaevlerindeki LGBTİ tutukluların yaşadığı sorunları ‘Türkiye’de LGBTİ Mahpus Olmak’ kitabının yazarı Hilal Başak Demirbaş’la konuştuk: Cezaevinde açılan kurs ve atölyelere alınmıyorlar. Trans tutukluların kimlik beyanına değil kimlik rengine bakılıyor…

Necmi ŞAHİN


TÜKENMEZ HABER – Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin karşılaştıkları hak ihlalleri farklı başlıklarla gündeme geliyor. Hasta tutuklular, cezaevlerindeki çocuklar, engelli tutuklular, tutuklu öğrenciler… LGBTİ tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde karşılaştıkları hak ihlalleri ise medyada yeterince yer bulmuyor, çoğu zaman görmezden geliniyor.

LGBTİ tutuklu ve hükümlüler içerisinde en çok sorunla karşılaşanlar trans tutuklu ve hükümlüler. Gay, lezbiyen veya biseksüel tutuklu ve hükümlüler karşılaşacakları problemler nedeniyle kimi zaman cinsiyet kimliğini gizliyor. Gizleyemeyenler veya gizlemek istemeyenler ayrımcılığa, aşağılamaya ve hakarete maruz kalıyor.

Trans tutuklu ve hükümlülerin, cinsiyet geçiş operasyonlarının engellenmesi, beyanı dikkate alınmadan sadece kimliğinin rengine bakılarak erkek veya kadın cezaevine gönderilmesi başlıca sorunlardan.

Tükenmez Haber’e konuşan ‘Türkiye’de LGBTİ Mahpus Olmak’ kitabının yazarı Hilal Başak Demirbaş, “LGBTİ mahpuslarla ilgili en temel sorunların başında ceza infaz kurumlarının ikili cinsiyet sistemine göre yapılmış olması geliyor” diyor.

‘EN ÇOK HAK İHLALİYLE KARŞILAŞANLAR TRANS MAHPUSLAR’

Demirbaş, LGBTİ tutuklu ve hükümlüler içerisinde en çok transların hak ihlaliyle karşılaştığını belirterek, “Trans mahpuslar, en çok kimlikleri nedeniyle problem yaşıyor. Mahpusun kimlik beyanına değil, kimlik rengine bakılıyor. Örneğin bir trans kadının mavi kimliği varsa erkek hapishanesine konuluyor. Dolayısıyla bulunduğu cezaevi erkeklere göre tasarlanmış oluyor. Kantinde erkeklerin ihtiyaçlarını karşılayabileceği şeyler bulunduğu için kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor” diyor.

‘Türkiye’de LGBTİ Mahpus Olmak’ kitabının yazarı Hilal Başak Demirbaş

‘AÇIK CEZAEVİNE GEÇME HAKKI ELLERİNDEN ALINIYOR’

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum (CİSST) Derneği’nde LGBT’i tutuklu ve hükümlüler alanında çalışan Demirbaş, LGBTİ tutuklu ve hükümlülerin açık cezaevine geçme hakkı ‘güvenliklerinin sağlanamayacağı’ gerekçesiyle ellerinden alındığını ve LGBTİ tutuklu ve hükümlülerin kapalı hapishanelerde kalmaya devam ettiğini belirtti.

‘DİĞER MAHPUSLARIN SAHİP OLDUĞU BİRÇOK HAK LGBTİ MAHPUSLARA TANINMIYOR’

Demirbaş, diğer tutuklu ve hükümlülerin sahip olduğu birçok hakkın LGBTİ’lere tanınmadığını belirterek, “Diğer mahpuslar için kurs ve atölyeler açıldığında LGBTİ mahpuslar bu etkinliklere çıkarılmıyor. Hapishanede çalışamıyorlar. LGBTİ mahpusların atölyelere çıkarılmaması ‘güvenlik’ gerekçesiyle açıklanıyor. Sebebi diğer mahpuslardan gelecek her türlü şiddeti ve ayrımcılığı engellemek. Fakat bu durum LGBTİ mahpusların cezalarına ek olarak ‘tecrit’e maruz kalmaları anlamına geliyor. Ailelerinden maddi destek göremeyenler iş atölyelerinde çalıştırılmadıkları için de birçok maddi imkansızlık yaşıyor, ihtiyaçlarını alamıyorlar” dedi.

‘CİNSİYET KİMLİK BEYANI OLANLARA HANGİ CEZAEVİNE GİTMEK İSTEDİĞİ SORULMALI’

“Cinsiyet kimlik beyanı olan LGBTİ mahpuslara hangi hapishanelere gitmek istediği sorulmalı. Mahpusa nasıl bir hapishane talep ettiği sorulmalı ve mahpusun isteği doğrultusunda karar verilmeli” diyen Demirbaş, LGBTİ tutuklu ve hükümlülerin sorunlarının çözümü için yapılması gerekenleri ise şöyle anlatıyor:

“LGBTİ mahpusları diğer mahpuslardan ayıran en temel talepleri yaşamsal ihtiyaçları. Bu ihtiyaçları karşılayacak mekanizmalar geliştirmek gerekiyor. Türkiye hapishanelerinde 3 öğün yemek, aydınlatma elektriği ve musluktan akan su dışındaki her şeyi mahpuslar ücret ödeyerek alırlar. Şampuan, sabun, tuvalet kağıdı, diş macunu, çay, şeker, peçete yani aklınıza gelebilecek tüm ihtiyaçları parası yoksa alamaz.

LGBTİ mahpusları sürece dahil ederek sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapılmalı. Bu işbirliği içerisinde LGBTİ mahpuslara özgü ihtiyaçların belirlenmesi, yapılacak tüm düzenlemelerde bu ihtiyaçların göz önünde bulundurulma gerekiyor.”

‘HORMON İLACININ YAN ETKİSİ NEDENİYLE DEĞİŞTİRİLMEK İSTEDİKLERİNDE SORUNLARLA KARŞILAŞIYOR’

Hilal Başak Demirbaş, trans tutuklu ve hükümlülerin hormon tedavisi talepleriyle ilgili karşılaştıkları sorunlara ilişkin ise şunları söyledi:

“Geçmiş yıllarda trans mahpuslar hormon kullanırken sorunlarla karşılaşıyordu. Hormon ilaçlarını alamama, ihtiyacı olmayan mahpusa kutu kutu hormon ilacı verme gibi. Ama güncel olarak bu konuya daha dikkat edildiğini, trans mahpusların hormon ilaçlarına erişmekte sorun yaşamadığını görmekteyiz. Burada yaşanan tek sorun SGK’nın karşıladığı hormon ilaçlarını almak zorunda mahpuslar. Eğer bir yan etkisi varsa veya değiştirmek isterse sorunlarla karşılaşabiliyor. Bir trans mahpus örneğin kullandığı hormon ilaçlarından vücudunda sivilceler çıkmıştı çok uzun zaman sonra değiştirebildi ilacını. Hormon ilaçları hem organları hem de ruhsal durumu etkilediği için kontrollü kullanması gerekiyor. Sürecin hastane doktorları ve hapishanedeki psikologlar tarafından takip edilmesi gerekir. Fakat bu durum ne yazık ki hapishaneler söz konusu olduğunda karşılık bulamıyor.”

CEZA VE TEVKİFLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ LGBTİ TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERE İLİŞKİN BİLGİ VERMEDİ

Türkiye’deki cezaevleriyle ve LGBTİ tutuklu ve hükümlülerle ilgili CİMER aracılığıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’ne yapmış olduğumuz bilgi edinme başvurusu reddedildi.

CİMER aracılığıyla Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’ne şu soruları yönelttik:

– Türkiye’de şu an kaç cezaevi bulunmaktadır?

– Türkiye’de cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?

– Cezaevlerinde bulunan LGBTİ sayısı şu an kaçtır? Bunların kaçı hükümlü, kaçı tutukludur?

– Bu tutuklu ve hükümlüler, hangi suçlardan dolayı cezaevindedir?

– Cezaevlerindeki LGBTİ’lerin kaçının cinsiyet değiştirme ameliyatı başvurusu bulunmaktadır?

– Hangi cezaevlerinde LGBTİ koğuşları bulunuyor? Bu koğuşlarda kaç kişi kalıyor? Bu koğuşlarda kalmak için tutuklu veya hükümlünün karşılaması gereken bir özellik var mı?”

Sorularımıza 18 gün sonra yanıt veren Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’nden şu yanıt verildi:

“Söz konusu başvuruya ilişkin olarak; Bilgi Edinme Hakkı Kanununun ‘Kurum içi düzenlemeler’ başlıklı 25 inci maddesinde; ‘Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır’ hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki açıklanan kanun hükmü gereğince, söz konusu başvuruya ilişkin talep yerine getirilememiştir.”

05 Şubat 2020

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑