LGBTİ’ler İçin Müstakil Hapishane Yapılmayacak

Adalet Bakanlığı, 2013 yılında LGBTİ mahpuslar için özel bir hapishane yapılacağını açıklamıştı. Bu kaygılarla 15 Nisan 2014 tarihinde CİSST, 5 Ocak 2015 tarihinde ise 18 ayrı LGBTİ ve insan hakları örgütünün imzasıyla basın açıklaması hazırlanmıştı.

HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan “Pembe Hapishane”nin son durumunu sordu ve Adalet Bakanı henüz hazırlanan bir proje olmadığını belirtti. 

Evrenselin haberini sizlerle paylaşıyoruz: 

HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel ve interseksüel (LGBTİ) için özel bir hapishane yapılacağı iddialarının doğru olup olmadığını sordu.

Soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı, “Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden, farklı cinsel eğilimi olan hükümlü ve tutukluların barındırılması amacıyla müstakil bir ceza infaz kurumu yapımına yönelik uygulanan veya hazırlanan bir proje bulunmadığı anlaşılmıştır”

3 Ekim 2016

Hapishanelerde Trans Bireyler için Politika Başlatıldı

Bu sabah başlatılan “trans birey çeşitliliği ve interseks mahpus politikası” doğrultusunda trans bireyler cinsiyet nitelikleri dikkate alınmaksızın, resmi belgelerinde yer alan toplumsal cinsiyet kimlikleri göz önünde bulundurularak yerleştirilmeye başlandılar.

İçişleri Bakanı Carmelo Abela ve İnsan Hakları Başkanı Helena Dalli bugüne kadar mahpusların doğum sertifikalarında yer alan cinsiyetlerine göre ilgili bölümlere kabul edildiğini ifade ettiler.

Bu politikayla birlikte ise geçiş sürecindeki ya da geçiş sürecini başlatmak isteyen bir mahpusun yeminli beyanıyla uygun bölüme kabul edileceğini belirttiler.

Trans bir mahpus başlangıçta değerlendirme için ayrı tesislere yerleştirilebilecek; fakat bunun yedi günden uzun sürmesi mümkün değil.

Aramalar da uygun cinsiyetteki hapishane görevlileri tarafından yapılacak.

Bunun yanında hapishane personeli insan çeşitliliği ve toplumsal cinsiyet kimliği üzerine ek eğitimler ve bilgiler alacak.

Mahpuslar toplumsal cinsiyet kimliklerinin tanınması, sağlık hizmetleri ve ruh sağlığı desteğine erişim haklarına sahip olacaklar.

Abela, bu politikanın eşitlik, çeşitliliklerin tanınması ve içerilmesi ilkelerine dayalı olduğunu ifade etti. “Mahpuslar bu tesiste özgürlüklerini yitiriyor olabilirler; fakat onurlarını yitirmemeliler” dedi.

Ayrıca, bu politikanın bazı unsurlarının hali hazırda mevcut ya da yürürlüğe girmekte olduğundan bahsetti.

Yedi trans mahpusun hapishanenin erkek bölümüne konarak kadın gibi yaşama haklarının ellerinden alındığına dair temmuz ayından sonra açtıkları davaya değinerek, mahpusların artık kadın bölümüne yerleştirildiğini ifade etti.

Dr. Dali politikanın geçen yıl onaylanan Toplumsal Cinsiyet Kimliği Yasası çalışmaları üzerine kurulu olduğunu söyledi ve bu hakların korunmasını sağlayan uygun politikalar mevcut olmadıkça yasanın hiçbir şey ifade etmeyeceğini vurguladı.

“Hiç kimse nasıl doğacağını seçemez. Dolayısıyla kimse bu yüzden cezalandırılmamalı” dedi.

Haberin orijinali için: http://www.timesofmalta.com/articles/view/20160818/local/trangender-policy-for-prisons-launched.622376

Çev. Didem Sağlam

18.08.2016 / Malta

Trans Mahpus Esra İle Dayanışma Partisi

Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta olan trans kadın Esra için Trans Kadın Esra ile Dayanışma İnsiyatifi dayanışma partisi düzenlenmekte. Dayanışma partisinin çağrısını aşağıda paylaşıyoruz: 

Uzun bir süredir hapishanede olan Trans Kadın Arkadaşımız Esra Müebbet ceza almış. Cezasından Kaynaklı tekli Hücrede tutuluyor. Uzun bir süre hapishaneden çıkmama gibi bir durumu var. Titasız (Memesiz) olduğu için gardiyanların tacizine ve hakaretlerine maruz kalıyor. Memen yok sen nasıl kadınsın, kadın olsaydın kadın hapishanesinde olurdun gibi söylemlerle tacize uğruyor. Trans Bir kadın için TİTA olmazsa olmazdır. Dört duvar arasındaki esra için tita bir nefestir. Eskişehir H tipi cezaevinde bulunan esraya Eskişehirde bir hastanede cerah bir lubunya var ameliyat için yardımcı olacak. Esranın titaları için dayanışma partisi düzenliyoruz. Titaları için 2000 tl para lazım. İsteyen Bayramda Ptt şubesinden ona para yollayabilir. İsteyen düzenleyeceğimiz Tita Dayanışma partisine gelip destek sunabilir. Toplanan para ptt üzerinden Esranın hesabına para yollanacak….

Etkinliğin facebook sayfası ve detayları için: https://www.facebook.com/events/534656143401944/

23.09.2016

Eskişehir Hapishanesindeki LGBTİ Mahpusların Durumu

Pembe Hayat LGBTT Daynışma Derneği’nin avukatlarında Rıza Yalçın Koçak Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde kalan LGBTİ mahpuslarla görüştü ve güncel durumlarını öğrendi. Ozan Uğur’un haberini sizlerle paylaşıyoruz.

Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nden tahliye olan Deniz’in, Pembe Hayat’ı araması üzerine dernek avukatı Rıza Yalçın Koçak bir ziyaret gerçekleştirdi.

 

Av. Rıza Yalçın Koçak yaptığı ziyaret sırasında hapishanede bulunan trans ve eşcinsel mahpuslarla görüşmeler yaptı. Görüşmeler sonucunda hapishanede LGBTİ’lere yönelik keyfi uygulamalar ve yoğun baskı olduğunu belirtti.

 

Neredeyse tüm cezaevleri gibi şehirden uzağa yapılmış olan Eskişehir H Tipi Hapishanesi’ne yaptığı ziyaret sırasında gözlemlerini aktaran Av. Koçak: “Avukat görüş odası içerisinde kamera bulunmamakla birlikte iki yanında kapısı olan ve ince cam ile kapatılmış küçük bir alan. Camlar ses geçirir mahiyette. Ayrıca avukat görüşme odası infaz memurlarının sigara içme alanı olarak kullandıkları bölüme bakıyor. Avukat-müvekkil görüşmesinin gizliliği temel ilkesini sağlar hiçbir tedbir alınmamış. Görüş hem görünür hem de duyulur koşullarda gerçekleştiriliyor” dedi.

 

LGBTİ Mahpuslara Hakaret: “Seni Yumuşatırım!”

 

Trans mahpuslar, kendilerine sürekli “beyler” diye hitap edildiğini ve ihtiyaçlarını karşılamak için fahiş ücretler ödemek zorunda kaldıklarını belirttiler.

 

Trans mahpus Sevda, kendilerine kadın kıyafetlerinin verilmediğini ve bir cımbız almanın bile bir işkenceye dönüştüğünü belirterek hapishanede ihtiyaçlarını karşılayabilmek başka koğuşlarla iletişime geçmek zorunda kaldıklarını. Başka koğuşlar üzerinden ihtiyaçlarını karşılama durumunda ise bir cımbız için 10 paket sigara vermek zorunda kaldıklarını ve translar için hapishanenin yaşanılamaz olduğunu anlattı.

 

30 kişilik koğuşta 4 kişi kaldıklarını belirten Sevda, daha önce tutuklu bulunduğu Sincan L Tipi Cezaevi’nden sürülerek buraya geldiğini belirtti. Gardiyanlar tarafından tecavüze uğrayan Sevda, haklarında şikayetçi olduğu 3 infaz koruma memuruna dair Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılması sonucu hapishane yönetiminin intikam almak için sürgünü gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Sevda ile birlikte Sincan L Tipi Cezaevi’nden sürülen Başak ise aynı davada Sevda lehine tanıklık yaptığı için cezaevi yönetiminin kendisini de sürdüğünü belirtti. Sürüldükleri hapishanede de gardiyanların sözlü tacizine maruz kaldıklarını belirten Başak, psikiyatri ilaçlarına ihtiyacı olmasına ve reçetesinin bulunmasına rağmen hapishane yönetiminin keyfi bir biçimde ilaçları temin etmediğini söyledi.

 

Başak da Sevda gibi LGBTİ olmayan mahpusların telefon konuşma süresinin 20 dakika olduğunu kendilerine 10 dakika görüşme sağlandığını, spor, kütüphane gibi aktivitelere çıkarılmadıklarını anlattı.

 

Müebbet hapis cezasına çarptırılan Esra Arıkan ise tek başına bir koğuşta tutuluyor. Arıkan, kantinden istediği hiçbir şeyi zamanında alamadığını ya da hiç getirilmediğini belirtti. Arıkan aynı zamanda telefonla konuşma hakkından da mahrum bırakıldığını ve hasta olan annesinden haber alamadığını söyledi.

 

Eşcinsel mahpus Murat, görüşme esnasında en çok infaz memurlarının ve diğer tüm hapishane görevlilerini sürekli nefret dili üretmesinden, yumuşak, top, ibne, götveren şeklinde kendilerine hitap edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Gün içerisinde en çok duyduğu tehdidin ‘seni yumuşatırım’ olduğunu söyledi.

 

Ters Kelepçe ile İşkence!

 

Mahpuslar hapishane yönetiminin ters kelepçe uygulaması ile işkence yaptığını belirttiler.

 

Eşcinsel mahpus Atakan, 2 eşcinsel mahpus ile birlikte yaklaşık 4 yıldır bu hapishanede kaldığını ifade etti. Mahpusların en ufak bir taleplerinin hapishane yönetimi tarafından kabul edilebilir bulunmadığı durumlarda ters kelepçeli olarak 4-5 saat süreliğine süngerli odaya koyulduklarını ifade etti.

 

Trans mahpus Sevda ise cezaevinde süngerli ve halılı oda uygulamalarının olduğunu, keyfi şekilde bu odalara ters kelepçeli olarak atılıp 4-5 saat burada tutulduklarını anlattı.

 

Yoğun Baskı ve Keyfi Uygulamalara Son Verilsin

 

Av. Rıza Yalçın Koçak, yaptığı görüşmeler sonrasında mahpusların anlattıklarının oldukça korkunç şeyler olduğunu belirtti. Av. Koçak, cezaevi müdürü Kamil Özdemir’in LGBTİ mahpuslara yönelik keyfi uygulamalarda bulunduğunu gözlemlediğini söyledi.

 

Bütün mahkumların genel olarak aynı sıkıntılardan bahsettiğini belirten Av. Koçak, yoğun baskı ve keyfi uygulamaların çok rahat gözlemlenebildiğini ve bu baskı ve uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirtti.

 

Trans tutsak Esra Arıkan’ın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ise bu hafta sonu“Tita Dayanışma Partisi” düzenlenecek. Esra Arıkan ile dayanışmak için tıklayın.

20.09.2016

 

Menemen Hapishanesinde LGBTİ Mahpusların Koğuşları Ayrıldı

Haber Türk’ün haberine göre, Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan trans mahpusların erkeklerle aynı koğuşlara konulmuştur.

Haberin detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.

İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı Birimleri İnceleme Komisyonu, şikâyet üzerine Mayıs 2016’da Menemen T Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret etti. Erkek tutuklu ve hükümlülerin kaldığı cezaevinde, mavi cüzdan taşıdıkları için LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseks) bireylerin de bulunduğu öğrenildi. Komisyon, hormon tedavilerini tamamlayamadan cezaevine girdikleri için pembe nüfus cüzdanına sahip olmayan transseksüellerin koğuşta diğer bireyler tarafından cinsel ve sözel şiddete maruz bırakıldığını iddia etti.

LGBTİ bireylerin 1 yılı aşkın süredir bu cezaevinde tutulduğunu söyleyen İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı Birimleri İnceleme Komisyonu üyesi Avukat Nuriye Kadan, “Lezbiyen, gay, trans bunların hepsi farklı şeyler. Bunları tek bir kategori gibi düşünüp aynı cezaevinde aynı koğuşa koyduğumuzda, kendini kadın hisseden biriyle erkek hisseden birini aynı koğuşa koymuş oluyorsunuz. Cezaevi yetkililerine bunu anlattığımızda durumun farkında olmadıklarını gördük. Biz uyarınca ‘Onları hemen ayrı koğuşa alalım’ önerisini getirdiler. İdari yapının neyin ne olduğunu bilip ona göre davranması gerekiyor” dedi. Cezaevinde, 16 LGBTİ birey olduğu ancak koğuş değişikliğinin henüz yapılmadığı ve yazışmaların beklendiği öğrenildi.

Melis APAYDIN İDE / GAZETE HABERTÜRK

16.09.2016

Bu haber sonrasında Avukat Nuriye Kadan ile görüştük. LGBTİ koğuşunda bir kavga çıktığı ve mahpusların bu kavga sonrasında ayrı koğuşlara alındığını belirtti. Haberde yazıldığı gibi LGBTİ mahpuslar erkek mahpusların olduğu koğuşlarda kalmamaktadır ve bir koğuşta 3, bir koğuşta 5 olmak üzere 8 LGBTİ mahpus Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmaktadır.

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑