Yabancı Bir Trans Mahpusun Çifte Mağduriyeti

Kendisine ilişkin iki haberi daha önce okuyucularımızla paylaştığımız Carolina’ya ilişkin CİSST Proje Koordinatörü Mustafa Eren’in yazısını okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Yabancı Bir Trans Mahpusun Çifte Mağduriyeti

Yapmış olduğumuz Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi bir kez daha gösterdi ki hapishanelerde yabancı uyruklu olmak, LGBTİ olmak, engelli olmak, yaşlı olmak, kadın olmak, çocuk olmak zorlukların daha da artması anlamına geliyor. Bu zorlukları ikiye katlayan durumlar da var. Çocuk ve kadın olmak bir yana hapishanede 0-6 yaşlarındaki çocuğu yanında kalan bir anne olmak; engelli ve yaşlı olmak bir yana engelli bir yaşlı olmak; yabancı ve trans olmak bir yana yabancı uyruklu bir trans olmak sorunları aritmetik olarak arttırmaktadır.

Derneğimize başvuran Carolina’nın durumu da böyle. Carolina hem bir yabancı hem de trans. Asıl adı Ronilson Soares de Mendonça olan Carolina Brezilyalı bir trans ve 7 yıldır hapis. Bu 7 yıl içerisinde Türkiye’nin 5 ayrı hapishanesinde tutulmuş. Hapiste kaldığı süre ve cezası göz önüne alındığında kanunen bir açık hapishaneye sevk edilme hakkı var ancak Türkiye’de açık hapishanelere LGBTİ mahpuslar alınmadığı için hala kapalı hapishanede tutuluyor. Üstelik de kapalı hapishanelerde tutulduğu 7 yıl boyunca çalışmak istemesine rağmen “can güvenliği” gerekçe gösterilerek iş yurtlarında çalıştırılmamış, meslek edindirme kurslarına alınmamış. Yani sosyal hayatın da dışında tutulmuş. Carolina’nın çalışmak istemesinin nedeni sadece hapishanede sosyal yaşamın içine girmek de değil. Carolina kendisine verilen adli para cezasını ödeyebilmek için çalışmak istemiş. Ve şu an adli para cezasını ödeyemediği için bu ceza da hapis cezasına çevrilecek ve Carolina 6.000 TL adli para cezasını karşılığında da 10 ay daha hapiste kalacak.

Adalet Bakanlığı’nın derneğimizin (Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST) yaptığı bilgi edinme başvurusuna verdiği cevaba göre Türkiye’deki hapishanelerde 79 LGBTİ mahpus var ve bu mahpuslar 18 ayrı hapishanede tutuluyorlar. Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBTİ mahpusların diğer mahpuslarla bir araya getirilmemesine özen gösteriliyor. Yani LGBTİ mahpuslar diğer mahpuslardan izole bir şekilde tutuluyorlar. Bulundukları hapishanede tek olan LGBTİ mahpuslar da var. Bunlar ise tüm mahpusluk süreleri boyunca izole bir şekilde, tecrit edilerek yaşıyorlar. Bu tecrit nedeniyle AİHM’den verilmiş mahkumiyet kararı da var. İzolasyonun yanı sıra, Carolina’nın başvurusunda da gördüğümüz gibi iş yurtlarına çıkarılmama, ortak kullanım alanlarından da ya daha az ya da hiç yararlandırılmama durumları da söz konusu. Bunların yanı sıra LGBTİ mahpusların cımbız, ağda gibi kendilerine özgü ihtiyaçlarının kantinde bulunmaması gibi sorunlar da yaşanabiliyor.

Yabancı mahpuslar ise tutukluluktan itibaren dil bilmiyorlarsa savunma yapamamaktan başlayan ve hapishanede ziyaretlerden, sağlık ve tedaviye erişime kadar birçok sorunla yüz yüzeler. Yabancıysanız aile ziyaretleriniz Türkiyeli mahpuslara oranla ya çok daha azdır ya da hiç gelemez ama buna rağmen geldiklerinde de Türkiyeli mahpuslarla aynı sürede görüşebilirler. Üstelik de yurt dışından geliyorlarsa bir hafta ya da 15 gün önceden Türkiye’ye gelmeleri ve başvuruları gerçekleştirmeleri gerekir. Bu yol masrafının yanı sıra günlerce kalınacak yerin masrafı ve harcamaları demektir. Buna rağmen pozitif bir ayrımcılık gözetilmemektedir. Bu eşitlik değil, kendilerine özgü ihtiyaçların karşılanmaması yoluyla haklarının gaspı olarak görülebilecek bir uygulamadır.

Carolina’nın durumuna baktığımızda ise yabancı bir trans mahpusun zincirleme olarak elinden alınmış olan haklarını görüyoruz. Kanuni hakkı olmasına rağmen trans olduğu için açık hapishaneye gönderilmeyen, iş yurtlarında çalışması engellenerek adli para cezasını karşılamasına mani olunan, bazı hapishanelerde erkek gibi giyinmeye zorlanan yani açıkça mağdur edilen bir insan söz konusudur.

Carolina, hapishanelerdeki iş yurtlarında çalıştırılsa adli para cezasını ödeyebileceğini ve daha fazla hapis cezası çekmek zorunda kalmayacağını söylüyor. Çalışmak istediğini söyleyen bir mahpusun çalıştırılmaması üstelik de trans olduğu için çalıştırılmaması bir ayrımcılığın ve trans mahpuslar açısından mağduriyetin göstergesidir. Ancak Carolina atölyelerde çalıştırılsa dahi 6 bin lira para cezasını biriktirebilmesi o kadar kolay değildi çünkü bu atölyelerde çalıştırılanlar günlük 6-7 lira ödeme alıyorlar. Bu bir paket sigara parası.

Umarım bu gazete haberi birilerinin Carolina’nın durumunu duymasına ve ona yardımcı olmasına vesile olur. Carolina’ya yardımcı olalım çağrısı yapmak yapısal sorunu görmezden geldiğimiz anlamına da gelmiyor elbet. Carolina’nın durumunda olan, adli para cezasını ödeyemeyen birçok insan olabilir. Ortada yapısal bir sorun var. İnsanları hem kapatacak hem de onlara Carolina’nın durumunda olduğu gibi ödeyemeyecekleri bir para cezası verecek, içeride çalışarak ödemek istediğinde ise günde 6-7 liraya çalışmak zorunda bırakacaksın. Bu, insanların adli para cezalarını ödeyebilmek için çok ucuza çalışmak zorunda kalacağı ama yine de ödeyemeyeceği, başka arayışlar içerisine girmek zorunda bırakılacağı bir sistem. Bu haliyle de izah edilebilecek bir uygulama değildir.

Bu yapısal soruna işaret etmekle birlikte insanların Carolina’ya ulaşmasını ve 7 senenin üzerine bir 10 ay daha yatmaması için yardım etmesini umuyoruz.

Son sözler Carolina’nın:

“Sadece eşitlik istemek dahi bu ülkede belki de suç gibi görülebilir. Eğer önyargılı davranılmasaydı ben de kadın ve erkeğin haklarını alırdım. Her trans gibi haksızlığa uğruyorum.”

Mustafa Eren

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Proje Koordinatörü – Sosyolog

Paran Yoksa 10 Ay Daha Ceza – BirGün

BirGün gazetesinden Çağla Ağırgöl, 6 bin lira olan adli para cezasını ödeyemediği için 10 ay daha hapis yatmak zorunda kalan Carolina üzerine bir haber yazdı. 6 Şubat 2014 tarihinde yayınlanan bu haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Parasızlıktan 10 ay daha ceza

7 yıldır hapiste bulunan Carolina 6 bin TL cezasını ödeyemediği için 10 ay daha yatacak. ‘Can güvenliği’ gerekçesiyle çalıştırılmayan Carolina, çalışarak adli para cezasını ödeyebileceğini belirterek, “Önyargılı davranılmasaydı, kadın ve erkeklerin haklarından yararlanırdım” dedi

Parasızlıktan 10 ay daha ceza

Çağla Ağırgöl caglaagirgol@gmail.com @caglaagirgol

CCarolina hem yabancı uyruklu hem de trans… Asıl adı Ronilson Soares de Mendonça olan Carolina, Brezilyalı ve 7 yıldır içeride. Şu an da Maltepe Kapalı Cezaevi’nde. Yıllar içinde 5 ayrı cezaevi ‘dolaşan’ Carolina, açık cezaevinde kalma hakkı olmasına karşın, trans olduğundan kapalı cezaevinde tutuluyor. Carolina, cezaevinde çalışmak istemesine karşın kendi ‘can güvenliğinin tehlikede olacağı’ gerekçe gösterilerek çalıştırılmadı. Ayrıca meslek edinme kurslarına dahi alınmayarak, sosyal yaşamın dışına itildi. Brezilya’da, mafyanın ailesini öldürmekle tehdit etmesi ve baskıları nedeniyle Türkiye’ye uyuşturucu getirmek zorunda kaldığını belirten Carolina, “Hapis cezası ve 6 bin TL adli para cezası aldım. Parayı ödeyemediğim için tahliye olamıyorum. Para cezası için 10 ay daha hapishanede yatmam gerekiyor” dedi.

‘EŞİTLİK İSTEMEK BİLE SUÇ’
Carolina, “Açık cezaevinde kalabilseydim, çalışarak adli para cezamı biriktirebilirdim, ancak meslek dahi öğrenmeme izin verilmedi. Duvarlara bakarak yıllar geçti. Yıllar içinde beş cezaevi gezdim. Çok zorluk çektim. Kanunlarla ayrımcılık yapıldı” diye konuştu.  Önceki cezaevlerinde kendisini erkek olmaya zorladıklarını belirten Carolina, “Baskılar nedeniyle ruh sağlığım bozuldu. Transları, uzun süre aynı kurumda tutmuyorlar ve belirli bir zaman sonra başka bir hapishaneye sevk ediyorlar” dedi.
Caroline, “Açık cezaevlerinde iş yurtları, meslek edindirme kursları gibi faaliyetlerden yıllardır trans bireyler faydalanamıyor” dedi. Devlet yetkililerine sesini duyuramadığını da belirten Carolina, “Önyargılı davranılmasaydı, ben de kadın ve erkeğin haklarından yararlanırdım. Trans olarak haksızlığa uğramazdım. Bu ülkede eşitlik istemek bile suç” diye konuştu. Carolina, vicdanlı ve duyarlı insanların yaşadığı adaletsizliğe karşı duyarsız kalmayacaklarını umduğunu da sözlerine ekledi.

***

‘LGBT mahpuslar tecrit ediliyor’
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Proje Koordinatörü Mustafa Eren, “Türkiye’deki cezaevlerinde 79 LGBT mahpus var ve bunlar 18 ayrı cezaevinde tutuluyorlar. Adalet Bakanlığı’ndan aldığımız yanıta göre, LGBT mahpusların diğer mahpuslarla bir araya getirilmemesine özen gösteriliyor. LGBT mahpuslar izole bir şekilde tutuluyorlar” dedi. LGBT mahpusların, cezaevinde tecrit edilerek yaşadığını belirten Eren, “Çalışmak isteyen bir mahpusun, trans olduğu için çalıştırılmaması, trans mahpuslar için mağduriyetin ve ayrımcılığın göstergesidir” dedi.

‘EŞİTLİK DEĞİL, HAK GASPI’
Eren, “Yabancı uyruklu mahpuslar, dil bilmediklerinden savunma, sağlık ve tedaviye erişime kadar birçok sorunla yüz yüzeler. Ziyaretçileriyle görüşmeleri çok az. Yurtdışından gelen ziyaretçilerin, 15 gün önceden Türkiye’ye gelerek başvuru yapmaları gerekiyor. Bu, onlar için yol ve günlerce kalınacak yerin masrafı demek. Bu eşitlik değil, yapılan hak gaspıdır” diye konuştu. Eren, duyarlı kamuoyunun Carolina’ya yardım eli uzatmasını istedi.

Editör : Deniz Sarı

Bafra T Tipi Hapishanesi’nden LGBTİ Mahpusların Yardım İsteği

Bafra T Tipi Hapishanesi’nde 9 trans mahpus var. Trans mahpuslar, kendilerine dergilerini yollayan KAOS GL derneği aracılığıyla Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) mektup yazdılar ve mektuplarında ihtiyaçlarını dile getirdiler. 9 trans mahpus maddi olarak hiç bir gelirleri olmadığını, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıklarını, bu nedenle eski de olsa eşya istediklerini belirtiyorlar.

Mahpusların mektuplarından belli bölümleri siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

1. Mektup

LGBTİ Bafra Mektup

 

LGBTİ Bafra Mektup

 

2. Mektup

 

bafra 2203 - Kopya

 

LGBTİ Bafra Mektup

Bafra’daki trans mahpuslara yardım etmek isteyenler, CİSST ile iletişime geçebilirler ve mahpuslara gönderecekleri eşyalar için isim alabilirler.

CİSST’ın iletişim bilgileri:

Kamerhatun Mah. Hamalbaşı Cad. Üstündağ İş Merkezi. No:14/139

Galatasaray-Beyoğlu/İstanbul

Tel: 0212 293 69 82

Cep No: 0542 336 75 67

ABD’de Eşcinsel Çiftlere Hapishane Ziyareti Hakkı

Hapiste LGBTİ

ABD’de eşcinsel çiftlere yeni haklar tanınacağı açıklandı. Bu haklar arasında eşcinsel çiftlere hapishane ziyareti hakkı tanınması da var. Türkiye’de mahpusla bir dereceye kadar akrabalık bağı olanlara ve bu bağ dışında sadece 3 kişiye ziyaret hakkı tanınıyor. Eşcinseller, LGBTİ’ler ise yasalarda görmezden geliniyor.

Euronews internet haber sitesinin 9 Şubat tarihli ilgili haberini okuyucularımızla paylaşıyoruz:

ABD’de eşcinsel çiftlere yeni haklar tanındı

09/02 06:38 CET

ABD Adalet Bakanı Eric Holder eşcinsel çiftlerin federal mahkemelerde eşit haklara sahip olacaklarını açıkladı.

New York’ta bir insan hakları derneğinin yemeğine katılan Holder, eşinin aleyhine tanıklık etmeme ve cezaevi ziyareti gibi hakların eşcinsel çiftler için de geçerli olacağını kaydetti.

Yeni düzenleme eşcinsel evliliğin yasal olmadığı eyaletlerde de geçerli olacak.

Eşcinsel haklarını savunan dernekler Adalet Bakanlığı’nın kararını tarihi bir adım olarak değerlendirirken muhafazakarlar düzenlemeye tepki gösterdi.

Aile Araştırma Konseyi (Family Research Council) eşcinsel evliliklerin ABD’de federal düzeyde yasal kabul edilmediğine dikkat çekti.

ABD’de sadece 17 eyaletin yasaları eşcinsellerin evlenmesine olanak sağlıyor.

Copyright © 2014 euronews

“Baskı Görüyoruz”, “İhtiyaçlarımız Karşılanmıyor”

Hapiste LGBTİ

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu şubat ayı içinde Kocaeli ve Kandıra hapishanelerinde incelme yaptılar. Bu incelme sırasında Kandıra T Tipi Hapishanesi’nde tutulmakta olan iki LGBTİ mahpusla da görüşüldü. Mahpuslar baskı gördüklerini ve ihtiyaçlarının karşılanmadığını anlattılar.

T 24 internet haber sitesinden Hülya Karabağlı, 28 Şubat 2014 tarihli haberinde heyetin LGBTİ mahpuslara ilişkin gözlemlerini şöyle özetliyor:

Cezaevinde kalan LGBTİ bireyler ile yapılan görüşme

Muş Varto doğumlu olan travesti bir mahpus, cezaevinde etkinliklere katılamadıklarını belirtiyor ve diğer mahpusların kendisini “ibne” diye çağırdıklarını söylüyor.

Yurtdışında doğmuş olan başka bir travesti mahpus ise 2005 yılında beri cezaevinde. Bu mahpusun beyanları şu şekilde:

Erkek gibi giyinmek zorundayız

Giyimimizden doalyı baskı görüyoruz. Bu nedenle erkek gibi giyinmek zorunda kalıyoruz.

Peruk, krem, bakım ürünü istiyoruz, kesinlikle vermiyorlar

Diğer mahkumlar sürekli olarak bizleri taciz ediyor ve küfür ediyorlar.

Diğer mahkumların sözlü tacizlerinin yanısıra, sürekli olarak kısa notlar ve mektuplar alıyoruz.

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑