“Trans Mahpusun Meme Operasyonunu Bakanlık Karşılayacak”

Uzun zamandır Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği ve KAOS GL’nin avukatlarıyla durumunu takip ettiğimiz ve 2014 yılında hak mücadelesi vererek Türkiye hapishanelerinde ilk cinsiyet uyum operasyonunu gerçekleştiren diğer trans mahpuslara da umut olan trans bu mücadeleyi sürdürmüş ve emsal bir kararın verilmesini sağlamıştır. Hapishanede bulunduğu süre içerisinde isim davasını da açarak kimliğini değiştirmiş ve yapmış olduğu başvurulardan sonra masraflarını üstlenerek epilasyona başlamıştı.

Haziran ayında elimize ulaşan mektubunda ise almış olduğu raporlar neticesinde girişimlerde bulunduğu meme büyütme ameliyatının Adli Tıp Kurulunca BM kararlarına atıf yapılarak “estetik amaçlı olmayıp kişinin beden ve ruh sağlığı açısından gereklilik olduğu” kanaatine varıldığını ve bu operasyonun da devlet tarafından karşılanacağını bizlere iletti.

Süreci Bianet’ten Çiçek Tahaoğlu ile konuştuk. Haberin detaylarını sizlerle paylaşıyoruz:

Kocaeli-Gebze Kadın Cezaevi’nde tutulan bir trans mahpusun meme büyütme ameliyatı Bakanlık (*) tarafından karşılanacak.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın verdiği raporda, söz konusu augmentasyon mamoplasti (meme büyütme) ameliyatının “estetik amaçlı olmayıp kişinin beden ve ruh sağlığı açısından bir gereklilik olduğu” belirtilirken, Sağlık Bakanlığı’ndan cezaevine gönderilen yazıda Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre estetik amaçlı olmayan operasyonların kurum tarafından karşılandığı ifade edildi.

bianet’e konuşan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden (CİSST) Hilal Başak Demirbaş, “Elimizdeki verilere göre bir trans mahpusun Türkiye hapishanelerinde meme büyütme operasyonunu yaptırdığı ve bu masrafların devlet tarafından karşılandığı ilk örnek olay olduğunu söylemek mümkün” dedi.

17 yıldır cezaevinde olan mahpus, verdiği hak mücadelesinin sonucunda 2014’te Türkiye hapishanelerinde gerçekleşen ilk cinsiyet uyum operasyonunu geçirmişti.

2014’teki ameliyatın ardından birçok trans mahpus sürece başladı

CİSST’ten Demirbaş, bu mahpusun 2014’te cinsiyet uyum ameliyatının ücretinin karşılanmasına hak kazanmasının ardından, birçok transın hapishanede cinsiyet uyum sürecine başladığını ve derneğe gelen bilgilere göre en az bir mahpusun daha cinsiyet uyum ameliyatı olduğunu söyledi.

Söz konusu trans mahpusun cinsiyet uyum sürecinin bir parçası olan epilasyon giderleri de karşılanıyordu. Ancak onu hastaneye götürmekle görevli jandarmaların günlük yol ve yemek ücreti mahpustan tahsis ediliyordu.

Adli Tıp: Estetik değil, gereklilik

Adli Tıp raporunda, cezaevinde geçirdiği süre içinde cinsiyet uyum ameliyatı geçiren, kimliğini ve isim değişikliğini gerçekleştiren bu kişinin muayenesinde “meme boyutlarının yaşı ve fizik gelişimine göre küçük olduğunun saptandığı” belirtildi.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımında belirtildiği üzere sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence ruhça ve sosyal yönden tam iyilik hali olduğu, her ne kadar genital organlarla ilgili kişi ameliyat olmuş olsa da, kadın fenotipinin (dış görünüşü) yalnızca genital organlardan ibaret olmadığı, kişinin mevcut ruhsal durumuna göre kadın cinsel kimliğini benimsediği ancak vücut bütünlüğünün tam olarak kadın fenotipinde olmaması nedeniyle sosyal çevresinden aldığı negatif geri bildirimlerle ilgili kişinin ruhsal olarak etkileniminin ilerleyen dönemlerde hastalık düzeyinde bir psikopatolojiye neden olabileceği düşünüldüğünde, kişinin talep etmiş olduğu augmentasyon mamoplasti (meme büyütme) ameliyatının estetik amaçlı olmayıp, kişinin beden ve ruh sağlığı açısından bir gereklilik olduğu tıbbi kanaatine varıldığını bildirir rapordur.”

Kadınlar koğuşunda dışlanma

Mahpus, yaptığı başvuruda 2-3 kişilik koğuşta kaldığını ve koğuşta kalan diğer kadınların “kendisini günah gibi algıladığını” ve kendisiyle kalmak istemediğini, dışlandığını söylemişti.

Trans mahpus, yüzünde estetik olmadığını ama dolgulu gibi göründüğünü söylerken, diğer mahpusların “madem yüzüne gözüne estetik yaptırdın, neden göğüslerine yaptırmadın” dediğini ve “göğüs operasyonu olduktan sonra başka sorunu kalmayacağını” ve “şu anda yarım kaldığını” ifade etmişti.

LGBTİ mahpuslara tanınan haklar, idarenin inisiyatifinde

Tekirdağ F Tipi Kapalı Erkek Cezaevi’nde tutulan trans kadın mahpus Buse ise çıkarttığı mahkeme kararı ve doktor raporuna rağmen halen cinsiyet uyum ameliyatını olamadı.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğü, “operasyon hayati öneme sahip değil”, “operasyonun aciliyeti yok” gibi gerekçelerle, Buse’nin cinsiyet uyum ameliyatına izin vermedi.

CİSST’ten Demirbaş, LGBTİ mahpuslara yönelik tutumların hapishaneden hapishaneye farklılık gösterdiğini söylüyor:

“Durum hapishanenin inisiyatifine göre değişiyor. Hapishane idareleri LGBTİ mahpuslarla ne yapacaklarını çok bilemiyorlar ve bilemedikleri için de hak ihlallerine sebep oluyorlar.

“Özellikle son zamanlarda LGBTİ mahpuslardan çok fazla sevk talebi alıyoruz. Özellikle LGBTİ koğuşlarında tutulan mahpuslar, belki yer değiştirince sorunları çözülür diye düşünerek başka hapishanelere geçmek istiyor. Ancak bu sefer de farklı ihlallerle karşılaşıyorlar, yine sevk başvurusu yapıyorlar.

“Hapishane yönetimleri, mahpusların ihtiyaçlarını dış görünüşe ya da kimlik rengine göre belirliyor, bu da çok sıkıntılı bir durum. Son dönemde karşılaştığımız sorunlar idare kaynaklı oluyor.” (ÇT)

(*) Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 78. Maddesine göre, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapıyor.

19.09.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑