Diren Coşkun Ölüm Orucuna Ara Verdi; Hapishane İdaresiyle Neler Konuşuldu?

Diren Coşkun’un avukatı Hatice  Demir,  Diren Coşkun ve hapishane idaresiyle yaptığı görüşmenin detaylarını bianet’ten Çiçek Tahaoğlu’na anlattı.

Trans mahpus Diren Coşkun, cezaeviyle yapılan görüşmeler sonucunda, 27. gününde ölüm orucuna ara verdi.

Bugün Diren Coşkun’un açlık grevini bırakma süreci için gerekli diyet listesi, vegan rejime uygun şekilde hazırlandı.

Dün Diren Coşkun’la ve cezaevi idaresiyle de görüşen avukat Hatice Demir bianet’e şunları söyledi:

“Diren’le sarılarak vedalaştık. Onun açlık grevini bırakmasıyla ilgili kararını eli yüreğinde bekleyen bir sürü insan olduğunu söyledim. O da herkese, ona ses verdikleri için teşekkür etti. Diren sürecin takipçisi olmamızı istedi. ‘Beni burada tek başıma bırakmayın’ dedi.

“Bu çok önemli çünkü biz ses vermeyi kesersek, onlar da bu konuyla ilgilenmeyecek. Diren’in taleplerinin yerine getirilmesi için, kamuoyunun konuyu aynı ilgiyle takip etmesi çok önemli.”

Lazer epilasyon için bakanlıktan cevap bekleniyor

Tekirdağ F Tipi Kapalı Erkek Cezaevi’nde bulunan Coşkun, lazer epilasyon tedavisi, cinsiyet geçiş hakkı ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi talebiyle 25 Ocak’ta ölüm orucuna başlamıştı.

Avukat Demir, cezaevi idaresinin lazer epilasyon talebini karşılamak için Sağlık Bakanlığı ile yazıştığını aktardı:

“Diren lazer epilasyon için Çapa’ya gönderilmiş ve oradaki doktor Diren’e lazer epilasyon makinesinin bozuk olduğunu söylemiş. Cezaevi idaresine hastaneden gelen resmi yazıda ise Çapa’da mahkum koğuşu bulunmadığı ve mahkumun 3 basamaklı bir hastaneye sevk edilmesi gerektiği yazıyor.

“Cezaevi idaresinin Diren’i Çapa’ya gönderme sebebi, Sağlık Bakanlığı’nın onları en başta bu şekilde yönlendirmesi. Bu olayın ardından cezaevi idaresi durumu bakanlığa aktarmış ve hangi hastaneye sevk etmeleri gerektiğini sormuş. Şu anda bakanlıktan cevap bekleniyor.

“Biz de bu süreci hızlandırmak için hastane arayışı içerisindeyiz. Eğer biz bir hastane bulursak, cezaevi yönetimine ileteceğiz ve bakanlığa sormalarını isteyeceğiz.”

Vegan yemek listesi idareye iletildi

Avukat Demir, vegan yemek konusundaki gelişmeleri de şöyle aktardı:

“Diren F2’de kalıyor ancak F2’nin kendi yemekhanesi yok ve yemekler F1’den geliyor. F2 idaresi, diğer yemekhaneden çıkan menüye kendi başlarına karar veremeyeceklerini, cezaevi savcısına bu talebi ileteceklerini söyledi.

“Biz de internetten F1 yemekhanesinin günlük menüsünü bulduk ve vegan arkadaşlarımız bu menüyü vegan rejime göre ayarladılar. Bu listeyi cezaevi idaresine ilettik. Bunun yanırısa vegan mahpus Osman Evcan sürecinde aldığımız fiyat teklif formlarını da sunduk.

“Tabii süreci sadece cezaevi idaresine bırakmayacağız. Hem Osman Evcan sürecini hem yönetmelikte yapılan değişiklikleri hem de AYM’nin vejetaryen mahumlarla ilgili kararını da ekleyerek cezaeci savcısına biz de taleplerimizi iletip, sürecin hızlanmasını sağlamaya çalışacağız.”

Kimlik ismiyle hitap edilmesi

Diren Coşkun’un bir diğer talebi de cezaevinde maruz bırakıldığı ayrımcılığa son verilmesiydi. Avukat Demir,

“Cezaevi idaresi, yoklama sırasında mahkumların kimlik isminin okunmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu ve gardiyanlara kanuna aykırı bir emir veremeyeceklerini söyledi. Ancak Diren’e kendini kötü hissettirmek için yapılan davranışlar varsa, görevlileri bu konuda uyaracağını belirtti. İdare, gardiyanların çoğunun Diren’e kimlik ismiyle değil Diren olarak hitap ettiğini söyledi. Diren de gardiyanların hepsinin değil, bazılarının ona kötü davrandığını söyledi.

“Bir diğer talebi ise kadın gardiyanlarca aranmasıydı. İdare kadın gardiyanların bunu kabul etmediğini söyledi. Diren de bunun doğru olabileceğini, kadın gardiyanların ona daha mesafeli davrandığını ifade etti.”

Cinsiyet geçiş süreci

Aslen cinsiyet geçiş süreçlerinde uzmanlaşmış olan avukat Demir, cinsiyet geçiş süreciyle ilgili sorunların cezaevi idaresinden bağımsız olduğunu, dolayısıyla bu konuyu idareyle konuşmadıklarını belirtti ve süreci şöyle aktardı:

“Cinsiyet geçiş ameliyatına izin verilmesi için TMK 40/1’e dayalı bir dava açılıyor. Diren de bu davayı açmış. Mahkeme görevsizlik kararı vermiş ama bu Diren’e özel bir durum değil. Bu durumla zaman zaman karşılaşıyoruz. Eskiden ameliyata izin için Sulh Mahkemelerinde dava açılıyordu, ama yönetmelik değişti ve artık bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakıyor. Diren’in başvurduğu Asliye Hukuk Mahkemesi, görevsizlik vererek dosyayı Sulh Mahkemesine göndermiş.

“Biz de buradaki karışıklığın düzeltilmesi için istinaf mahkemesine başvurduk. Genelde bu süre. 3-4 ay sürüyor. Süreci takip ediyoruz.” (ÇT)

23.02.2018

Trans Erkek Mahpus Anlatıyor: “Namazı Erkek Gibi Kılardım Arkamdan Gülerdi Memurlar”

transdayofaction

Hapiste LGBTİ Ağı olarak zaman zaman tahliye olan LGBTİ mahpuslarla röportajlar gerçekleştirmekteyiz. Derneğimizden Hilal Başak Demirbaş’ın farklı hapishanelerde kalan trans erkek mahpusla yapmış olduğu röportajı sizlerle paylaşıyoruz. 

Bize kendinden bahseder misin?

Ben 28 yaşındayım. 6-7 yaşımda tanıştım kendimdeki değişiklik ile. Ailenin kıymetlisiydim çünkü 2 abiden sonra ben olmuşum. 12-13 yaşımda tam kendimi duygularımı tam anlamıyla hissettim ve ilk kız arkadaşım 12 yaşımda oldu.

Hangi yıllar arası hangi hapishanelerde kaldın?

2008’den 2017 kadar cezaevindeydim. 2008’den 2011’e kadar Karataş’ta yattım. 2011’den 2013’e kadar Nevşehir’de yattım. 2013’den 2015’e kadar Sivas’ta yattım ve oradan tahliye oldum.

Kadın hapishanelerinde bir trans erkek olarak kalmak nasıl bir şey?

En zor sorulardan birisi de bu ve en zoru ben kendimi hiç bir zaman bir bayan olarak görmediğim için dışarda da hep kadınlardan uzak tüm çevrem arkadaşlarım erkekti ve haliyle onca kadının arasında öyle zor ki… Onlar benden ben onlardan çekindim hep. 9 yıl her zaman diken üstünde yattım.

Kaldığın koğuşlarda cinsiyet kimliğin sebebiyle ayrımcılığa maruz kaldın mı?

Tabi ki de kaldım. Her konuda ayrımcılık yapıldı. Ama hep sabrettim en büyük sabrımda namazım oldu. Dualarım oldu. Namaz yüzünden bile ayrımcılık gördüm ben erkek gibi kılardım arkamdan gülerdi memurlar. Mahkûmlar en ufak bir şeyde senin ne olduğun bile belli değil derlerdi. Bu kelime yetiyordu aslında insani kahretmeye…

İnfaz koruma memurlarının veya idarenin ayrımcı uygulamaları ile karşılaştın mı?

Evet, zaten idare ayrım yapmasa mahkûmlar da yapmazdı. Onlardan yüz buluyorlardı. En basiti bayan bedenine bayan kimliğine sahipken 3 adımlık yerde T. CİK’de 6-7 ay beni tek başıma bıraktılar. Orası ayrı bir oda değildi. Tuvaletinde bile duvar yoktu başucumda tuvaletle uyuyordum. 3 adımı geçmedi adımım. Ne TV ne semaver ya da kettle çay yok. Banyo yok kışın ortasında tuvalette soğuk suyla banyo yapıyordum her şeyden mahrum yaşadım bunların tek sorumlusu idare oldu. Özellikle T. cezaevinde bazı memurlar Allah var çok iyiydi iyilikten kastim dışlamadılar ama bazıları sırf gıcıklığına bastıra bastıra imada bulunurlardı gülerlerdi ben senin yerinde olsam intihar eder öldürürdüm kendimi diyenler bile oldu. Ya da durumumdan dolayı senin namazın duan kabul mu olur diyen bile oldu anlayacağınız her şey idarede bitiyor.

LGBTİ olduğun için hangi haklardan yararlanabiliyor/yararlanamıyordunuz?

Hiç bir haktan yararlanmadım aksine. Hiç bir hakkımı da alamadım.

En çok ne gibi sıkıntılarla karşılaşıyordun?

Bu kız mı erkek mi? Erkek olsa neden burada? Kız olsa niye böyle?

Kantinde istediğiniz her şeyi bulabiliyor muydun?

Tabi ki de hayır. Bayan cezaevi olduğu için erkek malzemesi ya da LGBT’lere ait tek bir malzeme bulundurmuyorlardı. Jöleye bile defalarca talep, dilekçe yazmama rağmen getirilmiyordu.

Hapishanede kaldığın süre zarfında geçiş sürecine başlayabildin mi? Başlayamadıysan neden?

Evet, geçiş sürecimi cezaevinde yaptım çünkü o süreç içerisinde görmüştüm. Cezaevine tabi ki de hastane günlerimde falan zamanında gidemesem de cezaevinde başladım sürece.

Hapishanede hormon kullanmanıza izin veriliyor muydu?

İlk başlarda kendi ilaçlarımı kendim aldım sonradan sağ olsun Adana savcısına çıkınca devlet karşıladı ve sıkıntı yaşamadım.

Bu süreçte LGBTİ dernekleri ve oluşumları ile iletişimde miydin?

Sadece CİSST LGBTİ Ağı ile iletişimdeydim.

Kaldığın hapishanelerde cinsiyet geçiş sürecini başlatan biri var mıydı?

Evet, bir tane arkadaş vardı oda bilmiyordu nereye başvuracağını ben yönlendirerek yardımcı olmuştum ve devam ediyor.

Yapılması planlanan LGBTİ hapishanesi için ne düşünüyorsun?

Bir yandan güzel bir düşünce ama bir yandan eksileri var. Çünkü bilirsiniz ki sevende var bizleri sevmeyen de. Belli bir adresimiz olacak özellikle bayana geçiş süreci olanların belalıları çok oluyor. Bu yüzden eksi yanları ama tabi ki de her hakları mevcut olacak ve ayrım olmayacak.

Söylemek istediğin, eklemek istediğin başka bir şey var mı? Bizimle paylaşır mısın?

Son olarak çok zor ama zor bir süreç. Bu gibi durumu olanların Allah yar ve de yardımcısı olsun ama eğer aileleri destek olmayan varsa en zoru da bu. Çok şükür ailem ilk başlarda karşı çıksa da şuanda sapasağlam arkamda ve bu bana en büyük destek. Devletimizin bizim gibi insanlara destek olmasını istiyoruz bir kimlik süreci yaşıyoruz 2-3 yıldır. Şuanda da ben kimlik alamadım her şey para. Başvurusu bilmem neyi her şeyi. Evliyim ve ailemle bir yaşıyorum ayrı eve bile geçemiyorum. Herkese destek var bizlere yok bu konuda bizlere de destek olunmasını bekliyorum.

22.02.2018

 

 

 

“Diren Coşkun Ölüm Orucuna Ara Verdi; Cezaevi İdaresiyle Neler Konuşuldu?”

Sizinle Bianet’in haberini paylaşacağız;

Trans mahpus Diren Coşkun, 27. gününde ölüm orucuna ara verdi. Avukat Demir, dün Diren Coşkun’la ve cezaevi idaresiyle yaptığı görüşmenin detaylarını bianet’e anlattı.

Trans mahpus Diren Coşkun, cezaeviyle yapılan görüşmeler sonucunda, 27. gününde ölüm orucuna ara verdi.

Bugün Diren Coşkun’un açlık grevini bırakma süreci için gerekli diyet listesi, vegan rejime uygun şekilde hazırlandı.

Dün Diren Coşkun’la ve cezaevi idaresiyle de görüşen avukat Hatice Demir bianet’e şunları söyledi:

“Diren’le sarılarak vedalaştık. Onun açlık grevini bırakmasıyla ilgili kararını eli yüreğinde bekleyen bir sürü insan olduğunu söyledim. O da herkese, ona ses verdikleri için teşekkür etti. Diren sürecin takipçisi olmamızı istedi. ‘Beni burada tek başıma bırakmayın’ dedi.

“Bu çok önemli çünkü biz ses vermeyi kesersek, onlar da bu konuyla ilgilenmeyecek. Diren’in taleplerinin yerine getirilmesi için, kamuoyunun konuyu aynı ilgiyle takip etmesi çok önemli.”

Lazer epilasyon için bakanlıktan cevap bekleniyor

Tekirdağ F Tipi Kapalı Erkek Cezaevi’nde bulunan Coşkun, lazer epilasyon tedavisi, cinsiyet geçiş hakkı ve cezaevi koşullarının düzeltilmesi talebiyle 25 Ocak’ta ölüm orucuna başlamıştı.

Avukat Demir, cezaevi idaresinin lazer epilasyon talebini karşılamak için Sağlık Bakanlığı ile yazıştığını aktardı:

“Diren lazer epilasyon için Çapa’ya gönderilmiş ve oradaki doktor Diren’e lazer epilasyon makinesinin bozuk olduğunu söylemiş. Cezaevi idaresine hastaneden gelen resmi yazıda ise Çapa’da mahkum koğuşu bulunmadığı ve mahkumun 3 basamaklı bir hastaneye sevk edilmesi gerektiği yazıyor.

“Cezaevi idaresinin Diren’i Çapa’ya gönderme sebebi, Sağlık Bakanlığı’nın onları en başta bu şekilde yönlendirmesi. Bu olayın ardından cezaevi idaresi durumu bakanlığa aktarmış ve hangi hastaneye sevk etmeleri gerektiğini sormuş. Şu anda bakanlıktan cevap bekleniyor.

“Biz de bu süreci hızlandırmak için hastane arayışı içerisindeyiz. Eğer biz bir hastane bulursak, cezaevi yönetimine ileteceğiz ve bakanlığa sormalarını isteyeceğiz.”

Vegan yemek listesi idareye iletildi

Avukat Demir, vegan yemek konusundaki gelişmeleri de şöyle aktardı:

“Diren F2’de kalıyor ancak F2’nin kendi yemekhanesi yok ve yemekler F1’den geliyor. F2 idaresi, diğer yemekhaneden çıkan menüye kendi başlarına karar veremeyeceklerini, cezaevi savcısına bu talebi ileteceklerini söyledi.

“Biz de internetten F1 yemekhanesinin günlük menüsünü bulduk ve vegan arkadaşlarımız bu menüyü vegan rejime göre ayarladılar. Bu listeyi cezaevi idaresine ilettik. Bunun yanırısa vegan mahpus Osman Evcan sürecinde aldığımız fiyat teklif formlarını da sunduk.

“Tabii süreci sadece cezaevi idaresine bırakmayacağız. Hem Osman Evcan sürecini hem yönetmelikte yapılan değişiklikleri hem de AYM’nin vejetaryen mahumlarla ilgili kararını da ekleyerek cezaeci savcısına biz de taleplerimizi iletip, sürecin hızlanmasını sağlamaya çalışacağız.”

Kimlik ismiyle hitap edilmesi

Diren Coşkun’un bir diğer talebi de cezaevinde maruz bırakıldığı ayrımcılığa son verilmesiydi. Avukat Demir,

“Cezaevi idaresi, yoklama sırasında mahkumların kimlik isminin okunmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu ve gardiyanlara kanuna aykırı bir emir veremeyeceklerini söyledi. Ancak Diren’e kendini kötü hissettirmek için yapılan davranışlar varsa, görevlileri bu konuda uyaracağını belirtti. İdare, gardiyanların çoğunun Diren’e kimlik ismiyle değil Diren olarak hitap ettiğini söyledi. Diren de gardiyanların hepsinin değil, bazılarının ona kötü davrandığını söyledi.

“Bir diğer talebi ise kadın gardiyanlarca aranmasıydı. İdare kadın gardiyanların bunu kabul etmediğini söyledi. Diren de bunun doğru olabileceğini, kadın gardiyanların ona daha mesafeli davrandığını ifade etti.”

Cinsiyet geçiş süreci

Aslen cinsiyet geçiş süreçlerinde uzmanlaşmış olan avukat Demir, cinsiyet geçiş süreciyle ilgili sorunların cezaevi idaresinden bağımsız olduğunu, dolayısıyla bu konuyu idareyle konuşmadıklarını belirtti ve süreci şöyle aktardı:

“Cinsiyet geçiş ameliyatına izin verilmesi için TMK 40/1’e dayalı bir dava açılıyor. Diren de bu davayı açmış. Mahkeme görevsizlik kararı vermiş ama bu Diren’e özel bir durum değil. Bu durumla zaman zaman karşılaşıyoruz. Eskiden ameliyata izin için Sulh Mahkemelerinde dava açılıyordu, ama yönetmelik değişti ve artık bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakıyor. Diren’in başvurduğu Asliye Hukuk Mahkemesi, görevsizlik vererek dosyayı Sulh Mahkemesine göndermiş.

“Biz de buradaki karışıklığın düzeltilmesi için istinaf mahkemesine başvurduk. Genelde bu süre. 3-4 ay sürüyor. Süreci takip ediyoruz.” (ÇT)

21 Şubat 2018

 

Diren, Détenue Trans En Turquie, En Grève De La Faim

Yazının Türkçesi için bkz: http://www.kedistan.net/2018/02/08/bir-trans-kadin-neden-olume-yatar/

Le 25 janvier 2018, Diren Coşkun, détenue trans, a entamé une grève de la faim totale dans la prison de Tekirdağ, où elle est incarcérée depuis le 14 août 2017.

Qui est Diren?

Diren est une trans, kurde et alévie de Dersim, anarchiste et activiste, membre de l’association Keskesor LGBTI Amed.

Elle a été arrêtée le 14 août, au Palais de Justice de Diyarbakır (Amed) où elle s’était rendue afin d’obtenir son code d’accès à E-Devlet [Traduisez, “E-Etat”, un système en ligne fourni par l’état, utilisé pour des démarches administratives]. Pendant la vérification de son identité, on lui annonça qu’elle avait été condamné à une  peine de prison confirmée [par la Cour d’appel], pour “appartenance à une organisation [entendez “illégale” donc “terroriste”] et pour propagande pour celle-ci. Sa condamnation étant “confirmée” elle fut donc arrêtée et incarcérée.

Elle est détenue dans la prison d’hommes de Tekirdağ, en isolement, “pour sa sécurité”, comme c’est le cas, pour la majorité des détenues trans. Les détenues trans, en cours de traitement avant opération, ou souhaitant se faire opérer, rencontrent des blocages des administrations des établissements carcéraux. Non seulement elles subissent l’isolement, agressions et discriminations dans leur quotidien, mais aussi, leurs accès aux traitements et à l’opération sont quasi systématiquement empêchés.

LISEZ AUSSI 
Les témoignages de Sibel et Esra, 
l'histoire de Hande Kader, assassinée en août 2016.
Mais aussi L’État d’urgence en Turquie et les LGBTI 
et Turquie, paradis Gayfriendly au Moyen-Orient ?

Il se trouve que pour chaque cas de figure, il est nécessaire de mener une bataille à la fois administrative et juridique, à l’intérieur du système carcéral, mais aussi à l’extérieur, avec le soutien des organisations de société civile, des personnes solidaires et les médias alternatifs. Et dans le milieu carcéral, même si les revendications concernent les droits les plus fondamentaux, le moyen de les obtenir passe par des méthodes radicales.

Diren est donc en grève de la faim !

C’est par l’intermédiaire de Kıvılcım Arat, militante et responsable de l’Association Solidarité LBTI+d’Istanbul, que nous apprendrons le message de Diren : “Ici, je suis victime de nombreuses pratiques contraires aux droits humains. Je condamne mon corps à la mort pour réclamer l’arrêt de l’isolement dont je suis victime et pour obtenir l’accès aux opérations et au suivi médical qui me sont indispensables. Je souhaite donc alerter l’opinion publique démocratique grâce à cette action de grève de la faim illimitée, jusqu’à la mort. Si mes droits d’accès aux opérations et à un suivi médical sont niés et que l’isolement qui pèse sur moi n’est pas levé, je ferais dans ce cas le choix de la mort.”

Diren parle de Buse, une co-détenue trans et qui attend son opération, elle, depuis 5 ans :“Maintenant ils veulent me faire vivre la même chose à mon tour. Je ne veux pas subir le même procédé que Buse. Ce qu’ils font, est pire que de tuer. Je n’ai rien à perdre”.

Diren affirme qu’elle a fait trois tentatives de suicide :  “Je suis emprisonnée depuis le mois d’août et pourtant encore maintenant, je dois déposer une demande écrite pour obtenir ne serait-ce qu’une pince à épiler. Je n’ai accès qu’aux produits masculins lorsque je cantine. Si une personne fait trois tentatives de suicide depuis son emprisonnement, c’est bien qu’il y a un problème non ? Malgré mes trois tentatives de suicide, il n’y a pas eu un geste en direction de mes revendications. Dans la prison numéro 2 de Tekirdağ, nous sommes sans cesse confrontées aux privations, à la négation de nos droits, à l’exploitation, aux menaces et aux abus. Moi-même je suis sans cesse sous la pression de menaces de la part de la direction de la prison qui tente de stopper ma grève de la faim. Vous me menacez de punitions ? Moi, j’ai accepté la mort. Alors de quelles punitions me parlez-vous ?”

Diren poursuit sa grève de la faim…

Le 6 Février dernier, Kıvılcım Arat a annoncé par une nouvelle déclaration qu’elle débutait à son tour une grève de la faim, en solidarité avec Diren et afin de faire entendre sa voix.

De nombreuses associations et personnes LGBTI, ont fait appel, pour soutenir Diren et élever la voix pour elle.

Kedistan se joint à l’appel de “l’Initiative de Solidarité avec Détenue Trans Diren Coşkun”, et appelle ses lectrices et lecteurs à la solidarité avec Diren.

Une pétition en ligne circule pour exiger la libération de Diren :
SIGNONS LA EN MASSE !

Nous relayons également le communiqué suivant… Il est important de savoir que Diren est loin d’être un “cas isolé”. L’oppression qu’elle subit est très généralisée. Le communiqué qui suit, parle aussi d’Ali Erol, et d’autres personnes….

Communiqué de soutien à Diren Coşkun,
Ali Erol et aux militantEs LGBTI+ révolutionnaires en Turquie

Diren Coşkun, membre de l’association LGBTI+ “Keskesor”, est une femme trans de Turquie, prisonnière politique.

Diren Coşkun a débuté une grève de la faim le 25 janvier, pour défendre ses droits en prison et obtenir l’accès aux opérations et au suivi médical qui lui sont indispensables dans le cadre de sa transition.

Alors qu’elle a commencé sa grève de la faim depuis plus de 17 jours [19 à ce jour, le 13 février], elle subit la pression de la direction de la prison qui la menace sans cesse.

Kıvılcım Arat, responsable de l’association “Solidarité LBTI+” d’Istanbul, a rendu visite à sa camarade emprisonnée depuis le mois d’aout 2017 et transmet le message de Diren Coşkun :“Ici, je suis victime de nombreuses pratiques contraires aux droits humains. Je condamne mon corps à la mort pour réclamer l’arrêt de l’isolement dont je suis victime et pour obtenir l’accès aux opérations et au suivi médical qui me sont indispensables. Je souhaite donc alerter l’opinion publique démocratique grâce à cette action de grève de la faim illimitée, jusqu’à la mort. Si mes droits d’accès aux opérations et à un suivi médical sont niés et que l’isolement qui pèse sur moi n’est pas levé, je ferais dans ce cas le choix de la mort. Je suis emprisonnée depuis le mois d’août et pourtant encore maintenant, je dois déposer une demande écrite pour obtenir ne serait-ce qu’une pince à épiler. Je n’ai accès qu’aux produits masculins lorsque je cantine. Si une personne fait trois tentatives de suicide depuis son emprisonnement, c’est bien qu’il y a un problème non ? Malgré mes trois tentatives de suicide, il n’y a pas eu un geste en direction de mes revendications. Dans la prison numéro 2 de Tekirdağ, nous sommes sans cesse confrontées aux privations, à la négation de nos droits, à l’exploitation, aux menaces et aux abus. Moi-même je suis sans cesse sous la pression de menaces de la part de la direction de la prison qui tente de stopper ma grève de la faim. Vous me menacez de punitions ? Moi, j’ai accepté la mort. Alors de quelles punitions me parlez-vous ?”

“Dans la prison de Tekirdağ, il y a deux prisonnières trans perdues au milieux de milliers d’homme qui sont chaque jour poussées à la mort. Des infirmiers aux médecins de l’hôpital de la ville, des agents pénitenciers jusqu’à la direction de la prison, tous sont partie prenante de ce mécanisme d’oppressions.” Selon Kıvılcım Arat, pousser les prisonnières à la mort est un scénario récurrent dans la prison numéro 2 de Tekirdağ.

Depuis l’année dernière, le gouvernement Turc réfléchit à créer des prisons spécifiques pour les personnes trans afin de les isoler encore davantage et d’avoir les mains libres pour les oppresser en toute impunité.

L’arrestation de Diren Coşkun est à replacer dans un contexte plus large de répression violente envers les groupes politiques et les personnes LGBTI+ en Turquie.
Nous n’oublions pas les tortures infligées à Esra Arıkan, femme trans incarcérée en Turquie. Nous n’oublions pas le meurtre transphobe de Hande Kader. Nous n’oublions pas le meurtre de Wisam Sankari, réfugié syrien gay. Nous n’oublions pas toutEs les autres.

Vendredi 02 février, c’est le fondateur historique de l’une des plus grandes association LGBTI+ de Turquie, « KAOS GL » qui a été arrêté à son domicile par les forces de sécurité Turques.

Ali Erol a fondé KAOS GL en 1994 avec d’autres militantEs et l’association a toujours dû lutter contre la répression étatique. Ali Erol a déjà été arrêté en 2016 pour”propagande” contre le pays.
“L’arrestation d’Ali Erol, un activiste de premier plan du mouvement LGBTI+ montre une fois de plus comment est respectée la liberté d’expression en Turquie” a déclaré KAOS GL dans un communiqué. “La liberté d’expression est un droit fondamental. Les droits des LGBTI+ sont des droits humains. Nous exigeons que notre cofondateur Ali Erol soit libéré immédiatement”.

Nous exigeons la libération immédiate de Diren Coşkun et d’Ali Erol ainsi que celle de toutEs les prisonnierEs politiques en Turquie.

*

Les luttes LGBTI+ sont internationales !

Solidarité avec nos camarades LGBTI+ révolutionnaires !

Nous exigeons l’arrêt immédiat des attaques sur Afrin !

Solidarité avec la TQILA (The Queer Insurrection and Liberation Army)
membre du Bataillon International de Libération qui combat en Syrie et au Rojava !

Signons la pétition pour exiger la libération de Diren !

 


AJOUT du 20 février 2018

Au 27ème jour de sa grève de la faim, nous amiEs, membres de famille et avocatEs de Diren, sommes allés, à la prison de Tekirdağ où elle est incarcérée. Bien que nous ayons commencé la journée en prenant l’information sur l’interdiction de visite pour Diren, nous nous sommes entretenuEs avec l’administration de la prison, sur les premières revendications de Diren, qui sont, épilation, alimentation décente et la fin des attitudes discriminatoires qu’elle subit en liaison avec son identité trans, de la part du personnel de la prison, et nous nous sommes misEs en accord. Nous avons fait savoir à Diren, que dans les jours à venir, sa famille, amiEs et avocatEs, suivrons le processus juridique afin qu’elle obtienne toutes ses revendications. Lors de l’entretien que nous avons fait avec elle, elle a affirmé qu’elle a décidé, dans le cas de coopération de l’administration de la prison lors de ce processus, pour les pas en avant concernant ses revendications, de suspendre sa grève de la faim. Diren, a exprimé qu’elle remercie particulièrement toutes celleux qui sont solidaires avec elle, et a demandé que ses amiEs qui ont commencé simultanément des grèves de la faim arrêtent leur action. Suite à cette appel, Kıvılcım Arat a également arrêté sa grève.

En tant que le groupe de solidarité avec Diren, nous informerons plus en détails, dans les jours à venir. Nous remercions toutes les personnes qui ont fait écho à Diren.


Vous pouvez utiliser, partager les articles et les traductions de Kedistan en précisant la source et en ajoutant un lien afin de respecter le travail des auteur(e)s et traductrices/teurs. Merci.
Kedistan’ın tüm yayınlarını, yazar ve çevirmenlerin emeğine saygı göstererek, kaynak ve link vererek paylaşabilirisiniz. Teşekkürler.
Ji kerema xwere dema hun nivîsên Kedistanê parve dikin, ji bo rêzgirtina maf û keda nivîskar û wergêr, lînk û navê malperê wek çavkanî diyar bikin. Spas.
You may use and share Kedistan’s articles and translations, specifying the source and adding a link in order to respect the writer(s) and translator(s) work. Thank you.
Por respeto hacia la labor de las autoras y traductoras, puedes utilizar y compartir los artículos y las traducciones de Kedistan citando la fuente y añadiendo el enlace. Gracias.

Diren Coşkun Ölüm Orucunu Bir Süreliğine Durdurdu

Açıklamayı sizlerle paylaşıyoruz.

Diren’den Haber Var

Diren 25 Ocak’ta başladığı ölüm orucunun 27. gününde iken ailesi, arkadaşları ve avukatları olarak bugün Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na gittik. Güne Kıvılcım’ın görüş yasağı haberini alarak başlamış olsak da; hapishane yönetimi ile Diren’in ilk etaptaki talepleri olan lazer epilasyon, vegan beslenme ve hapishane çalışanlarının Diren’in trans kimliğinden kaynaklı takındığı ayrımcı tutumlarının son bulması hususlarında görüştük. Bu taleplere ilişkin yaptığımız görüşmede hapishane yönetimiyle, süreci birlikte yürüteceğimize dair uzlaşıya vardık. Önümüzdeki günlerde ailesi, arkadaşları ve avukatları olarak Diren’in tüm taleplerinin karşılanması için hukuki sürecin takipçisi olacağamızı Diren’e de ilettik. Kendisi ile yaptığımız görüşmede, taleplerine ilişkin atılacak adımlarda hapishane yönetiminin süreçle ilgili işbirliği doğrultusunda ölüm orucunu bir süreliğine durdurma kararı aldığını söyledi. Diren kendisiyle dayanışan herkese öncelikle teşekkür ettiğini ve kendisiyle beraber açlık grevine ve ölüm orucuna başlayan arkadaşların eylemlerini sonlandırmasını istediğini iletti. Bu gelişmeler üzerine Kıvılcım da ölüm orucunu bitirdiğini beyan etti.

Diren için dayanışma grubu olarak önümüzdeki günlerde daha detaylı bilgilendirme yapacağız. Bu süreçte Diren’e ses veren herkese teşekkür ediyoruz.

#DirendenHaberVar

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑