Maltepe Hapishanesindeki LGBTİ Mahpuslar İçin 29 Kuruluşun İmzasıyla Basın Duyurusu (15 Temmuz 2015-Güncellendi)

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne Çağrımızdır

LGBTİ Mahpuslar Bir Araya Getirilmelidir 

Maltepe 2 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan 21 LGBTİ mahpus Haziran ayında Maltepe 1 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilmiş, sevklerinin ardından Türkiyeli LGBTİ mahpuslar ile yabancı uyruklu trans mahpuslar birbirlerinden ayrılarak yabancı uyruklu 5 trans mahpus Maltepe 3 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilmiştir.

Türkiyeli LGBTİ mahpuslar ve yabancı uyruklu trans mahpuslar, bu durum üzerine sevkleri eleştiren mektuplar kaleme almış ve sivil toplum örgütlerine yollamışlardır. Mahpuslar, aralarında Türkiyeli ve yabancı olmak üzerinden bir ayrım olmadığını, parası gelmeyen mahpusların diğer mahpusların dayanışması ile ihtiyaçlarını giderdiklerini ve bu sevklerin ardından bu dayanışmanın ortadan kalktığını, mağdur edildiklerini belirtmektedirler. Özellikle, 3 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen biri Azerbaycanlı diğer dördü Brezilyalı olan yabancı mahpuslar hiç bir ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını ifade etmektedir.

Türkiyeli ve yabancı trans mahpuslardan bazıları yeniden bir araya getirilene kadar açlık grevine başladıklarını söylemektedir: Continue reading “Maltepe Hapishanesindeki LGBTİ Mahpuslar İçin 29 Kuruluşun İmzasıyla Basın Duyurusu (15 Temmuz 2015-Güncellendi)”

Mahmut Tanal’dan LGBTİ Hapishanesi Hakkında Soru Önergesi

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal  2 Temmuz 2015 tarihinde Bakanlığın planladığı LGBTİ hapishanesini hakkında soru önergesi verdi.
Bilgi edinme başvuruları sonucunda ortaya LGBTİ hapishanesi fikri, 24 Temmuz 2013 tarihinde duyurulmuş: “Bakanlığımızca, lezbiyen, gay, transeksüeller ve biseksüellerin muhafaza edileceği Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumları yapımına yönelik proje çalışmaları başlatılmıştır. Söz konusu projenin 2015 yılında İzmir ilinde ihale edilerek inşaatına başlanması öngörülmüştür. İhale ve yer teslimine müteakip takriben 2 yıl içinde tamamlanacaktır” denmiştir. Bu açıklamanın üzerine 18 LGBTİ dernek ve oluşumları basın duyurusunda bulunmuştur.
Mahmut Tanal verdiği önergede Adalet Bakanı Kenan İpek’e şu soruları yöneltti:
– Bakanlığınızca; Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transeksüel ve İnterseksüel (LGBTİ) yurttaşlarımız için özel bir hapishane yapılmasının planlandığı iddiaları doğru mudur?
– Bu özel hapishanenin yapılma sebepleri nelerdir?
– Bu özel hapishanenin LGBTİ yurttaşlarımıza yapılan ayrımcılığı ortadan kaldırmak yerine daha fazla pekiştireceği gerçeği Bakanlığınız tarafından değerlendirme kapsamına alınmış mıdır? Öyle ise bu özel hapishanenin LGBTİ yurttaşlarımıza yarardan çok zarar getireceği ihtimali Bakanlığınızca göze alınmış mıdır?
– Türkiye’de ki ceza ve tutukevlerine toplam kaç adet LGBTİ yurttaşımız bulunmaktadır?
– Bu yurttaşlarımızın kaldıkları cezaevlerine girerek sosyolojik araştırma yapmak isteyen veya koşullarını tespit etmek isteyen akademisyenlere izin belgeleri olsa dahi Cezaevi yöneticileri tarafından izin verilmediği iddiaları doğru mudur? Bu kişilerin LGBTİ yurttaşlarımızla görüştürülmesinde zorluk yaşadıkları doğru mudur?
– Ceza ve tutuk evlerine bu bağlamda araştırma maksatlı kaç başvuru yapılmıştır?
Soru önergesine ulaşmak için: http://www2.tbmm.gov.tr/d25/7/7-0016s.pdf
09.07.2015

“Trans Kadın Mahpuslara Tecrit İçinde Tecrit”

Sizinle  Bianet’in yayımladığı haberi paylaşacağız

Maltepe Cezaevinde Türkiyeli LGBTİ mahpuslardan ayrılarak başka bölüme götürülen Brezilyalı ve Azerbaycanlı trans kadınlar, arkadaşlarının maddi ve manevi yardımından mahrum bırakıldıkları ve tecritte tutuldukları için açlık grevine başladı.

Maltepe Hapishanesindeki Türkiye vatandaşı olmayan trans kadınlar aynı kampüste başka bir cezaevine götürüldü. 21 LGBTİ mahpustan dördü Brezilya biri Azerbaycan vatandaşı olan beş trans kadın, arkadaşlarından ayrıldıkları ve “tecrit içerisinde tecrit yaşatıldıkları için” açlık grevine başladı.

8 Haziran’da Maltepe C 1 Nolu’dan, 3 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi B-9 koğuşuna alınan LGBTİ mahpuslar, kendilerine Türkiyeli arkadaşlarının yardım ettiğini, nakille tek başlarına bırakıldıklarını, maddi olarak hiçbir kazançlarının olmadığını, psikolojilerinin bozulduğunu yazdı.

Başka bölüme götürülen trans kadınlardan Brezilya vatandaşı Rafael Q. Alves de Sousa da 9 Haziran tarihli mektubunda, “dört yıldır LGBTİ mahpuslarla birlikte kaldıklarını, şimdi çok mağdur olduklarını” anlattı.

Türkiyelilerin kendilerine maddi ve manevi yardımda bulunduğunu yazan Sousa, arkadaşlarının yanına gidene dek açlık grevi yapacağını söyledi.

“Su alacak param yok”

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) yaşadıklarını anlatan, adının açıklanmasını istemeyen Azerbaycanlı trans kadın mahpus 17 Haziran tarihli mektubunda şunları yazdı:

“Ben burada hücredeyim, 30 yıl 6 ay cezam var. Benim cezam çok uzun, burada tek başıma kalamam. Çok mağdur durumdayım, bir kuruş param yok. Aynı koğuşta kalırken arkadaşlarım benim tüm ihtiyaçlarımı karşılıyordu, şimdi ise psikolojim çok bozuk. Burada küçücük bir yerdeyim.”

“Beni 1 Nolu’ya geri göndersinler. Adalet Bakanlığına yazdım ama cevap gelmedi, çok kötü durumdayım. 8 Haziran’dan beri açlık grevindeyim. Burası çok kötü, bana kötü bakıyorlar, benimle dalga geçiyorlar, bana hiç uygun değil. Eskiden her şeyi yiyordum şimdi burada su alacak bile param yok. Çeşme suyu içiyorum.”

Talepleri karşılanmayınca intihar girişiminde de bulunan mahpus, mektubunda eski koğuşundaki arkadaşlarının kendisini anladığını şimdi ise yalnız kaldığını belirtti.

“Dünyamız daha da küçüldü”

Türkiyeli trans kadın mahpus da CİSST’e şunları yazdı:

“21 mahkumduk, 16 kaldık. Zaten güvenlik gerekçesiyle tamamen izole yaşıyorduk. 21 kişi kendi aramızda dövüşüp barışıp bir dünya kurmuştuk. Şimdi dünyamız daha da küçüldü. Lütfen Bakanlığa anlatın, biz çok azız ve yalnızız, bizi daha fazla ayırıp yalnız bırakmasınlar. Onları tekrar bizim yanımıza versinler.”

İHD: Yalnızlaştırma, psikolojik işkence

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, trans kadın mahpuslarla ilgili 4 Temmuz’da basın açıklaması yaparak tecride son verilmesini istedi:

“Hiçbir hukuki gerekçesi olmayan bu durumu sürgün, yalnızlaştırma, tecrit ve psikolojik işkence olarak değerlendiriyoruz. Mektuplarında ekonomik olarak zor durumda olduklarını, arkadaşlarıyla aynı ortamda olunca dayanıştıklarını belirttiler.”

“Trans kadın mahpus, Azerbaycan konsolosluğunun kendisiyle ilgilenmediğini, mahkemede baronun gönderdiği avukatın mazeret bildirerek gelmediğini, savcının mütalaasına karşı savunmasını tek başına yaptığını, meşru müdafaa olmasına rağmen kasten insan öldürmekten 30 yıl 6 ay ceza aldığını yazdı. Tek istekleri Türkiyeli arkadaşlarının yanına geçmek.”

 

LGBTİ mahpuslar

CİSST’in son raporuna göre, Türkiye’deki hapishanelerde kaç LGBTİ mahpus bulunduğu meçhul, çünkü Bakanlık “özel hayatın gizliliği” diyerek rakamları açıklamıyor. Rapordan LGBTİ mahpuslarla ilgili bilgiler şöyle:

Türkiye hapishanelerinde kişiler nüfus cüzdanlarındaki cinsiyete göre yerleştiriliyor, yani cinsiyet geçiş ameliyatı geçirmemiş olan trans kadınlar erkek hapishanesinde, trans erkekler kadın hapishanesinde tutuluyor.

Gey veya biseksüel olduğunu söyleyen veya cinsel yönelimi duyulan gey mahpuslar, erkek hapishanesinde trans kadınların koğuşuna yerleştiriliyor veya hücrede kalıyor. Kadın hapishanesinde lezbiyen veya biseksüel olduğu “anlaşılan” kadınlar ise ayrı koğuşa alınabiliyor.

LGBTİ mahpuslar, özellikle erkek hapishanesinde tutulan trans kadınlar, erkek mahpuslardan zarar görebilecekleri gerekçesiyle ayrı oda veya koğuşlarda tutuluyorlar, atölye ve kurslara çıkartılmıyor, ortak alanları kullanamıyorlar. LGBTİ mahpus sayısının az olduğu yerlerde izolasyon daha da ağırlaşıyor.

06 Temmuz 2015

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑