Mahpusa Cımbız ve Makas Neden Verilmez!..

LGBTİ mahpusların, özellikle de trans mahpusların kendi kişisel bakımları için cımbız, makas gibi bazı eşyalara ulaşmakta sorun yaşadıkları zaman zaman dile getiriliyor. Adana’daki Karataş Kadın Kapalı Hapishanesi’ndeki gözlemlerini dile getiren Adana Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve İl İnsan Hakları Kurulu Üyesi Avukat Mustafa Çinkılıç da kadın mahpuslara cımbız ve makas verilmediğini, bunların kesici ve delici alet sayıldığını belirtti.

Çinkılıç’ın Şanlıurfa.com adlı haber sitesinde yayınlanan 4 Ağustos 2014 tarihli röportajını okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Yusuf BAŞTUĞ/ ADANA, ( DHA ) – ADANAdaki Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kadın mahkumların çiçek bile yetiştirmesine cezaevi yönetimince izin verilmediği iddialarını, aynı cezaevinde ilk inceleme raporunu hazırlayanlardan Adana Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve İl İnsan Hakları Kurulu Üyesi Avukat Mustafa Çinkılıç değerlendirdi. Avukat Çinkılıç, “Zaten cezaevinde olmak başlı başına bir yaptırım. Ayrıca, cezaevi içindeki uygulamaların kalanlara yeni bir yaptırım getirmemesi gerekir” dedi.

Türkiyede cezaevlerinin genel olarak kanayan bir yara olduğunu vurgulayan Avukat Mustafa Çinkılıç, CHPden 2 kadın milletvekilinin son incelemesi ile gündeme gelen Karataş Kadın Kapalı Cezaevinin, kurulduğundan beri sorunlu bir yer olduğunu savundu. Zaman zaman Adana Barosuna ve İl İnsan Hakları Kuruluna bu cezaevi ile ilgili başvurular yapıldığını aktaran Çinkılıç şunları kaydetti:

“Bu şikayetlerle ilgili heyet oluşturup bir incelemede bulunmuştuk. Orası kadın cezaevi olarak yapılan bir yer değil. Dar ve küçük bir yer. Toplanan mahkumlara oranla kapasitesi yetersiz, sürekli su sorunu yaşanıyor. Kadınlar cezaevlerinde çocuklarla da kalabiliyorlar. Bu yüzden kadınların kaldığı cezaevlerinin daha geniş olması lazım. Kadınlar kişisel bakımları için cımbız ve makas gibi eşyalar kullanmak istiyor, ama bunlar kesici, delici alet sayılıp verilmiyor. Bütün bunlar bir baskı unsuru yaratmak için özel tasarlanmış durumlar. Bunlar insan haklarına aykırı.”

TOPRAKSIZ CEZAEVİ

Cezaevine giren bir kişiye cezaevinde olmaktan daha ağır başka bir yaptırım uygulanmaması gerektiğini kaydeden Çinkılıç, şöyle devam etti:

“Karataş Cezaevinin içinde toprak alan yok, bahçesi yok. Mahkumlar yerleri süpürüp, oradan toz toprak elde ederek çiçek ekmeye çalışıyor. Başka cezaevlerinde çiçekler yetiştirilip, kuşlar besleniyor. Bunların yasak bir tarafı yok. Ama Karataş Cezaevinde böyle sıkıntılar var. Tutuklama çok ağır bir tedbir, ama bizde çok yaygın. Yargılama süreci cezaya dönüşüyor. Cezaevlerini bir kampüs halinde yapmak lazım. Cezaevine giren bir kişiyi toplumdan yalıtıp orada tutarsınız, tekrar topluma döndüğünde uyum problemi yaşayacaktır. Cezaevleri geniş bir kampüs halinde olmalı, sporu, sanatı, günlük hayatı olmalı. Sadece cezaevinde özgürlüğünden yoksun kalma cezası olmalı.”

LGBTİ Onur Haftasında “LGBTİ Mahpuslar” Konuşulacak

LGBTİ Onur Haftası

23 Haziran’da başlayıp 29 Haziran günü Onur Yürüyüşüyle sona erecek olan 22. LGBTİ Onur Haftası içerisinde LGBTİ mahpusların konuşulduğu bir etkinlik de var. Bu etkinlik 23 Haziran günü saat 15’te Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Etkinliğe ilişkin ayrıntılı bilgiye LGBTİ Onur Haftası‘nın facebook sayfasından ulaşılabilir.

İMC TV’nin konuya ilişkin ayrıntılı bilgi içeren 18 Haziran 2014 tarihli haberini de okuyucularımızla paylaşıyoruz:

LGBTİ Onur Haftası programı açıklandı

 Bu yıl “temas” temasıyla düzenlenen 22. LGBTİ İstanbul Onur Haftası 23 Haziran’da başlıyor, 29 Haziran’da Onur Yürüyüşüyle sona eriyor.

 

Organizasyon için yeterli fon bulamayan Onur Haftası Komitesi’nin başlattığı indiegogo kampanyası da devam ederken, düzenlenen bir basın toplantısıyla Onur Haftası’nın ayrıntılı programı açıklandı.

Nefret suçlarına ve nefret söylemine karşı Lambdaistanbul’un ev sahipliğinde organize edilen 22. LGBTİ İstanbul Onur Haftası’nın programı Beyoğlu’nda bulunan Cezayir Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı.

Basın toplantısına 22. LGBTİ İstanbul Onur Haftası etkinlikleri tertip komitesi üyesi Görkem Ulumeriç ve Şeval Kılıç katıldı.

Basın toplantısında ilk olarak söz alan Şeval Kılıç, etkinlikler kapsamında 29 Haziran’da İstiklal Caddesi’nde yapılacak trans onur yürüyüşünün tarihçesi hakkında bilgi vererek yürüyüşe katılım çağrısında bulundu.

Nefret söylemine karşı alanda olacaklarının altın çizen Kılıç, yürüyüşe 100 bin’e yakın insanın katılımını beklediklerini söyledi.

Daha sonra Görkem Ulumeriç ise, 22. LGBTİ İstanbul Onur Haftası’nın programı hakkında bilgi verdi.

Şimdiye kadar “Tabu”, “Dikkat Aile Var”, “Bellek”, “Direniş” gibi başlıklar altında düzenlenen Onur Haftası’nın bu yıl ki temasının “Temas” olduğu bilgisini veren Ulumeriç, “Gezi Direnişi esnasında daha önce yan yana gelemediğimiz kitlelerle bir araya gelmek, hepimize yepyeni bir dünyanın kapılarını açtı. Nefret tohumunun nasıl da rahatça ekildiği hızla yeşerdiği yıllardır biliyoruz. Şimdi, 2014 yazında, siyasi iklimin saat başı değiştiği bir atmosferde, sadece bir sene önce şiddeti nasıl da kahkaha ve danışmayla, el ele kol kola, hiç olmadığımız kadar güçlü, kalabalık ve bir arada durarak, temas ederek yendiğimizi hatırlatmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

Sergiler, paneller ve alternatif etkinlikler

Onur haftası boyunca LGBTİ bireylerin bir araya gelmelerini sağlayacak ve sorunlarını ifade edecekleri dayanışma etkinlikleri, paneller atölyeler, sergiler düzenlenecek.

LGBTİ mahkumlar

Komite, Adalet Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre, cezaevlerinde 95 LGBTİ mahkumun olduğu ve bu mahkumların genel olarak tek veya iki kişilik koğuşlarda kaldığını; sosyal aktivitelerden mahrum bırakılmalarının ise en önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti.

23 Haziran Pazartesi saat 15.00’da Fransız Kültür Merkezi’nde LGBTİ mahkumlar konuşulacak.

Hormonlu Domates Ödül Töreni

Onur Haftası ekinlikleri kapsamında 10 yıldır homofobik söylem üretenlere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Hormonlu Domates Ödülleri de 25 Haziran Çarşamba günü Şişli Kültür Merkezi’nde yapılacak törenler sahiplerine verilecek.

“Hormonlu domates yemeyin homoseksüel olursunuz” sözlerine atfen 10 yıldır düzenlenen ödül törenine bu sene “Kırmızı Halı” eklenmesi planlanıyor. Bu akşam açıklanacak adaylardan en güçlüsünün ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olacağı düşünülüyor.

Etkinlikler kapsamında 24 Haziran Salı günü Fransız Kültür Merkezi’nde “Müslüman ve LGBTİ var oluşları bir arada düşünmek” paneli düzenlenecek.

Yine hafta kapsamında Hayaka Artı ve Maumau Sanat Galerilerinde geçmişten günümüze LGBTİ mücadelesini anlatan “Nereden Nereye” adlı sergi de ziyaretçilerin beğenilisine sunulacak.

* Ayrıntılı program için tıklayın.

Trans Onur Haftası’nda Trans Mahpuslar Söyleşisi Yapılacak

Trans Onur Yürüyüşü 2014

5. Trans Onur Haftası 16-22 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve 22 Haziran’da Taksim tramvay durağından Tünel Meydanı’na gerçekleştirilecek bir yürüyüşle sona erecek.

5. Trans Onur Haftası’nın öne çıkardığı tema ise failin devlet olduğu. Hafta’ya ilişkin açıklamalarda “Faili Devlet” vurgusu öne çıkıyor.

Onur Haftası içerisinde düzenlenen etkinliklerden birisi ise trans mahpuslara ayrılmış durumda. Etkinlikler Elmadağ’daki Mekan Artı’da gerçekleştirilecek. Etkinliklerin takvimini okuyucularımızla paylaşıyoruz:

5. Trans Onur Haftası

Etkinlik takvimi

16 Haziran Pazartesi

“Medya ve Nefret Dili“ Paneli saat 15:00

“Ben,Sen,O”  Film Gösterimi  saat 17:00

17 Haziran Salı

“Voltrans”  Film Gösterimi saat 13:30

“Erkek Seks İşçiliği “Atölyesi saat 15:00

19 Haziran Perşembe

“Trans Mahpuslar” Paneli saat 14:00

“Sosyalist örgütlerde transfobi ile mücadele yöntemleri” Paneli  saat 16:00

20 Haziran Cuma

“Ali Bey; Bir LGBTİ Emekçisi”  Paneli saat 15:00

21 Haziran Cumartesi

“Sokaklardan örgütlülüğe, örgütlü güçle özgürlüğe; Trans hareketin dünü ve bugünü” Paneli saat 14:00

“Bir ilk; Trans Misafirhanesi” Paneli saat 16:00

“But Trans Güzellik Yarışması” saat 22:00

22 Haziran Pazar

5.Trans Onur Yürüyüşü saat 17:00 Taksim Tramvay Durağı.

Mekan Artı: Üftade Sokak No:31 Elmadağ İstanbul 0212 224 57 56

Bir Trans Mahpusun “Nitelikli Cinsel Saldırı” Davası ve Mahkeme Kararı

Hapishanelerde tutulan LGBTİ mahpusların anlatımlarında oldukça sık taciz ve tecavüz iddialarıyla karşılaşmak mümkün. Aşağıda yer vereceğimiz mahkeme belgesi de bu iddialardan birine ilişkin. Bu belgeler, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) mektup yazan bir trans mahpus tarafından blogumuza ulaştırıldı.

Aşağıdaki belge taciz ve tecavüz iddiasının mahkemeye ulaştırılabildiği ve sonuç alınabilen nadir örneklerden birisi. Buna rağmen, anlatımlar dikkatli bir şekilde okunabilmeli ve LGBTİ mahpusların hapishanelerde karşılaşabilecekleri kötü uygulamaların neler olabileceği anlaşılmaya çalışılmalıdır.

trans mahpus - taciz avşa 023 avşa 024

Carolina’nın 26.05.2014 tarihli mektubu ve bir kötü muamele olarak tuvalete çıkarmama

Carolina, 26.05.2014 tarihinde derneğimize yeni bir mektup yazdı. Üç sayfalık bu mektubunda, mektubu yazdığı günün sabahında hastaneye götürülmesinden ve saatlerce ringde tutulmasına rağmen tuvalete çıkarılmadığından bahsediyor. Kendisi 45 dk. boyunca ringin kapısına vurarak askerleri çağırmış. 2 saat sonra gelen askerler, “Seni erkek tuvaletine mi yoksa kadın tuvaletine mi götüreceğiz?” diyerek tuvalete çıkartmamışlar. Oldukça açık ki bu bir kötü muamele hatta işkencedir. Carolina mektubuna ayrıca iki sayfalık bir rapor da eklemiş. Bu raporu eklemesinin nedeni, askerlerin sorusuna cevap verebilmektir. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından verilen 09.01.2012 tarihli bu raporda Carolina için “Kendisinin kadın kimliği – rol ve davranışları – ile yaşamasına izin verilmesi” karar altına alınmış.

Carolina’nın gündelik yaşamdaki kötü muameleye oldukça yerinde bir örnek oluşturan bu mektubu okurlarımızla paylaşıyoruz.

avşa 084 avşa 085 avşa 086

 

avşa 087 Carolina 26.05.2014

 

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑