“Cinsel Kimliğimizden Dolayı İkinci Kez Ceza Çekiyoruz”

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu, Antalya ve Alanya’daki 3 hapishaneyi ziyaret ettikten sonra bir rapor hazırlamış. Bu rapor basına da yansıdı. Heyetin ziyaret ettiği Antalya L Tipi ve Alanya L Tipi hapishanelerinde LGBT mahpuslar da tutuluyor. Heyet, raporunda LGBT mahpusların sorunlarına da değiniyor.

Basına yansıyan bilgilere göre travestiler ve gaylar aynı koğuşta tutuluyorlar ve bu mahpusların bazıları bir arada tutulmaktan şikayetçi, “dengemiz bozuldu” sözleriyle de bu şikayetlerini dile getiriyorlar. Bir travesti ise “Geldiğimde kadın görünümündeydim, şimdi öyle değilim” sözleriyle hapishanenin olanaksızlıklarını dile getiriyor. LGBT mahpuslar her mahpusun hakkı olmasına rağmen kendilerinin açık hapishanelere gönderilmemesini de eleştiriyorlar. Mahpusların genel eleştirisi ise “Cinsel kimliğimizden dolayı ikinci kez ceza çekiyoruz” sözleriyle dile getirilmiş oluyor.

Haberlerde, raporda bir tek bu koğuşta kamera bulunmadığının belirtildiği ve bunun eleştirildiği bilgisi de yer alıyor. Ancak bu eleştiriyi mahpusların mı dile getirdiği yoksa izlemeyi gerçekleştiren milletvekillerinin mi yaptığı belirtilmiyor. Eğer mahpuslar dile getirmişse, “her koğuşta kamera olmasına rağmen burada yok” demişlerse bu kendilerine kötü muamele uygulanabilmesi için oraya kamera konulmadığı şeklinde anlaşılmaya müsaittir. Bu durumda ortada bir güvenlik kaygısı vardır.  Mahpusların güvenlik kaygısı gayet anlaşılırdır ve giderilmesinin yolları aranmalıdır. Ancak koğuşlara kamera konulmasına ilişkin genel görüşümüz, kamera olmaması yönündedir. Koğuşlarda kamera bulunmasının güvenlik ile gerekçelendirilmesi ve LGBT mahpusların koğuşlarında kamera bulunmamasının eleştirilmesi doğru bir değerlendirme değildir. Koğuşlarda kamera bulunması insanların mahremiyetlerinin ihlalidir. Onları korumak gerekçesiyle 24 saatlerini gözetlemek ve kayıt altına almak kabul edilebilir bir uygulama değildir. Dört duvar arasındaki insanları koruyabilmenin yolu onların mahremiyetlerini ihlal ederek sağlanmamalıdır. Mahpusların kendileri ile konuşularak, onların önerileri de alınarak alternatif güvenlik yolları yaratmak olasıdır.

Rapora ilişkin  Milliyet gazetesinin 10 Aralık 2013 tarihli haberini okuyucularımızla paylaşıyoruz:

 

Gay mahkumlar vekillere dert yandı

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun inceleme yaptığı Antalya L Tipi Cezaevi’nde gay ve trans mahkumların diğer mahkumlarla aynı koğuşta kaldığı ve bu durumdan “Dengemiz bozuldu” diye şikayetçi oldukları belirtildi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu, Antalya ve Alanya’daki 3 cezaevini ziyaret etti. Antalya L Tipi, Antalya E Tipi ve Alanya L Tipi cezaevlerinde Ak Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, BDP Adana Milletvekili Murat Bozlak ve Ak Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’in katılımıyla yapılan incelemeler sonrası bir rapor hazırlandı.

ÇİĞ BALIK, SANKİ SUŞİ

1800 kişinin bulunduğu Antalya E Tipi Cezaevi raporda şöyle anlatılıyor:

“Heyetin gördüğü en kötü cezaevi. 25 kişilik koğuşta 36, 35 kişilik koğuşta 50 kişi kalıyor. Yemeklerde kıl ve böcek var. Mahkumlar ‘Biz burada suşi yiyoruz’ diyor. Nedeni sorulduğunda, ‘Balık pişmediği için suşi oluyor’ yanıtını veriyor. Cezaevinde kurulan müşahade odasında dayak var. 50 kişilik bir koğuşta sadece bir tuvalet, bir banyo bulunuyor. 1 saat akan sıcak su yetmiyor. Koğuşlara 280-320 TL elektrik parası geliyor, mahkumlar bu parayı ödeyememekten şikayetçi. Koğuş değişikliği isteyeni dövüyorlar. Revir için bir türlü sıra gelmiyor. Fare, hamamböceği, böcek çok yaygın görülüyor. Haftada iki gün tıraş zorunluluğu var. Mahkumlar bu cezaevinde çırılçıplak aranıyor, bütün kıyafetleri çıkartılıyor. Bir mahkum, ’30 saniyelik bu çıplak arama bize 1 yıl gibi geliyor. Hayatımızda bu kadar ağır işkence görmedik. Bakan beye duyururuz, bir gün çıplak aramaya tanıklık etmesini isteriz. Bakan gelsin, nasıl utandığımızı görsün’ diyor.”

TUVALET ÖNÜNDE YATIYORLAR

1600 mahkum ve tutuklu bulunan Antalya L Tipi Cezaevi’nde mahkumların tuvalet önlerinde merdiven boşluklarında, hatta üst üste yattıkları rapor edildi. Raporda, “Su sıkıntısı nedeniyle çamaşırlar yıkanamıyor. Hijyen çok ciddi bir sorun. Hasta sevkleri ciddi bir sorun. Gay ve translar aynı koğuşta kalıyor. ‘Dengemiz bozuldu’ diye şikayet ediyorlar. Bir travesti, ‘Geldiğimde kadın görünümündeydim, şimdi öyle değilim’ diyor. Açık cezaevine gidememelerini eleştiren bir mahkum, ‘Cinsel kimliğimizden dolayı ikinci kez ceza çekiyoruz’ diyor. Cezaevinde sadece bu koğuşta kamera yok” eleştirilerine yer verildi. Raporda, “Mahkumların en yoğun şikayeti kalabalık koğuşlar ve çıplak aranmaktan oldu” ifadesine yer verildi.

SANDALYEDEN KLOZET

1491 mahkum veya tutuklunun olduğu Alanya L Tipi Cezaevi’nde sıcak su haftada iki kez aktığı için yetmediğine işaret edilen raporda başlıca dikkat çeken notlar şöyle:

“Televizyonlar gece 01.15’te kapanıyor. IMC TV, Cem, Yol, Hayat ve Halk TV gibi muhalif kanallar gösterilmiyor. Engelliler ve yaşlılar için koşullar çok sorunlu. Mahkumlar klozet olmadığı için tuvalet ihtiyaçlarını sandalyeleri keserek karşılıyor. Çıplak arama uygulamasında mahkumlara elbise giydiriyorlar. 3 kez otur- kalk yaptırılıyor ve öksürtülüyor. İlk girişte çıplak arama uygulaması yaygın. Koğuş ağası sistemi var. 13 çocuk kalıyor. Mahkumlar fiziki şiddet ve dayaktan şikayetçi. Sırf bu insanlık dışı uygulamalar için halılı oda kurulduğunu belirtiliyorlar. Cezaevinde atılan dayağın seslerinin dışarı yansımaması için ‘halılı oda’ uygulaması bulunuyor. Burada gardiyanların mahkumlara dayak attığı iddia edildi.”

LGBT Hapiste’ye Destek İçin Gönüllülere Çağrı

CİSST’tan Gönüllülere Çağrı

LGBT Hapiste, Hapiste Engelli, Hapiste Yabancı, Hapiste Yaşlı bloglarımızın gönüllü desteğine ihtiyacı var.

Haftada bir gününü ya da haftada sadece birkaç saatini ayırarak haber taraması yapabilir ve bloglara haber girebilirsin.

Ayrıca haberlerin Türkçe’den İngilizce’ye ve İngilizce’den Türkçe’ye çevrilmesine destek olabilirsin.

Gönüllülerimiz Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki cadde üzerinde (Hamalbaşı Caddesi) yer alan derneğimize gelip çalışmalarını orada yürütebilecekleri gibi evden de çalışabilirler.

İlgi alanlarına giren konularla bağlantılı olarak dört blogumuzdan birine destek olmak isteyenler aşağıdaki adrese gelip bizimle konuşabilir, mail atabilir veya telefon edebilirler.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)

Kamerhatun Mah. Hamalbaşı Cad.

Üstündağ İş Merkezi. No: 14/139

Galatasaray-Beyoğlu/İstanbul

Mail: info@cezaevindestk.org

Web: http://www.cezaevindestk.org/

Telefon: 0542 336 75 67 (Mustafa Eren)

Gözaltında Taciz Tecavüz Raporu Açıklandı

“Çok sayıda kadının ve trans bireyin, gözaltı merkezlerinde, polis, asker, özel tim tarafından baskına uğrayan evlerde ve köylerde, sokak gösterilerinde cinsel taciz veya tecavüze bir sorgu, korkutma ya da vazgeçirme yöntemi olarak maruz kaldıkları görülmüştür.”

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Ve Dayanışma Günü dolayısıyla kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen taciz ve tecavüzleri konu alan bir dönem raporu hazırladı.

Av. Eren Keskin ve Leman Yurtsever’in imzası ile sunulan raporda “çok sayıda kadının ve trans bireyin”, “bir sorgu, korkutma ya da vazgeçirme yöntemi olarak” cinsel taciz veya tecavüzle karşı karşıya olduğu belirtildi. Rapor, blogumuzda yer verdiğimiz ve LGBT’lerin hapishanelerde yaşadıklarını anlattıkları haberlerle düşünüldüğünde daha da anlamlı hale geliyor. Bu nedenle rapora ilişkin haberi aşağıda linkini verdiğimiz haberlerle beraber okunmasını öneriyoruz okuyucularımıza:

– “28 ay tecritte, 8 ay müşahede koğuşunda tutuldum”

– “Devlet Yargısıyla Polisiyle Eziyor Bizi”

– Bir Transeksüelin Hapishane Deneyimi

Rapora ilişkin 25 Kasım 2013 tarihli Bianet haberi:

KADINA ŞİDDETLE ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ

21 Kadın Gözaltında Cinsel Tacize Uğradı

2013’te toplam 21 kadın gözaltında taciz ve tecavüze uğradığı için hukuki desteğe başvurdu. Keskin ve Yurtsever Gezi’yle görünürleşen gözaltında taciz gerçeğinin eskiden beri uygulanan bir sorgu yöntemi olduğunu söyledi.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
25 Kasım 2013, Pazartesi 00:02

 

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, 2013’te toplam 21 kadının gözaltında taciz ve tecavüze uğradığı için kendilerine başvurduğunu açıkladı.

1997’den beri 389 kadın gözaltında cinsel taciz ve tecavüze uğradığı için büroya başvurdu. Faillerin büyük çoğunluğunu polisler oluşturdu; bunu jandarma/asker, infaz koruma memurları, özel timler ve korucular takip etti. 137 kadın suç duyurusunda bulunduktan sonra tehdit, tekrar gözaltına alma ve işkenceye, karşı davalara ve yerinden edilmeye maruz kaldı.

Üç kadın tecavüze uğradıktan sonra intihar etti, bir kadın işkence sonucu öldürüldü. 14 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra akrabaları tarafından “namus temizleme” gerekçesiyle öldürüldü.

389 mağdurun yüzde 70’i Kürt, yüzde 28’i Türk, diğerleri farklı milliyetlerdendi.

Kadınların gözaltına alınma nedenleri siyasi kimlikleri, ailelerinin erkek üyelerini konuştumak ya da erkek üye hakkında bilgi almak, savaş kaynaklı ya da adli vakalar olarak sıralandı.

Gezi’de görünürleşen taciz eski bir sorgu yöntemi

Avukat Eren Keskin ve Leman Yurtseverin hazırladığı açıklamada, 2013’te özellikle Gezi direnişiyle gündeme gelen gözaltında cinsel taciz” gerçeği aslında cumhuriyetten bu yana uygulanan bir sorgu yöntemi olduğunu belirtildi.

Kadına yönelik şiddet meselesini “sistemden” bağımsız olarak düşünmek mümkün olmadığını ifade edildi:

“Çok sayıda kadının ve trans bireyin, gözaltı merkezlerinde, polis, asker, özel tim tarafından baskına uğrayan evlerde ve köylerde, sokak gösterilerinde cinsel taciz veya tecavüze bir sorgu, korkutma ya da vazgeçirme yöntemi olarak maruz kaldıkları görülmüştür.”

Mağdurlar yaşadıklarını açıklayamıyor

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, mağdurların yaşadıkları cinsel şiddeti, hemen açıklayamıyor olmalarının da bir başka gerçeklik olduğunu söyledi.

Bunun nedenlerini utanma, korkma, kendini yalnız hissetme, kirlenmiş hissetme ve benzeri nedenler ile yargıya olan güvensizlik olarak sıraladı.

Açıklmada, cinsel işkencenin belgelenmesinde yaşanan sorunların ise bağımsız merkez ya da bağımsız hekim raporlarının öneminin anlaşılmasıyla mümkün olduğu belirtildi.

Resmibilirkişilik kurumu olarak işleyen Adli Tıp’ın tek tespit merkezi olmasından dolayı hem işlerinin çok yoğun olduğu, hem de kurumun, bağımsızlığı konusunda çeşitli şüpheler bulunduğu ifade edildi. (ÇT)

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi

1997-2013 (16 yıllık) İstatistik Raporu

Toplam başvuru sayısı: 389

Türkiye’deki başvuru sayısı: 386

(3 Başvuru Berlin Bürosu açılmadan önce Almanya’da alındı)

Berlin Bürosu’ndan alınan başvuru sayısı:3

Yurtdışında bulunan kadınların sayısı: 30

Türkiye cezaevlerinde bulunan kadınların sayısı: 41

Suç Dağılımı

Tecavüz: 86

(3 kadın tecavüze uğradıktan sonra intihar etti, bir kadın işkence sonucu öldürüldü, 14 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra akrabaları tarafından “namus temizleme” gerekçesiyle öldürüldü, 1 kadın işkencenin uzun vadeli etkisi sonucu Aralık 1999 tarihinde öldü. 1 kadın işyerinde tecavüze maruz kaldı. Ailesi hakkında ölüm kararı çıkardı)

Cinsel Taciz: 303

Vakaların Dağılımı

Zorla fuhuş: 4

Kayıtsız gözaltında taciz ve tecavüz: 22

Basın yoluyla cinsel taciz: 1

İşkence sonucu bebeğini düşüren: 11

3,5–10 yaşlarındaki çocuklarıyla birlikte işkenceye maruz kalan: 10

Tecavüze uğradıktan sonra hamile kalan: 7

(3 çocuk yaşıyor, 2 çocuk aldırıldı, 1 çocuk ise ölü doğdu)

Bekâret kontrolüne maruz kalan: 5

Suçu İşleyen Failler Dağılımı:

Toplam sayının yüksek olmasının nedeni, bazı olaylarda birden fazla fail kategorisinin uygulamada bulunmuş olmasıdır.

Polis:283

Jandarma/Asker: 100

Özel Tim: 20

Korucu:17

İnfaz Koruma Memuru: 49

İtirafçı: 4

Gazeteci: 1

Adli Tutuklu:  24

Belediye Başkanı: 1

Adliye görevlisi bekçi: 1

Diğer Kamu Görevlileri: 9

Kadınların Statüsü

Kürt: 273

Türk: 108

Alman:1

Roman.:4

Bulgar:1

Romen: 1

Avusturya:1

Yaş Bilgileri:

10–18 arası: 47

18–67 arası: 342

Kadınların Gözaltına Alınma Nedenleri

Siyasi nedenlerden ya da savaş kaynaklı gözaltılar toplam sayı: 291

Savaş kaynaklı: 21

Kendisi siyasi:235

(Bunlardan 1 tanesi adli-siyasi, 5 tanesi siyasi-savaş kaynaklı, 7 tanesi siyasi ve ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak için, 7 tanesi siyasi ve ailenin siyasi üyelerinden dolayı cezalandırmak için)

Ailenin erkek üyelerini konuşturmak ya da (genellikle) ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak için:18

Ailenin siyasi üyelerinden dolayı cezalandırmak için: 17

Adli nedenlerden toplam sayı: 98

Adli nedenlerden dolayı tecavüze uğrayan: 13

Adli nedenlerden dolayı cinsel tacize uğrayan: 85

Davaların Hukuki Durumu:

Toplam dava dosyası: 167

AİHM’de sonuçlanan davalar: 27

AİHM’de görülen davalar: 14

(1 dava intihardan sonra da devam ediyor)

Ceza Mahkemeleri’nde devam eden davalar            :38

Yargıtay’da bulunan davalar            : 12

(1 dava daha önce AİHM’ de Türkiye aleyhine sonuçlandı. Dosya tekrar Yargıtay’da)

Savcılıkta bulunan davalar: 69

(2 davada takipsizlik kararına itiraz olumlu sonuçlandı, yeniden savcılıkta)

Takipsizlik kararından sonra itiraz edilen, henüz kararı verilmemiş davalar: 7

Projede kapanan, arşive kaldırılan dosyaların toplam sayısı: 224

Korktuğu için hukuki işlem istemeyen:117

(Buna rağmen 1 olayda Fail/Asker görevden alındı)

Dava devam ederken vazgeçen: 14

(1 olayda mağdur dava açıldıktan sonra gördüğü ağır baskı sonucu vazgeçti. 1 dosyada, açılan dava beraat ile sonuçlandı; mağdur davanın Yargıtay kararıyla yeniden görülmesi söz konusuyken vazgeçti)

İç hukuk yolları tükendikten sonra vazgeçenler: 14

Başvurudan sonra mağdura tekrar ulaşılamayan: 7

Mağdurun kendi avukatları tarafından takip edilen davalar: 49

(3 dava AİHM’de; mağdurlardan 1 tanesi kaçırıldıktan sonra cinsel işkenceye maruz bırakıldı, dosya İçişleri Bakanlığı’nca fail bulanamadığı gerekçesiyle 2,5 ay sonra işlemden kaldırıldı)

Mağdurun kendi avukatlarının hatası sonucu hukuk yoluna başvuramayanlar:2

Mağdur davasıyla kendi ilgileniyor: 4

Delil yetersiz olduğu için hukuk yoluna başvuramayanlar: 5

(Bir dosya Almanya’dan)

Projeye başvurmadan önce iç hukuk yolları tükenen            : 2

Türkiye’de mahkeme kararı ile sonuçlanan davalar: 8

(1 dava iç hukukta faillerin mahkûmiyeti ile bitti. 10 ay cezanın teciline karar verildi. Diğer dava ise faillerin cezalandırılmasıyla bitti)

Mağdurun faille zorla evlendirilmesi sonucu davanın düşmesi:1

(Fail/Komiser) uyuşturucu mafyası tarafından öldürüldü: 1

Ölüm Vakalarının toplam sayısı: 8

14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz gerekçesiyle ceza takibi yakınları tarafından

İstenmedi: 1

Mağdurun ölümü nedeniyle düşen davalar: 3

(1 kadın cezaevindeyken ölüm orucunda yaşamını yitirdi. 1 kadın iç hukuk yolları sürerken yaşamını yitirdi. 1 kadın namus nedeniyle aile meclisi tarafından öldürüldü)

İhmal sonucu ölüme sebebiyet vermekle sonuçlanan dava: 2

(Dava 1 yıl hapis cezasıyla sonuçlandı. 1 dava failin görevden alınmasıyla sonuçlandı)

Dava mağdur intihar ettikten sonra da AİHM’ DE devam ediyor: 1

1 kadın korucu tecavüzden sonra 2013 yılında intihar etti: 1

Suç duyurusu nedeniyle ağır baskıya maruz kalanlar

Toplam sayı: 137

Baskı sonucu Türkiye içerisinde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalanlar: 40

Korkutma, tehdit, tekrar gözaltına alma ve/veya işkence: 53

Mağdura karşı dava açılması: 42

Başvurudan sonra cezaevindeyken hakkında disiplin soruşturması açılan: 2

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Projesi

Ocak 2013-Kasım 2013(1 yıllık)  İstatistik Raporu

Toplam başvuru sayısı: 21             

Tecavüz: 3

Cinsel Taciz: 18

Tecavüze uğradıktan sonra hamile kalan: 1

İşkence sonucu bebeğini düşüren: 1

Suçu İşleyen Failler Dağılımı

Toplam sayının yüksek olmasının nedeni, bazı olaylarda birden fazla fail kategorisinin uygulamada bulunmuş olmasıdır.

Polis: 15

Jandarma/Asker: 4

Özel Tim: 3

Korucu:2

İnfaz Koruma Memuru:

Diğer Kamu Görevlileri: 1

Kadınların Statüsü

Kürt: 9

Türk: 12

Yaş Bilgileri

10–18 arası: 1

18–67 arası: 20

Kadınların Gözaltına Alınma Nedenleri

Siyasi nedenlerden ya da savaş kaynaklı toplam sayı: 13

Savaş kaynaklı: 1

Kendisi siyasi            :11

Ailenin erkek üyelerini konuşturmak ya da (genellikle) ailenin erkek üyeleri hakkında bilgi almak için:1

Adli nedenlerden toplam sayı: 8

Adli nedenlerden dolayı tecavüze uğrayan: 2

Adli nedenlerden dolayı cinsel tacize uğrayan: 6

Davaların Hukuki Durumu

Toplam dava dosyası: 11

Savcılıkta bulunan davalar: 11

Projede kapanan, arşive kaldırılan dosyalar:

Toplam sayı: 10

Korktuğu için hukuki işlem istemeye: 3

Mağdurun kendi avukatları tarafından takip edilen davalar: 7

Ölüm Vakaları

Toplam sayı: 1

1 kadın korucu tecavüzden sonra 2013 yılında intihar etti: 1

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑