“İnternet’te paylaştığı bir video tepki çekmişti; sosyal medya fenomeni ‘Gaga Bulut’a, yeniden yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezası”

T24 Haber Portalının 06.08.2021 tarihli haberini sizlerle paylaşıyoruz:

” ‘Gaga Bulut’ bir önceki yargılamada 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı

İnternet’te paylaştığı bir videoda çocuklara para vermek vaadiyle cinsel istismarda bulunduğuna ilişkin görüntüleri infiale yol açan ve 17 yıl hapis cezasına çarptırılan sosyal medya fenomeni ‘Gaga Bulut’ lakaplı Bulut Altuğ, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandığı davada Altuğ, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Sosyal medya fenomeni olarak tanınan ‘Gaga Bulut’ lakaplı Bulut Altuğ, İzmir Kordon boyundaki çimlerde oturan erkek çocuklarına para verip, birbirleriyle öpüştürdü, o anların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntüler üzerine İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri 15 Ekim 2018 günü Altuğ’u ‘müstehcenlik ve çocuğun cinsel istismarı’ suçlarını işlediği gerekçesiyle gözaltına aldı. Altuğ çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, hakkında dava açıldı.

İzmir 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu yargılanan Bulut Altuğ’a, 15 yaşından küçük iki çocuğa yönelik ‘cinsel istismara azmettirme’ suçundan 8’er yıldan 16 yıl, ‘müstehcen görüntüleri yaymak’ suçundan da 1 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezası verildi. Tutukluluk halinin devamına karar verilen Altuğ’a ayrıca 1000 gün adli para cezası verildi. Para cezası 20 bin TL’ye paraya çevrildi. 2 yıl kadar cezaevinde kalan Bulut Altuğ, avukatının itirazı üzerine geçen yıl aralık ayında tahliye edildi.

İstinaf onayladı, Yargıtay bozdu

Altuğ’un 17 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından karara itiraz eden avukatı Yavuz Efe Arıcıoğlu, suçun cinsel istismar olmadığı gerekçesiyle kararı bir üst mahkemeye taşıdı. İtirazı inceleyen üst mahkeme, yerel mahkemenin verdiği 17 yıl hapis cezasını onadı. Bu gelişme üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi, Altuğ’un cinsel istismara azmettirme değil, sarkıntılık suçundan cezalandırılması gerektiğine kanaat getirip 14 Ocak’ta kararı bozdu ve dosyayı yerel mahkemeye geri gönderdi.

Yeniden yargılandı

Bozma kararının ardından 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12 Temmuz günü yeniden görülen davaya, tutuksuz sanık Bulut Altuğ, avukatı Yavuz Efe Arıcıoğlu, Aile ve Sosyal hizmetler Bakanlığı vekili avukat Hatice Kaymak katıldı. Mahkeme heyeti, Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi tarafından verilen bozma kararına uyulmasına oy birliğiyle karar verdikten sonra esas hakkında mütalaa okundu. Savcı, mütalaasında, Altuğ’un zincirleme olarak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarını suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasını talep etti.

Sanık, mütalaayı kabul etmezken, söz alan avukatı Yavuz Efe Arıcıoğlu ise müvekkilinin beraatini talep etti. Arıcıoğlu, “Savunmalar ve beyanlara göre, sanığın amacının görüntü kaydı yapmak ve kaydı yayınlamak olduğuna göre şehevi duyguları tatmin amacı bulunmadığından suç kastı da yoktur. Bunun yanı sıra mağdur çocukların mağdur sanık sıfatıyla yargılanması gerektiğini ancak birbirlerinden şikayetçi olmamaları sebebiyle bu suça iştirak ya da azmettiren olarak yargılanan sanık hakkında da düşme kararı verilmesi gerekir” dedi.

Karara itiraz edilecek

Karardan önce son sözü sorulan Bulut Altuğ, “Mağdurlar çekimden önce yaşlarının 17 ve 18 olduğunu söylemişlerdi. Çocuklar üzerinde şehevi bir düşüncem olmadı. Bu olaydan dolayı çok pişmanım” diye konuştu.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti kararı açıkladı. Heyet, Altuğ’u ‘sarkıntılık’ düzeyindeki suçun aynı anda iki mağdura karşı işlediği gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak duruşmayı bitirdi. Altuğ’un avukatı Arıcıoğlu, hapis cezasının 6 yıla düşmesine rağmen kararı hatalı bulduklarını ve üst mahkemeye itirazda bulunacaklarını belirtti. (DHA) “

“Eşcinsel Yahudi Mahpus Fabien Azoulay Fransa’ya Dönüyor”

18.08.2021 tarihli Avlaremoz’un haberini sizlerle paylaşıyoruz:

“4 yıldır Türkiye’de mahpus Fransa vatandaşı Fabien Azoulay iki ülke arasındaki anlaşma ile sonunda 17 Ağustos’ta ülkesine iade edildi.

Yahudi ve eşcinsel olan Azoulay geçtiğimiz yıl boyunca hapishanede yaşadığı zorlukları ve baskıyı anlatıyor, Fransa’nın kendisi için harekete geçmesini istiyordu. Azoulay ve avukatı hem cinsel hem de etnik-dini kimliği üzerinden kötü muameleye maruz kaldığını defalarca ifade ettiler.

Haziran ayında NATO buluşması sırasında gerçekleşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Fransız Cumhurbaşkanı Macron arasındaki görüşmede Azoulay’ın durumu gündeme getirilmişti. Macron, direkt olarak Erdoğan’dan Giresun’da tutulan Azoulay’ın iadesini istemişti.

Yasaklı madde satın almaktan hüküm giyen 43 yaşındaki Azoulay’ın Fransa’ya iadesi için ciddi bir kamuoyu yaratma çabası vardı. Bugünkü transfer haberi de bu başarılı kampanyanın sonucu. Bu kapsamda 4 ay önce Azoulay’a destek komitesi organize edilen ve direkt olarak Macron’dan iade talep eden imza kampanyası 120 binin üzerinde imza toplamıştı.

Kaynar suyla homofobik saldırıya uğradığını, Yahudi olduğu için İslam’a dönmesine dair baskılar yapıldığını, ve bir cinayete şahit olduğunu anlatan Azoulay, Giresun’dan mektubunda şöyle demişti: “Bir mucize için her gün dua ediyor ve ağlıyorum. Burada 16 yıl sekiz ay kalmayı hayal bile edemiyorum.”

Azoulay’ın mahpusluğunu ve kötü muamele meselesini HDP Muş milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit meclis gündemine taşımış ancak sorularına yanıt alamamıştı. Sorularından biri ‘Mahpusun önce Maltepe Cezaevinde daha sonra şu an bulunduğu Giresun Cezaevinde yaşamış olduğu şiddet ve kötü muamele eylemleri eşcinsel ve Yahudi kimliğine sahip olduğu gerekçesiyle mi gerçekleşmiştir?’ idi.

Kamuoyu desteği sayesinde Türkiye’de mahpusluktan kurtulan Azoulay’ın avukatı Carole-Olivia Montenot Twitter’dan müvekkili ile ilgili yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Macron’a teşekkür etti. Fabien ile görüştüğünü ve Fransa’da olmaktan mutlu olduğunu söyledi. Çalışmaları için Fransa Adalat Bakanlığına ve Türkiye Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Ali Onaner’e de teşekkür etti.

Azoulay’ın iade haberini paylaşan Türkiye Yahudi toplumu Eşbaşkanı İshak İbrahimzadeh “Biz de çok mutluyuz, teşekkürler Türkiye, selam Fabien” sözlerini Fransızca olarak ekledi.”

Podcast : Kesişimsellik ve LGBTİ+ Mahpuslar

UniKuir derneğinin kesişimsel feminizm atölye serisi sonrası gerçekleştirdiği söyleşilerle hazırladığı podcast serisinden Kesişimsellik ve LGBTİ+ Mahpuslar isimli bölümü CİSST LGBTİ+ Tematik Alan Temsilcimiz Meriç Doğan’ın katkılarıyla sizlerle paylaşıyoruz:

“Kesişimsel Feminizm Atölye Serisi’nin son oturumunun kolaylaştırıcı Meriç Doğan, LGBTİ+ Mahpuslar başlıklı atölyesini özetliyor. Doğan, Türkiye’deki LGBTİ+ mahpusların yaşadıkları zorluklara ve özel ihtiyaçlarına yönelik bilgileriler sunduğundan, ayrıca ceza infaz sisteminin ayrımcı pratiklerinin pek çok mahpus için nasıl ceza içinde ceza oluşturduğunu konuştuklarından bahsediyor.”

14 Temmuz Non-Binary Görünürlük Günü Kutlu Olsun!

Ceza infaz sistemi ve kurumlarının ikili cinsiyetlendirilmiş yapısı, ikilik dışı beden ve var oluşlar için ikincil tecrit koşulları ve cezalandırmaya dönüşmektedir. Kimsenin farklılıkları sebebiyle ayrımcılığa maruz kalmadığı bir dünya hayaliyle non-binary görünürlük günü kutlu olsun!

LGBTİ+ mahpuslar gözaltı, tutuklama, kuruma giriş, ceza infaz süreci ve tahliye sonrasında çeşitli ayrımcılıklara ve hak ihlallerine maruz kalmaktadırlar. Bu durum en temelinde ceza infaz sisteminin mahpuslara yasalarla da desteklenen ikili cinsiyet sistemini dayatmasından doğru oluşmaktadır.

Makbul mahpus algısının na-trans ve heteroseksüel bireyler üzerinden kurgulandığı ceza infaz kurumları LGBTİ+ mahpusları genel hapishane nüfusundan ayrı tutarak ikincil bir tecrite maruz bırakmaktadır. Bu tecrit hali hazırda sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı LGBTİ+ mahpusları daha da kırılganlaştırmaktadır.

Kadın – erkek, trans – natrans, heteroseksüel – homoseksüel, suçlu – masum, mahpus – personel ve diğer pek çok ikilikçi ve hiyerarşik kategorilerden arınmış, adil, eşit ve insan onurunu gözeten bir ceza infaz sistemi dileğiyle.

Non-binary görünürlük gününüz kutlu olsun!

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑