“Esra Arıkan Açlık Grevini Bitirdi”

Trans kadın mahpus Esra Arıkan, sağlığa erişiminin engellenmesi nedeniyle başladığı açlık grevini, taleplerinin hapishane idaresi tarafından karşılanmasının ardından sonlandırdı.

İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutulan trans kadın mahpus Esra Arıkan, sağlığa erişim hakkının engellenmesi nedeniyle başladığı açlık grevini, taleplerinin hapishane idaresi tarafından karşılanmasının ardından sonlandırdı.

Esra Arıkan idrar yollarındaki sıkıntının tedavisi için cinsiyet uyum ameliyatı olduğu Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkini istedi ancak hapishane idaresi sevki gerçekleştirmedi. Bunun üzerine Arıkan,29 Temmuz’da doktoruna ulaşıncaya kadar açlık grevi yapacağını duyurdu.

Esra’nın eyleminin ardından hapishane idaresi geri adım attı ve Esra’nın, talepleri doğrultusunda Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkini sağladı.

Tedaviye başladı

Esra, burada cinsiyet uyum ameliyatını gerçekleştiren doktor tarafından yeniden muayene edildi ve tedaviye başladı. Ayrıca doktorun önerisi ile Esra’nın odasında gerekli düzenlemeler de yapıldı.

Hastaneye sevki sonrasında hapishanenin 1. müdürü ile de görüşen Esra, 2 Ağustos Cuma günü açlık eylemini sonlandırdı.

06.08.2019

“Trans Mahpus Buse Destek Bekliyor”

Bianet’ten Evrim Kepenek,  Tekirdağ hapishanesinde kalan Buse’nin cinsiyet geçiş sürecini ve bu süreçte yaşanan sorunları avukatı Eren Keskin ile konuştu. Röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Tekirdağ F Tipi 2 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak tutulan trans mahpus Buse Aydın’ın cinsiyet kimliğini değiştirmek için başlattığı mücadelesi sürüyor.

Buse, ilk olarak Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu mahkemeden cinsiyet değiştirme izni aldı. Ancak, cezaevi idaresi mahkeme dosyasına sunulan heyet raporu yeterli bulunmadı ve cinsiyet değişikliği işleminin “ruh sağlığı açısından zorunlu” ibaresine yer veren yeni bir rapor istendi.

Bunun üzerine Buse, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Ocak 2018’de yeni bir rapor düzenlendi ve Aydın açısından “cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğu” tıbbi kanaatine varıldı.

Adli Tıp: Cinsiyet değişimi uygun

Söz konusu raporun ardından Buse, tekrar Adli Tıp’a sevk edildi. Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu, Haziran 2018’de tarihli raporunda Buse’nin transseksüel yapıda olduğunu ve cinsiyet değişiminin ruh sağlığı açısından uygun olduğunu” belirtti.

Ayrıca Adli Tıp, Savcılığın sorusu üzerine cinsiyet değişikliği ameliyatlarının hayati önem taşıyan, acil olunması gereken ameliyatlar grubunda olmadığı yönünde bir değerlendirmeyi rapora ekledi.

Buse’nin cinsiyet geçiş ameliyatı olması için bakanlığa yapılan başvuruya Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen cevapta, ameliyatın ücretinin Buse tarafından karşılanması halinde ameliyatın gerçekleştirilebileceği ifade edildi.

“Ölmemi istemiyorsanız ameliyatımı gerçekleştirin”

Buse, cinsiyet geçiş ameliyatının gerçekleşmesi için açlık grevi yaptı. Sesini duyurmaya çalıştı ancak yine de sorunu çözülmedi. bianet’e mektup gönderen Buse şöyle seslenmişti: 

“Cinsiyet değişikliğim konusunda gerekli tıbbi müdahalenin yapılmadığı takdirde infaz sürecince yaşantım için tehlike durumu oluşturmaktadır. Yaşamımı böyle devam ettiremem. Ölüm tehlikesi vardır. Ölmek için ölüm orucuna girmiş vaziyetteyim. Şayet ölmemi istemiyorsanız acilen cinsiyet değişikliği ameliyatımın kabul olmasını istiyorum.”

Keskin: “AİHM’e aykırı”

Bunun üzerine Buse’nin avukatı İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Eren Keskin, Sağlık Bakanlığı’nın “ücretini kendisi karşılaması” şartının iptali için Ankara İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Ayrıca, 200 bin  TL manevi tazminat istedi.

Keskin dilekçesinde, bu yaklaşımın, bütünüyle Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi’nin özel hayata saygı başlıklı 8. Maddesi’ne aykırı olduğunu belirtti.

“Cezaevindeki bir kişi bu parayı bulamaz”

bianet’e konuşan Keskin, Buse’nin “Bedenimdeki hapishaneden kurtulmam gerek” cümlesini hatırlattı ve şunları söyledi:

“Bu dava uzun sürebilir ancak Buse’nin bir an önce kendisinin de söylediği gibi ameliyatının olması gerekiyor. Onun için bu çok daha önemli. En az 14 yıl cezaevinde kalacak. Cezaevinde olan biri cinsiyet değişikliği için gereken 20-25 bin lirayı bulamaz.

“LGBT+ örgütleriyle bağlantıdayız. Belki bir ekonomik destek kampanyası başlatabiliriz. Tüm duyarlı kesimlerin Buse’ye destek olması gerekir.

“Yoksa Buse’nin bu ameliyatın ücretini karşılaması veya bizim açtığımız mahkemenin sonucunu beklemesi mümkün değil. Bu nedenle ekonomik olarak desteğe ihtiyacımız var.”

Ne olmuştu?Trans mahpus Buse, 2018’in Temmuz ayında, cezaevindeki 20. Yılında 38 gün açlık grevi yapmıştı.

Mahkemenin “Ameliyat olabilir” kararı üzerine ölüm orucuna ara vermişti. Ancak ameliyatı gerçekleşmedi. Bunun üzerine Buse, 31 Ocak 2019’da yeniden ölüm orucuna başlamıştı.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Buse’nin ölüm orucunun 20. gününde durumunu anlatan mektubu 20 Şubat 2019’da Birleşmiş Milletler’e iletmişti.

Mektupta, Adalet Bakanlığı’nın ameliyatı engellemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 14. maddelerine aykırı olduğu belirtilmişti.

(EMK)

“Bana erkekmişim gibi davranıyorlar”

Kaos GL’nin İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan trans kadın mahpus Nihat Akgün’ün durumunu anlattığı haberi sizlerle paylaşıyoruz.

 

İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan trans kadın mahpus Nihat Akgün, hapishane personeli tarafından maruz bırakıldığı şiddeti anlattı.

İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan trans kadın mahpus Nihat Akgün, hapishane yönetimi ve personel tarafından maruz bırakıldığı şiddeti Artı TV’ye anlattı.

Akgün, “bana erkekmişim gibi davranılıyor ve erkek kimliği dayatılıyor” dedi:

“Kimliğimle ilgili birçok sıkıntı yaşıyorum. Bana erkekmişim gibi davranılıyor. Kaldı ki konuşmamdan yürüyüşüme kimliğimi belli eden biriyim zaten. Personellerin arama esnasında taciz eden ve aşağılayan ifadelerine maruz kalıyorum. ‘Saçını kes’, ‘öyle yürüme’, ‘etrafına bakma’, sürekli bu söylemlere maruz kalıyorum.”

Akgün’ün avukatı Mehtap Sert, açık cezaevine geçme hakkı olduğu hâlde Akgün’ün yalnızca cinsel kimliği sebep gösterilerek tek kişilik hücrede tutulduğunu ve personel tarafından tacize uğradığını ifade etti.

30.07.2019

“Tutsak Esra Arıkan Açlık Eyleminde!”

Anarşist Kadınlar facebook hesabında duyurulan, Esra Arıkan’ın durumunu sizlerle paylaşıyoruz.

Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde bulunan Esra Arıkan, hastaneye sevkinin engellenmesi ve taleplerinin hapishane idaresi tarafından yok sayılmasına karşı açlık eylemine başladı.
Esra, yaklaşık 2 aydan bu yana, idrar yollarındaki sıkıntının tedavisi için cinsiyet uyum ameliyatı olduğu Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmeyi bekliyordu ancak hapisane idaresi tarafından sevki gerçekleştirilmiyordu. Sevk talebi üzerinden aylar geçtikten sonra Esra, ameliyat olduğu hastaneye ve kendi doktoruna değil; başka bir hastaneye sevk edilmek istenmiştir. Bunun dışında Esra’nın başka talepleri de hapishane idaresi tarafından yok sayılmış, hapishane müdürü ile görüşmesi engellenmiştir.

Esra, avukatı ile yaptığı görüşmede hapishanenin keyfi uygulamalarına ve yasaklarına karşı başlattığı açlık eylemini, talepleri karşılanana kadar sürdüreceğini belirtmiştir.

 

30.07.2019

“LGBTİ+ Tutsak Akgün’ün Hakları Gasp Ediliyor”

İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Akgün’ün sorunlarının yer aldığı haberi sizlerle paylaşıyoruz.

İskenderun T Tipi Kapalı Hapishanesinde bir yıldır kalan trans kadın Nihat Akgün, cinsel kimliği nedeniyle tek kişilik hücrede tutuluyor, tüm hakları gasp ediliyor.

İskenderun Hapishanesi’nden izinli olarak çıktıktan sonra konuşan trans kadın Nihat Akgün, cinsel kimliği nedeniyle tek hücrede tutulduğunu ve kendisine erkek kimliğini kullanması için baskı yapıldığını aktardı.
Günde bir saat havalandırmaya çıkarıldığını söyleyen Akgün, sosyal etkinliklere ve kurslara katılamadığının, gardiyanların askeri nizamda sayım dayattığını, “arama” adı altında yapılan hücre baskınlarında hakaret ve tacizlere maruz kaldığını söyledi.
Mezopotamya Haber Ajansı’na konuşan Bir LGBTİ+ olarak bu ülkede yaşamanın zor olduğunu kaydeden Akgün, toplumun kendilerini cinsel kimlikleri nedeniyle kabul etmediğini belirtti. Akgün, “Hep vardık. Hep var olacağız. Her yerdeyiz. Alışın bize” dedi.
Akgün’ün avukatı Mehtap Sert, hapishane personelinin hakkı olmamasına rağmen Akgün’e erkek kimliğini dayattığını ve Akgün’ün ailesine de baskı uygulanarak, haklarının ihlal edildiği söyledi.
24.07.2019

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑