“Ayrımcılığa Uğradım” websitesi açıldı!

Kaos GL ile Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı’nın (TOHAV) birlikte yürüttüğü “Çeşitlilik ve Stratejik Davalama Ağı” projesi kapsamında “Ayrımcılığa Uğradım” websitesi açıldı. 

Çeşitlilik ve Stratejik Davalama Ağı sivil toplum örgütlerini ve sivil toplum aktivistlerini ayrımcılık karşıtlığı için işbirliği ve beraberlik halinde yürütülecek bir ortak eylemle birleştirmenin yollarını keşfetmeyi amaçlıyor. Projenin odağını ayrımcılık temelinde hakları ihlal edilen aşırı marjinalleştirilmiş, sorunları geleneksel insan hakları gündeminde dahi yeterince ele alınmayan kişilerin vakalarını görünür kılmak, savunuculuk mekanizmalarıyla başvurular yapmak ve projenin bitiminde vakaların analizini ilgili paydaşlarla paylaşarak ağın devamını sağlamak amaçlanıyor.

Proje neleri hedefliyor?
 
·         Başvuru ortaklarının katılımlarıyla gerçekleştirilecek yönetim kurulu toplantıları,
·         Becerilerin, deneyimlerin ve güçlerin paylaşılması ve bunun sonucu olarak sivil toplumun güçlendirilmesi için işbirliği ve beraber çalışma atölyelerinin düzenlenmesi,
·         Kadınlar, HIV mağdurları, zihinsel anlamda farklı bireyler, eski mahkumlar ve LGBTİ bireyler gibi en fazla damgalanmış gruplara odaklanarak mevcut durumla ve kutuplaşmış düşünce biçimiyle baş etmek adına  sosyal medya kampanyaları, etkinlikleri ve forumları,
·         Marjinalleştirilmiş bireyler ve hassas grupları içeren vakalar için koordine edilecek İnsan Hakları Stratejik Davalama süreci,
·         Haklarından en fazla mahrum bırakılmış ve en hassas birey ve grupların insan haklarını savunmalarına ve adalete ulaşmalarına destek olacak hukuki yardım mekanizması geliştirilmesi,
·         Yeni hedef filtreleri ve bilgi kaynakları yoluyla farklı politik, bölgesel ve sosyal seviyelerdeki insan hakları ihlallerinin ve ayrımcı eylemlerin gözlemlenmesi.
 
Proje sonunda neler ortaya çıkacak?
 
·         Kadınlar, LGBT bireyler, HIV mağdurları, eski mahkumlar ve zihinsel farklılıklara sahip bireyler gibi marjinalleştirilmiş ve hassas grupları içeren vakalar için stratejik davalama süreci ve bu sürecinin analiz edildiği katalog,
·         Çeşitlilik ve stratejik davalama platformu,
·         Hukuki yardım ve yönlendirme için online başvurunun kabul edildiği ayrıca ulusal-uluslararası mevzuat ve başvuru mekanizmalarının belirtildiği web sitesi,
·         Online başvuru yolu ile sağlanan hukuki danışmanlık ve yönlendirmenin raporları,
·         Sosyal medya kampanyaları.

Proje neleri hedefliyor?
 
·         Başvuru ortaklarının katılımlarıyla gerçekleştirilecek yönetim kurulu toplantıları,
·         Becerilerin, deneyimlerin ve güçlerin paylaşılması ve bunun sonucu olarak sivil toplumun güçlendirilmesi için işbirliği ve beraber çalışma atölyelerinin düzenlenmesi,
·         Kadınlar, HIV mağdurları, zihinsel anlamda farklı bireyler, eski mahkumlar ve LGBTİ bireyler gibi en fazla damgalanmış gruplara odaklanarak mevcut durumla ve kutuplaşmış düşünce biçimiyle baş etmek adına  sosyal medya kampanyaları, etkinlikleri ve forumları,
·         Marjinalleştirilmiş bireyler ve hassas grupları içeren vakalar için koordine edilecek İnsan Hakları Stratejik Davalama süreci,
·         Haklarından en fazla mahrum bırakılmış ve en hassas birey ve grupların insan haklarını savunmalarına ve adalete ulaşmalarına destek olacak hukuki yardım mekanizması geliştirilmesi,
·         Yeni hedef filtreleri ve bilgi kaynakları yoluyla farklı politik, bölgesel ve sosyal seviyelerdeki insan hakları ihlallerinin ve ayrımcı eylemlerin gözlemlenmesi.
 
Proje sonunda neler ortaya çıkacak?
 
·         Kadınlar, LGBT bireyler, HIV mağdurları, eski mahkumlar ve zihinsel farklılıklara sahip bireyler gibi marjinalleştirilmiş ve hassas grupları içeren vakalar için stratejik davalama süreci ve bu sürecinin analiz edildiği katalog,
·         Çeşitlilik ve stratejik davalama platformu,
·         Hukuki yardım ve yönlendirme için online başvurunun kabul edildiği ayrıca ulusal-uluslararası mevzuat ve başvuru mekanizmalarının belirtildiği web sitesi,
·         Online başvuru yolu ile sağlanan hukuki danışmanlık ve yönlendirmenin raporları,
·         Sosyal medya kampanyaları.

CHELSEA MANNING’in doğumgünü kutlama ve eylemlerinden fotoğraflar

 

 

 

 

CHELSEA MANNING’in doğumgünü kutlama ve eylemlerinden fotoğraflar
17 Aralık 2014
  ABD ordusunda görev yaptığı sırada Irak’ta tanık olduğu, ABD tarafından gerçekleştirilen çok önemli hak ihlallerini dünyaya duyurdu ve Ağustos 2013’te 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı Chelsea Manning. Ceza uygulanırsa, trans kadın mahpus Manning 2045’e kadar hapishaneden çıkamayacak. Buna izin veremeyiz; onu dışarı çıkarmamız şart!

27. doğumgününde, Chelsea’nin from lgbtq, kadın, savaşkarşıtı, ırkçılık karşıtı, siyonizm karşıtı hareketlerden destekçileri, yanlışları içeriden dışarıya duyuranlar ve diğer değişim yanlıları, yedi ülkede 14 şehirde, onun serbest bırakılmasını talep etti.

image004_47

image006_30

Berlin – 19 Aralık, FreeChelseaManningNet, Brandenburg Kapısı ve SchuwZ Club.

image028_6

Berlin – 17 Aralık, Coop Anti War cafe, (video).

image010_94

Boston – 20 Aralık, Boston Chelsea Manning Destek Komisyonu, Veterans for Peace [Barış İçin Gaziler], Committee for Peace and Human Rights [Barış ve İnsan Hakları Komitesi].

image012_12 (1)

Crescent, Oklahoma –Chelsea Manning’in memleketi, 17 Aralık, Center for Conscience in Action [Eylemde Vicdan Merkezi] (video).

image014_48 (1)

Dublin – 17 Aralık Action for Ireland (AFRI) (video).

unnamed

Istanbul, 17 Aralık, Kürt vicdani retçi Ali Fikri Işık, Chelsea Manning’e kadeh kaldırıyor.

image020_23

Londra, 17 Aralık, çağrıcı Payday men’s network [Payday erkek dayanışması] ve Queer Strike [Kuir grevi]. Chelsea Manning banner pankartını hazırlayan Wise Up Action.

image022
Londra, 17 Aralık- Çağrıcı Solidarity Collective (video).

image024_7

Philadelphia, 18 Aralık, Action for Chelsea Manning and other whistleblowers [Chelsea Manning ve dışarıya duyuranlar için hareket], çağrıcı Global Women’s Strike [Küresel Kadın Grevi] ve Payday men’s network [Payday erkek dayanışması].

image026_7

Roma – 16 Aralık, US Citizens for Peace and Justice [Barış ve Adalet isteyen ABD vatandaşları].

image028_6 (1)

San Francisco, 17 Aralık, çağrıcı Queer Strike.  Yağmura rağmen gelen 30-40 kişi arasında, Pentagon belgelerini dışarıya duyuran Daniel Ellsberg ve eşi Patricia Marx Ellsberg de vardı.

image030

image032_3

Tayland – (video).

unnamed (1) unnamed (2)

Vancouver – 13 Aralık, Mobilization Against War & Occupation (MAWO / Savaş ve İşgal Karşıtı Hareket).

image038_2

Venice, 15 Aralık, Associazione E’ solo l’inizio (Bu Daha Başlangıç Derneği).

Chicago – 20 Aralık, Gay Liberation Network [Gey Özgürleşme Ağı] kart gönderme etkinliği düzenleyerek Chelsea’nin hukuk fonu için 100 Dolar destek sağladı.

Washington, DC – 16 Aralık, Uluslararası Af Örgütü, Black and Pink, ve Casa Ruby kart gönderme etkinliği düzenledi.

——————

Chelsea Manning’in hemen serbest bırakılması için Uluslararası Af Örgütü’nün kampanyasını imzalayın.

Daha fazla bilgi için: Chelsea Manning Support Network

Power to the whistleblowers in 2015!
Collated and circulated by:

Payday men’s network  www.refusingtokill.net

US: 001 215 848 1120 UK: +44 (0)20 7267 8698

Queer Strike
US: 001 415-626 4114  UK: +44 (0)20 7482 2496

Pembe Hayat Cezaevindeki Trans Kadınlar İçin Giysi Bankası Oluşturdu

2008 yılında nefret cinayetine kurban giden Dilek İnce’nin anısına yapılan giysi bankası yoğun talepler ve ihtiyaçlar dahilinde açıldı.

Pembe Hayat LGBTİ Derneği, cezaevindeki trans kadınların ihtiyaçlarını karşılaması ve diğer zor durumdaki insanların yararlanabilmesi için giysi bankası oluşturdu. Giysi bankasında günlük giysilerden iç çamaşırına, ayakkabıdan abiye kıyafete kadar geniş yelpazeden birçok giysiye ulaşabilmek mümkün. Mahpus LGBTİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda da geliştirilen giysi bankasının çalışmalarına katılabilir, giysilerine düzenlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

Kıyafet bağışında bulanmak için salı, çarşamba ve perşembe günleri  Pembe Hayat Derneği’ni ziyaret edebilir, giysileri ulaştırabilirsiniz.

Ulaştırmak istediğiniz giysileri, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği Ataç 1 Sokak No: 3/8 Yenişehir Ankara adresine kargolayabilirsiniz.

İletişim:

bilgi@pembehayat.org

Telefon: 0312 433 85 17

Cep: 0532 462 17 05

Faks: 0312 433 85 18

Dilek İnce Kimdir?

10 Kasım 2008’de Ankara Etlik bölgesinde, otomobili içinde pompalı tüfekle saldırıya uğrayan Dilek İnce ertesi gün hayatını kaybetmişti. LGBT örgütleri ‘heteroseksist düzenin kurbanı’ olan Dilek İnce için basın açıklaması yapmışlar, “öfke içindeyiz çünkü sırada hangi gey veya transseksüel arkadaşımız var bilemiyoruz” demişlerdi.

giysibankasi

LGBTİ Hapishanesine Karşı Ortak Açıklama: “Endişeliyiz!”

Adalet Bakanlığı’nın LGBTİ hapishanesi inşa etmek konusundaki ısrarı nedeniyle, daha önce bir çok kez açıklamalar yapmış olan LGBTİ örgütleri ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) “Endişeliyiz!” başlığı altında ortak bir açıklama yayınladı.

LGBTİ örgütlerinin ortak açıklama hazırlaması fikri, CİSST’ın 8 Aralık 2014 tarihinde Uluslararası Af Örgütü’nde LGBTİ örgütleriyle birlikte düzenlediği ve LGBTİ mahpusları konu alan toplantıda ortaya atılmış ve karara bağlanmıştı.

Adalet Bakanlığı’nın 2015 yılı içinde inşasına başlayacağını duyurduğu bu hapishaneye karşı … örgüt ve oluşumun imzasıyla yayınlanan bu açıklamayı okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Endişeliyiz!

LGBTİ Hapishanesine İlişkin Adalet Bakanlığı’na Çağrı ve Önerilerimiz

Adalet Bakanlığı, çeşitli bilgi edinme başvuruları ve soru önergelerine verdiği cevaplarda LGBTİ mahpuslara yönelik olarak özel bir hapishane inşa edeceğini açıkladı ve açıklamaya devam ediyor. Son olarak bir trans mahpusun bilgi edinme başvurusuna verdiği cevap daha net bilgiler içeriyor:

“Bakanlığımızca, lezbiyen, gay, transeksüeller ve biseksüellerin muhafaza edileceği Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumları yapımına yönelik proje çalışmaları başlatılmıştır. Söz konusu projenin 2015 yılında İzmir ilinde ihale edilerek inşaatına başlanması öngörülmüştür. İhale ve yer teslimine müteakip takriben 2 yıl içinde tamamlanacaktır.”

2 Aralık 2014 tarihli bu cevaba göre Adalet Bakanlığı, 2017 yılında Türkiye’nin bir LGBTİ hapishanesi olmasını öngörüyor.

Adalet Bakanlığı, bu konuyu her gündeme getirdiğinde aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak birçok defa açıklamalar yaparak, gazete ve dergilere demeçler vererek, televizyon programlarına katılarak bu konudaki endişelerimizi dile getirdik. Adalet Bakanlığı’nın tüm bu açıklamaları yok sayarak bu konudaki ısrarını sürdürmesi endişelerimizi arttırmaktadır.

Bizler, aşağıdaki nedenlerle, kurulması planlanan LGBTİ hapishanesine eleştirel yaklaşıyoruz:

1- LGBTİ mahpuslar için, onların yaşantısını doğrudan etkileyecek adımlar atılırken onların, konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin ve bu alanda çalışma yapan akademisyenlerin görüşleri alınmamış, yapılan açıklamalar yok sayılmıştır.

İnsanların yaşamlarını doğrudan etkileyecek kararlar alınır, adımlar atılırken onlara danışılması, onları karar mekanizmalarına dahil edecek yapılar yaratılması demokrasinin gereğidir.

LGBTİ mahpuslara, STÖ’lere ve ilgili akademisyenlere “siz ne istersiniz” diye sorulmalı ve görüşleri alınmalı, böyle bir tartışma, danışma sürecinden sonra ne yapılacağına karar verilmelidir.

2- Yargılamanın sağlıklı yürümesi ve aileleriyle, sosyal çevreleriyle bağlarının sürebilmesi için mahpusların tutuklandıkları yerde hapsedilmeleri önemlidir. Bakanlığın Mayıs 2014 tarihli verilerine göre 95 LGBTİ mahpus tutulmakta olduğu çok sayıda farklı hapishaneden (2013 yılı Temmuz ayı verilerine göre Türkiye’nin 18 ayrı hapishanesinde 79 LGBTİ mahpus tutulmaktadır) alınıp İzmir’de inşa edilecek bu hapishaneye götürülecektir.

Mahpusları bulundukları hapishanelerden alıp tek bir hapishaneye toplamak hem yargılamayı olumsuz etkileyecek hem de onları sosyal çevrelerinden koparacaktır. Bu uygulama “sürgün” anlamına gelebileceği gibi ve hapsetmeye ek olarak mahpusu ikinci kez cezalandırmak olarak değerlendirmeye açıktır.

Mahpuslar, yargılamanın sağlıklı sürebilmesi, mahkemeye gidiş gelişlerinin bir eziyete dönüşmemesi (Başka illerdeki mahkemelerine oldukça kötü koşullar içeren ringlerle ve saatler süren yolculuklarla gitmek zorunda bırakılmak…), avukatlarıyla düzenli görüşebilmeleri ve aileleri, çocukları ve arkadaşları tarafından ziyaret edilebilmeleri için onlarla aynı ilde olmalı, Türkiye’nin tek bir iline yapılacak hapishaneye sürgün edilmemelidirler.

3- Türkiye’de LGBTİ insanlara yönelik ayrımcılık önemli bir problemdir. LGBTİ’lere yönelik saldırılar ve nefret cinayetleri bu ayrımcılığın en bariz göstergesidir. Bu ayrımcılık hapishanelerde de varlığını sürdürmekte ve hatta daha boyutlu yaşanabilmektedir. Bu nedenle hapishanelerde LGBTİ mahpuslara dair bir güvenlik sorunu olduğu doğrudur. Bu güvenlik gerekçe gösterilerek LGBTİ mahpuslar diğer mahpuslarla bir araya getirilmemekte, çoğu hapishanede ortak kullanım alanlarını kullanamamakta sosyal yaşama dahil olamamaktadır. O hapishanede tek tutulan LGBTİ mahpuslar için bu durum katı bir tecrit anlamına gelmektedir. Adalet Bakanlığı, LGBTİ mahpuslara özel hapishane inşa etme kararını bu güvenlik sorununu aşmak ve fiili izolasyon durumuna son vermek ile gerekçelendirebilir. Ancak:

– Bir LGBTİ hapishanesi açıp onları diğer mahpuslardan soyutlamak var olan ayrımcılığı kurumsallaştırmak, devlet eliyle ve mimari aracılığıyla da ayrımcılık yapmaktır.

– Bir LGBTİ hapishanesi açmak, orada tutulacak bütün mahpusları damgalamaktır. Kendi cinsel yönelimini ailesine, çevresine açıklamayan insanlar tutuklandıklarında gönderilecekleri yer bu hapishane olduğunda cinsel yönelimleri devlet eliyle ifşa edilmiş olacaktır.

– LGBTİ hapishanesi yoluyla gerçekleştirilecek olan damgalama burada tutulacak mahpusların yanı sıra bu hapishaneye gidecek olan ziyaretçileri de kapsayacaktır. Bu hapishanedeki yakınlarını, arkadaşlarını ziyarete gidecek olan insanlar da görünür, işaret edilir, parmakla gösterilir hale getirilecektir. Son yapılan hapishanelerin neredeyse tamamının şehir dışında, toplu taşıma araçlarının dahi ulaşamadığı yerlerde olduğu düşünülürse bu damgalama ve sorun daha anlaşılır olmaktadır.

– Güvenlik gerekçesi söz konusu ise LGBTİ mahpusların halihazırda hapishanelerde ayrı koğuşlarda tutuldukları, diğer mahpuslarla bir araya getirilmediği de hatırlanmalıdır. Bu nedenle LGBTİ mahpuslara yönelik taciz, tecavüz, kötü muamele vakalarının bilinenlerinin neredeyse tamamı mahpuslardan değil hapishane personelinden kaynaklıdır.[i] Ayrı bir LGBTİ hapishanesi inşa etmek bu güvenlik kaygısını ortadan kaldırmayacaktır.

– Akla gelen bir diğer çekinceli durum ise hapishanelerde tecavüze uğrayan mahpusların ve tecavüzcülerinin de “farklı cinsel yönelim” iddiasıyla buraya gönderilip gönderilmeyeceğidir. Buraya gönderilmenin kriterlerinin ne olacağı bilinmemektedir.

Tüm bu eleştiri ve çekincelerimiz nedeniyle ayrı bir LGBTİ hapishanesinin yapılmasını olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Yapılması gerekenin ayrı bir hapishane inşa etmek yoluyla ayrımcılığı kurumsallaştırmak, mahpusları ve yakınlarını damgalamak, mahpusları sosyal yaşam alanlarının dışına taşımak, onları sürgün etmek, ek bir cezalandırmaya tabi tutmak değil onların tutulduğu hapishanelerde ayrımcılık ve güvenlik sorunlarını çözmeye çalışmak, bunun için de sivil toplum örgütlerinin sürece dahil olmasını sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Sivil toplum örgütleri hem LGBTİ mahpuslara yönelik çalışmalar yapıp onların izole edilmiş hallerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir hem de diğer mahpuslara ve hapishane personeline yönelik çalışmalarıyla ayrımcılığı geriletmeye katkı sunabilirler. Hapishane yönetimlerinin de bu konuda irade göstermesi ve tavır alması sayesinde LGBTİ mahpuslar güvenlik kaygısı olmaksızın ortak kullanım alanlarını kullanabilecek, diğer mahpuslar gibi sosyal faaliyetlerden yararlanabilecek ve fiili izolasyon durumu sona erebilecektir. Bunun olması için ayrı bir hapishane inşa etmeye gerek yoktur. Sorunun çözümü konusunda irade göstermek ve STÖ’leri ve ilgili akademisyenleri sürece dahil etmek önemli bir adım olacaktır.

Adalet Bakanlığı’na öneri ve çağrımızdır:

Bu projenin inşaatına başlamadan önce, konunun muhatapları olan STÖ’ler olarak Adalet Bakanlığı yetkilileriyle beraber LGBTİ mahpusları ziyaret etmek, bu projeyi onlara da anlatmak, konuya ilişkin onların da görüşlerini almak ve sonrasında kamuya da açık bir şekilde görüşlerin tartışılacağı bir süreç yürütmek istiyoruz. Demokratik tutum bunu gerektirmektedir. Adalet Bakanlığı’nı LGBTİ mahpusların yaşantısını doğrudan etkileyecek “LGBTİ hapishanesi” adımını atmadan önce bu tutumu almaya çağırıyoruz.

6 Ocak 2015

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)
Flu Baykuş (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Hêvî LGBTİ
İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği
KAOS GL
Kars Homofobi ve Transfobi Karşıtı Platform
Kırmızı Şemsiye Derneği
Lambda İstanbul LGBTİ
LeGeBİT Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları ve Dayanışma Topluluğu (Ege Üniversitesi)
Lion Queer (Galatasaray Üniversitesi)
LİSTAG
Malatya Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gençlik
Pembe Hayat
Queer Adana
Siyah Pembe Üçgen
Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD)
Trans Danışma Merkezi Derneği
Zeug Madi LGBT

LGBTİ Mahpuslara Kurs , Sinema Yasağı

CHP Cezaevi ve İzleme Komisyonu üyeleri, Veli Ağbaba, Özgür Özel, Nurettin Demir ve Muharreem Işık 9 Aralık’ta Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde çıkan isyan nedeniyle 19 Aralık’ta ziyafete gidip, raporlaştırdı. Yapılan görüşmelerde soruşturma nedeniyle isyan eden mahpuslar ile görüşemeyen komisyon kadın ve LGBTİ mahpuslar ile görüşerek raporunu hazırladı.

Rapora göre, Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde  toplam 1540 tutuklu bulunuyor. Birgün gazetesinden Sebahat Karakoyun’un haberine göre, kadın tutuklular, durumları iyi olmadığı için kadın pedi, bebeklerine mama, çocuk şampuanı, pişik kremi alamadıklarını belirtiyorlar. Çocukların aşılarının düzenli yapıldığını ancak çocuk kıyafet ve oyuncak temin edemediklerini söylüyorlar. Çocuklara ayrı yemek çıkmadığını ve beslenmelerinin yetersiz olduğunu söyleyen kadınlar, yemekler çok yağlı olduğu için çocuklarına yıkayarak verdiklerini ifade ediyorlar. Kendilerine ayrımcılık yapıldığını ifade eden LGBTİ’liler, diğer tutukluların müdür görüşüne çıkmasına karşın kendilerine bu hakkın verilmediğini dile getiriyorlar. LGBTİ tutuklu, eşcinsel olduğunu söylediği için kendi koğuşlarına verilen bir erkek mahkumun kendileriyle ilişki yaşamaya çalıştığını, bazı tutukluların kendileriyle ilişki yaşamak için koğuşlarına gelmeye çalıştıklarını belirtiyor.

Sinema Yasağı 

Bununla birlikte LGBTİ mahpusların kendine geliştirme, meslek kurslarına gitmelerinin yasak olduğunu söyleyen LGBTİ mahpuslar, aşçılık, berberlik kurslarına ”durumlarından dolayı” çıkamadıklarını belirtiler. LGBTİ mahpusların söylediklerine göre, sinemaya diğer tutukluların gidebildiği halde kendilerinin gidemediği ve toplu hiçbir etkinliğe katılmalarına izin verilmediğini belirtiyor.

Cezaevindeki LGBTİ tutuklulara sinema yasağı

CHP Cezaevi Komisyonu’nun hazırladığı raporda, LGBTİ bireylere dönük ayrımcı uygulamalar dikkat çekti. LGBTİ bireylerin sinemaya gitmesi engelleniyor

CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyesi milletvekilleriVeli Ağbaba, Özgür Özel, Nurettin Demir ve Muharrem Işık, 9 Aralık’ta çıkan isyan ile gündeme gelen Eskişehir H Tipi Cezaevi’ne 19 Aralık’ta yaptıkları ziyareti raporlaştırdı. Soruşturma devam ettiği için isyan eden tutuklularla görüşemeyen komisyon üyelerinin kadın tutuklular ve LGBTİ bireyler ile görüşerek hazırladıkları raporda çarpıcı tespitler yer aldı. Diğer tutuklular sinemaya gidebildiği halde LGBTİ tutukluların bu tür etkinliklere katımasına izin verilmiyor. Rapora göre, Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde toplam bin 540 tutuklu bulunuyor.

Birgün gazetesinden Sebahat Karakoyun’un haberine göre, kadın tutuklular, durumları iyi olmadığı için kadın pedi, bebeklerine mama, çocuk şampuanı, pişik kremi alamadıklarını belirtiyorlar. Çocukların aşılarının düzenli yapıldığını ancak çocuk kıyafet ve oyuncak temin edemediklerini söylüyorlar. Çocuklara ayrı yemek çıkmadığını ve beslenmelerinin yetersiz olduğunu söyleyen kadınlar, yemekler çok yağlı olduğu için çocuklarına yıkayarak verdiklerini ifade ediyorlar. Kendilerine ayrımcılık yapıldığını ifade eden LGBTİ’liler, diğer tutukluların müdür görüşüne çıkmasına karşın kendilerine bu hakkın verilmediğini dile getiriyorlar. LGBTİ tutuklu, eşcinsel olduğunu söylediği için kendi koğuşlarına verilen bir erkek mahkumun kendileriyle ilişki yaşamaya çalıştığını, bazı tutukluların kendileriyle ilişki yaşamak için koğuşlarına gelmeye çalıştıklarını belirtiyor.

Etkinlik izni yok

Bir LGBTİ tutuklu, berber olduğu halde kendi mesleğini yaptırmadıklarını ifade ediyor. Kursların kendilerine yasak olduğunu söyleyen LGBTİ mahkumlar, aşçılık, berberlik kurslarına “durumlarından dolayı” çıkamadıklarını söylüyor. Diğer tutuklular sinemaya gidebildiği halde kendilerinin gidemediklerini ifade eden LGBTİ tutuklular, toplu hiçbir etkinliğe katılmalarına izin verilmediğini belirtiyor.

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑