Hapishanede LGBTİ+ Olmak Söyleşi ve Mektup Okuma

26. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası kapsamında Hapiste LGBTİ+ Ağı panel ve söyleşi gerçekleştirecektir.

LGBTİ+ mahpusların son dönemde yaşadıkları hak ihlalleri, ayrımcılıklar ve karşılaştıkları tecridin deneyimlerle aktarılacağı panelde Adalet Bakanlığı’nın inşasına başladığı Pembe Hapishane üzerine de panel katılımcılarıyla birlikte tartışma yürütülecek, var olan sorunlara çözüm önerileri sunulmaya çalışılacaktır. İçeri ve dışarı arasındaki sınırları bir nebze olsun kırabilmek adına mahpus arkadaşlarımızın bizlere mesajları okunacak onlarla mektuplaşılacaktır.

Moderasyon: Beyza Bilal (KADAV, hapistelgbti+ ağı)
Konuşmacılar:
Hilal Başak Demirbaş: (CİSST/TCPS, hapistelgbti+ ağı)
Eski Tutsak Loren Elva: (Dersim Roştîya Asmê LGBTİ kurucu aktivisti, Keskesor Diyarbakır LGBTİ gönüllüsü)
Eski Mahpus Coşkun Yanat: (LADEG (LGBTİQ + Aile ve Yakınları Destek Grubu)

Panel & Workshop: Being LGBTI+ in Prison, Discussion and Letter Reading

The panel will focus on the recent rights violations, discrimination and isolation LGBTI+ inmates have been subjected to. The speakers will discuss the ongoing construction of the Pink Prison by the Ministry of Justice as well and seek to present solutions to the current issues. In order to break through the boundaries between the prison and the outside, we will read out the letters of our friends in prison and write them letters.

Moderator: Beyza Bilal (KADAV, hapistelgbti+ network)
Speakers:
Hilal Başak Demirbaş: (CİSST/TCPS, hapistelgbti+ network)
Former Inmate Loren Elva: (Dersim Roştîya Asmê LGBTİ founder activist, Keskesor Diyarbakır LGBTİ volunteer)
Former Inmate Coşkun Yanat: (LADEG (LGBTİQ + Family and Friends Support Group)

27 Haziran saat 17:00’de Cezayir’de gerçekleştirilecek söyleşi ve mektup okuma atölyesine sizleri de bekleriz.

Etkinliğin detayları için: https://www.facebook.com/events/2105795556368890/

 

Connecticut’taki Transgender Mahpuslar Cinsiyet Kimliklerine Göre Barınma Hakkını Kazanmakta Birleşik Devletler’de İlk

Connecticut transgender mahpuslara hapishanede kendi cinsiyet kimliklerine göre koğuşlarda kalma yasal hakkını veren ilk eyalet oldu. Bu durum süregelen kampanyanın destekçileri tarafından çığır açıcı olarak tanımlandı.

Transgender mahpusların onlarla aynı cinsiyet kimliği paylaşan bir memur tarafından aranma hakları -örneğin, trans bir kadının, kadın bir infaz koruma memuru tarafından üzerinin aranması-  SB-13 sayılı tasarıyla saklı tutulmakta.

Transgender mahpuslar aynı zamanda hapishane çalışanlarının onlara kendi cinsiyet kimliklerine uygun bir şekilde hitap etmelerini ve kendileri için giyim dahil olmak üzere en uygun olacağını hissettikleri kantin ürünlerini almalarını isteyebilirler -ki bu, personelin tutuklunun gerçek zamirlerini de kullanacağını da var sayar-.

Bu haklara erişmek için, mahpuslar kendilerini transgender olarak tanımlayamaz; cinsiyet disforisi teşhisi veya cinsel aidiyeti ile uyumlu bir kimlik kartı gereklidir.

Cinsiyet disforisi (gender dysphoria) Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından, doğumunda kedisine atanan cinsiyet kimliği ile eşleşmeyen kişileri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Örneğin, doğumda erkek olarak atanan penis sahibi kişiler sonrasında kadın olduğunu hissedebilir. Bazıları bu terimi transgender insanların patalojikleştirdiğinden dolayı tartışmalı bulsa da LGBT derneği GLAAD’a göre, bu sağlık sigortası gibi önlemlerin savunulması için önemlidir.

Yeni kanun 1 Temmuz ‘da yürürlüğe girecek. Bu, önceki yıllarda Connecticut Temsilciler Meclisi tarafından oybirliği ile kabul edilen ve yasamayı güçlendirmeye yönelik atılan adımlardan biridir. Yasa aynı zamanda, York rehabilitasyon merkezinde, hücrede doğan bir bebekten sonra, hamile tutukluların da haklarını koruyor.

Mike lawlor’un, valinin suç adalet politikaları ve planlama sekreteri, Associated Press’e söylediğine göre eyaletteki konun koyucular trans mahpuslar için koşulları iyileştirmek için işe koyuldular. Bu, ergen birinin eyalet yetkilileri tarafından nereye koyulacağı kararlaştırılamayınca kadınlar için olan bir hapishanede tutulmasından sonra oldu.

Newsweek’e kanunun ezber bozucu olduğunu söyleyen LGBTQ Avukat ve Müdafileri’nin (GLAD) transgender hakları projesi yöneticisi Jennifer Levi, “Yasa varsayılan norm olarak, diğer eyaletlerin ve Federal kanunun tam aksine, transgender kadınların kadınlarla, transgender erkeklerin ise erkeklerle kalmasını öngörüyor” diye konuştu.

Eyalet’in nasıl her düzeydeki cezaevi personelinin yeni yasayı yürürlüğe koyduğundan emin olabileceği sorulduğunda Levi, “Connecticut yetkilileri, Eyalet’in kadın tesislerinde halihazırda transgender kadınların bulunduğunu ve bunun kısa süre önce geçen yasayla normlaştığını bildirdiler. Elbette, trans bireylerin hayatlarıyla ilgili yaygın yanlış anlaşılmalar nedeniyle yasaya uyumu sağlamak için hapishane yetkililerini eğitmeye devam edecekler” dedi.

2011’den 2012’ye kadarki son rakamlara göre ABD’de 3200 transgender mahpus var. BuzzFeed’e göre, Mayıs ortasında Başkan Donald Trump yönetimi; Başkan Barack Obama’nın hazırladığı, transgender mahpusların cinsiyet kimliklerine uygun tesisler kullanmasını öngören yasayı geri çekti.

Levi, “Diğer eyaletlerde de Connecticut’un başka yerlerde gördüğümüzden çok daha insani tutumunu yansıtan gelişmelerin görüleceğini umuyorum” dedi.

 

http://www.starobserver.com.au/news/national-news/queensland-news/prisoner-compensation-transphobia/167303

Haber çevirisi: Mansur Eliçin

 

 

 

Dayanışma Kazandı: Esra Bakırköy Kadın Hapisanesi’ne Sevk Edildi

Kaos GL’nin haberini sizlerle paylaşıyoruz.

Trans mahpus Esra Arıkan, trans geçiş ameliyatının ardından Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne sevk edildi.

14 yıldır mahpus ve bu süre içinde 10’u aşkın farklı hapishanede tecritte kalan trans kadın Esra Arıkan, trans geçiş ameliyatının ardından Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne sevk edildi.

Trans mahpus Esra Arıkan on dört yıl boyunca kaldığı tüm hapishanelerde gardiyanlar tarafından taciz ve şiddete maruz kaldı, birçok hakkı gasp edildi. Arıkan, 2016 yılında Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesi’nde işkenceye uğradı ve işkence sonrası hastaneye sevki engellendi. Bu dönemde Arıkan için “Trans Tutsak Esra ile Dayanışma İnisiyatifi” oluşturuldu.

İnisiyatif, Esra Arıkan’ın sevk edildiği hapishanelerde maruz bırakıldığı adaletsizlikleri kamuoyuna duyurdu ve dayanışmayı sürdürdü. Esra da dayanışmadan aldığı güçle mücadelesini kazandı. On yıllardır mücadelesini verdiği trans geçiş ameliyatını oldu ve Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne sevk edildi.

“Dayanışmayla örülen mücadelenin önünde hiçbir engel duramaz”

Bu güzel gelişmeyi Esra Arıkan’ın vasisi Merve Arkun’a sorduk. Arkun KaosGL.org’a dayanışmanın bütün engelleri kaldıracağını söyledi:

“Bu ameliyatın gerçekleşmesi hem Esra hem de bizler için çok önemliydi. Esra 10 yılı aşkın bir süredir verdiği mücadeleyi dayanışma ile kazandı. Ameliyat sonrası yaşadığı mutluluğu, mutluluğumuzu tariflemek zor… Bu bize şunu bir kez daha gösterdi; iktidarlar aramıza beton duvarlar da örse, bizleri tecrit politikalarıyla yıldırmak istese de dayanışmanın ve dayanışmayla örülen mücadelenin önünde hiçbir engel duramaz.”

Esra mektuplarınızı bekliyor

Trans geçiş ameliyatının ardından Esra ile dayanışmaya devam… Esra yollayacağınız mektuplarla yalnız olmadığını ve dayanışma ile kazandığı mücadelesinin yine dayanışma ile daha da büyüyeceğini, yalnız olmadığını hissedecek.

Esra’yla dayanışmak için mektup yollayacağınız adres şöyle:

Zuhuratbaba Mah.

Dr. Tevfik Sağlam Cad.

Lepra Hastanesi Yanı

No:28 Bakırköy/İstanbul

İlgili haber:

Trans tutsak Esra Arıkan: ‘İşkence görüyorum’

Cinsel eğilim farklılığı’ havalandırmaya çıkmaya engel!

Trans mahpus Esra’ya İzmir’den destek

İzmir’de trans mahpus Esra ile dayanışma etkinliği

Mektuplarımız trans mahpus Esra’ya!

“Voltaçark’ın Mahpusa Yeterli Gerekçe Olmadan Verilmemesi İfade Özgürlüğü İhlali”

Kaos GL’den Yıldız Tar’ın haberini sizlerle paylaşıyoruz:

AYM, LGBTİ mahpusların deneyimlerini aktaran Voltaçark kitabının bir hükümlüye verilmemesine ilişkin “ifade özgürlüğü ihlali” kararı verdi. Tazminat talebini ise reddetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), LGBTİ mahpusların deneyimlerini aktaran “Voltaçark, Hapiste LGBTİ Olmak” kitabının cezaevindeki bir mahpusa verilmemesine ilişkin karar verdi. AYM, “İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılı bir dokümanın ona verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale” diye belirtti. Müdahalenin orantılı olup olmadığının belirlenebilmesi için mahkemelerin denetime açık gerekçeler ortaya koyması gerektiğine hükmetti.

Ne olmuştu?

Ankara 1 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki bir hükümlüye 2015 yılında Voltaçark kitabı, “Türkiye Cumhuriyeti devletini suçlu gösteren, kamu kurumları ve görevlileri hakkında hedef gösterici ve doğru olmayan ifadelere yer verildiği” iddiasıyla verilmedi. Hükümlü, İnfaz Hakimliğinin ret kararına itiraz etti. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz Hakimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazının reddine karar verdi.

AYM, kararda somut olarak hangi bölümlerin bu nitelikte kabul edildiğinin belirtilmediğini vurguladı.

Demokratik düzen ve ölçülülük

AYM, hükmünü oluştururken cezaevi idaresinin müdahalesinin ve bu müdahale ardından mahkemelerin verdiği kararların ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından “demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olup olmadığını, mahkemelerin karar verirken bu ilkelere uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koymadığını inceledi.

“Somut bağlantı ve yeterli gerekçe yok”

AYM, mahkemelerin kararlarında ilkelere uygun davranmadığını, kitapla içeriğinde yer alan ifadelerin “İnfaz Kurumu güvenliği için tehlike oluşturabileceği ve mahkumun ıslahını engelleyeceği şeklindeki gerekçelere” ilişkim somut bağlantı kurulmadığını söyledi. Bu nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığı bölümler çıkarılarak geri kalan kısmın başvurucuya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığının da tartışılmadığını belirtti ve ekledi:

“Dolayısıyla başvuruya konu kitap biçimindeki yazılı dokümanın başvurucuya verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilebilmiş değildir.”

Tazminat talebi reddedildi

AYM, ihlal kararının başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamayacağını da belirtti:

“İlgili derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da bir kısmının başvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.”

AYM manevi tazminat talebini ise “ifade özgürlüğünün ihlal edildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargı merciine gönderilmesine hükmedilmesi yeterlidir” diyerek reddetti. Bu süreçte mahpus ise tahliye oldu.

Voltaçark hakkında

CİSST, Friedrich Ebert Stiftung ve Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği’nin çıkardığı kitap, Türkçe ve Kürtçe olarak yayınlandı. Kitap, Rosida Koyuncu’nun 17 LGBTİ mahpusla söyleşilerinden oluşuyor.

17.04.2018

Hapishane Görevlileri, Ziyaretçi Olarak Hapishaneye Gelen Trans Kadından Çıplak Arama Talep Ettiği İddia Ediliyor

Trans bir kadın, erkek kardeşini hapishanede ziyarete giderken çıplak arama talep eden hapishane görevlileri hakkında dava açtı.

Bu hafta başında açılan davada, 48 yaşında Çinli Nelson çıplak aramayı reddettiği için hapishaneye girişinin engellenmesi iddiasıyla Louisiana Devlet hapishanesine dava açtı.

NBC News’in haberine göre, tüm vücut taramasında pantolonunda “bilinmeyen madde” tespit edilmesi nedeniyle yüksek güvenlikli hapishaneye girişi engellendi.

Nelson, 14 seneyi aşkın bir süredir Louisiana Devlet Hapishanesini ziyaret ettiğini ve daha önce hiçbir zaman çıplak aramanın talep edilmediğini iddia etti.

Nelson’ın bu dava da avukatlığını yapan Galen Hair, “bunun yeni bir makine ya da yeni bir arama süreci olduğunu düşünüyorum” dedi.

Tüm vücut taramasından sonra hapishane görevlilerinden biri, Nelson’ın iç çamaşırının içinde bir şey olduğunu söyledi. Nelson kendisinin trans olduğunu ve ehliyetini göstererek durumu anlatmaya çalıştığını belirtti.

Duruşma tutanaklarına göre “ismi bilinmeyen bir memur Nelson’ın iç çamaşırında “bir şey” olduğunu söylediğinde, Nelson, “iç çamaşırında bir şey” olduğunu söyleyen gardiyana, bir erkek olarak doğduğunu anlatabilmek için sürücü belgesini gösterdi,

Ancak, iki gardiyan tarafından erkekler tuvaletine götürüldükten sonra Nelson soyunmayı ret etti.

Hapishane görevlileri daha sonra Nelson’a “hapishaneden/binadan çıkmak için genital bölgesini göstermek zorunda olduğunu söylediler” ve daha sonra arabasını aramayı talep ettiler.

Nelson arabasının aranmasını kabul etti fakat yine çıplak aranmayı reddetti.

Hapishane görevlileri daha sonra tüm ziyaret hakkının iptal edildiğini söylediler ve Nelson’ın annesinin ve erkek kardeşinin de, diğer kardeşini görmesini engellediler.

Avukat Galen Hair, olayın nadir yaşanan, ayrımcı bir durum olduğunun altını çizdi ve Nelson’ın diğer bütün ziyaretçiler gibi muamele görmesini gerektiğini belirtti.

Hair, “Eminim hapishane, makineden geçen erkeklerden soyunmasını talep etmiyordur.”

Louisiana Trans Savunucuları Başkanı Dylan Waguespack, hem Louisiana hapishanesinde hem de genel olarak hapishanelerde trans insanlara nasıl davranıldığının altını çizdi.

Waguespack, trans tutukluların hapishanelere sıklıkla “yanlış yerleştirildiğini” ve bu yüzden hem diğer tutuklular hem de hapishane görevlileri tarafından istismara ve tacize maruz kaldıklarını belirtti.

Waquespack, trans insanlara karşı bu ayrımcı davranışları “genel problem” olarak tanımladı.

Olaydan sonra Louisiana hapishanesinin başkan yardımcısı, Nelson’ın altı ay boyunca hapishaneyi ziyaret edemeyeceğini bir mektupla bildirdi.

Başkan yardımcısı hapishanenin tutumunu savunarak şunları yazdı: “güvenlik, sizi üst arama politikası hakkında bilgilendirdi ve üst araması sürücü belgenize bağlı olarak yapılır.”

“Güvenlik olayı açıklamaya çalıştı ama siz engellemeye devam ettiniz”

Başkan yardımcısı Nelson’ın ziyaretinin aile üyelerinin agresifleşmesi nedeniyle iptal edildiğini söyledi. Nelson bunu inkâr ediyor.

Mahkeme tutanaklarına göre, Nelson yaşadığı “duygusal yıpranma” için tazminat ve ziyaretçilere karşı ayrımcılığı yasaklamak için mahkeme emri talep ediyor.

Bu ayın başlarında Massachusetts’li bir kadın, Massachusetts Düzeltmeler Dairesi’nin kendisinin bir kadın hapishanesine götürülmesi talebinin ret edilmesinden sonra manşetlere çıktı.

40 yıldır beyanı kadın isimsiz bir kadın, şiddet içermeyen ve uyuşturucu bağlantılı bir suçtan dolayı tutuklanıp gönderildiği erkek hapishanesinde, çıplak aranmaya zorlandığını; ellendiğini ve taciz edildiğini yasal temsilcilerine iletti.

https://www.pinknews.co.uk/2018/03/17/prison-officers-demand-trans-woman-be-strip-searched-as-she-entered-prison-as-a-visitor/

17.03.2018

Haber çevirisi: Deniz Xelat Büyükkaya

 

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑