“LGBT Mahkumlar Tecrit Ediliyor”

Bianet’in haberini sizlerle paylaşıyoruz:

CİSST, LGBT mahkumların tek bir cezaevinde toplanmasının, sosyal yaşam ortamlarından koparılmasına yol açacağını belirtti. Mevcut durumda, LGBT mahpusların başlıca sorununun tecrit olduğuna dikkat çekti.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) LGBT mahkumların tek bir cezaevinde toplanmasının olumsuz sonuçlara yol açabileceğini duyurdu.

CİSST Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç bilgi edinme yasası çerçevesinde Adalet Bakanlığı’na hapishanelerdeki LGBT mahpuslara ilişkin sorular sordu.

Bakanlığın cevabını değerlendiren CİSST, bakanlığın cevabından LGBT hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılmasının planlandığının anlaşıldığını belirtti ve bunun olumsuz sonuçlarına değindi.

“LGBT mahpuslar için tek bir hapishanenin yapılması ve 79 LGBT mahpusun burada toplanması olumsuz sonuçlara da yol açabilecektir.

“Türkiye’nin birçok hapishanesinde ailesiyle ya da kendi sosyal çevresiyle aynı ilde tutulmakta olan insanlar hapishanenin yapılacağı bir mekana toplanacaktır.

“Bu durum LGBT mahpusların kendi sosyal yaşam ortamlarından koparılması anlamına gelecektir.

“Bunun yanısıra burada tutulmakta olan insanların damgalanma durumu daha da boyutlanacaktır.”

Rapor şartı

CİSST’in bakanlığın verdiği cevaplar üzerinden yaptığı diğer tespitler şöyle:

* Adalet Bakanlığı’nın kullandığı “LGBT’li” nitelendirmesi, LGBT olma halini, “kanserli”, “aidsli”, “veremli” nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir.

* Adalet Bakanlığı, LGBT mahpusların tamamının 79 kişi olduğunu belirtmektedir. Translar dışında bırakıldığında lezbiyen, gay ve biseksüel mahpusların kendileri ifade etmediği sürece tespiti ve istatistiklere girmesi olası olmadığından, 79 rakamının oldukça büyük oranda transları kapsadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.

* LGBT mahpusların hapishanelerde karşılaştığı başlıca zorluklardan birini kendilerinin şikayetlerinden de anlaşılacağı gibi tecrit edilmeleri oluşturmaktadır. Hapishanelerde az sayıda bulunan LGBT mahpusların güvenlik gerekçesiyle tecrit edildiğine dair bilgiler ve bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş bir de mahkumiyet kararı vardır.

* Bakanlığın verdiği rakamlara bakıldığında da Maltepe’deki 11 ve Eskişehir’deki 9 mahpusun haricindeki 59 mahpusun diğer 16 hapishaneye dağıtılmış olduğu görülmektedir. Bu durum bu mahpusların tecrit edilip edilmediği düşüncesini akla getirmektedir.

* Maltepe ve Eskişehir dışarıda bakıldığında LGBT mahpuslar her hapishanede ortalama üç kişi olarak tutulmaktadır. Beş LGBT mahpus tamamen tektir. Bu rakamlar LGBT mahpusların büyük bir çoğunluğunun tecrit edildiğinin ifadesidir..

* LGBT olduğunu beyan eden mahpuslara sağlık kurulu raporu aldırılması şart koşulmakta ve bu nedenle bu mahpuslar insanlık onuruyla bağdaşmayacak muayenelerle karşılaşabilmektedirler.

* Hapishanelerde ortak kullanım alanlarının sınırlı olduğu bilinmektedir. Bu sınırlılık içerisinde planlama yapılırken hapishanelerde sayıları az olan LGBT mahpusların göz ardı edildiğine dair örnekler bilinmektedir.

* Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBT mahpusların 8′i tutuklu 71′i hükümlüdür yani yaklaşık 9′da 1′i tutukludur. Türkiye’deki tüm mahpusların (17 Temmuz 2013 tarihi itibariyle) ise 26.809′u tutuklu 105.419′u hükümlüdür. Bu ise yaklaşık 4′de 1′i eder. Elde LGBT mahpusların dava sürelerine ilişkin veri olmasa dahi bu rakamlara bakıldığında LGBT’ler için dava süreçlerinin daha hızlı işlediği söylenebilir. Bu daha hızlı işleme sürecinin bir olumluluk olmaktan öte damgalanmadan kaynaklı bir olumsuzluk olduğu irdelenebilecek bir iddia olarak ele alınabilir. (YY)

CİSST’in sorularına ve bakanlığın cevaplarına buradan ulaşabilirsiniz.

29.07.2013

Adalet Bakanlığı’ndan LGBT Mahpuslara İlişkin Başvurumuza Cevap Var

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç’ın bilgi edinme yasası çerçevesinde Adalet Bakanlığı’na sorduğu, LGBT mahpuslara ilişkin sorulara cevap geldi. Adalet Bakanlığı’nın sorulara vermiş olduğu cevaplara bakıldığında ilk yapılabilecek olan tespitler şunlardır:

1- Adalet Bakanlığı’nın kullandığı “LGBT’li” nitelendirmesi, LGBT olma halini, “kanserLİ”, “aidsLİ”, “veremLİ” nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir.

2- Adalet Bakanlığı, LGBT mahpusların tamamının 79 kişi olduğunu belirtmektedir. Translar dışında bırakıldığında Lezbiyen, Gay ve Biseksüel mahpusların kendileri ifade etmediği sürece tespiti ve istatistiklere girmesi olası olmadığından, 79 rakamının oldukça büyük oranda transları kapsadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.

3- LGBT mahpusların hapishanelerde karşılaştığı başlıca zorluklardan birini kendilerinin şikayetlerinden de anlaşılacağı gibi tecrit edilmeleri oluşturmaktadır. Hapishanelerde az sayıda bulunan LGBT mahpusların güvenlik gerekçesiyle tecrit edildiğine dair bilgiler ve bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş bir de mahkumiyet kararı vardır (Bu konuda blogumuzda yayınlanan haber için burayı tıklayınız). Bakanlığın verdiği rakamlara bakıldığında da Maltepe’deki 11 ve Eskişehir’deki 9 mahpusun haricindeki 59 mahpusun diğer 16 hapishaneye dağıtılmış olduğu görülmektedir. Bu durum bu mahpusların tecrit edilip edilmediği düşüncesini akla getirmektedir.

Bakanlığın verdiği bilgiye göre mahpus sayısına göre hapishane adedi şöyledir:

Mahpus Sayısı                                  Hapishane Sayısı              Hapishaneler

11                                                                          1                             Maltepe

9                                                                            1                             Eskişehir

7                                                                            2                             Antalya L, Metris 2

6                                                                            4                             Alanya L, Ankara 2 L, Bafra T, Kocaeli 2 T

5                                                                            1                             Çorum L

4                                                                            1                             Ankara 1 L

3                                                                            1                             Kocaeli 1 T

2                                                                            2                             Adana E, Buca

1                                                                            5                             Afyonk. E, Burdur E, Nevşehir E, Sivas E, Tokat T

Maltepe ve Eskişehir dışarıda bakıldığında LGBT mahpuslar her hapishanede ortalama 3 kişi olarak tutulmaktadır. 5 LGBT mahpus tamamen tektir. Bu rakamlar LGBT mahpusların büyük bir çoğunluğunun tecrit edildiğinin ifadesidir..

4- Adalet Bakanlığı’nın ifadelerine göre girişte LGBT olduğunu belirten mahpuslar “durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılarak aynı durumda olan hükümlü ve tutuklular ile birlikte, konumlarına uygun koğuşlarda barındırılmaktadır”. Burada üzerinde durulması gereken konuyu, “durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılması” oluşturmaktadır. LGBT olduğunu beyan eden mahpuslara sağlık kurulu raporu aldırılması şart koşulmakta ve bu nedenle bu mahpuslar insanlık onuruyla bağdaşmayacak muayenelerle karşılaşabilmektedirler.

5- Bakanlık, LGBT’ler  “ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama” yapılır demekte ve eklemektedir “mevzuat hükümleri ve kurumun imkanları da göz önünde bulundurularak”. Hapishanelerde ortak kullanım alanlarının sınırlı olduğu bilinmektedir. Bu sınırlılık içerisinde planlama yapılırken hapishanelerde sayıları az olan LGBT mahpusların göz ardı edildiğine dair örnekler bilinmektedir. Bu konuda bir yazıya daha önce bloğumuzda yer vermiştik. 

6- Bakanlığın verdiği cevaptan anlıyoruz ki “LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır.” LGBT mahpuslar için tek bir hapishanenin yapılması ve 79 LGBT mahpusun burada toplanması olumsuz sonuçlara da yol açabilecektir. Türkiye’nin bir çok hapishanesinde ailesiyle ya da kendi sosyal çevresiyle aynı ilde tutulmakta olan insanlar hapishanenin yapılacağı bir mekana toplanacaktır. Bu durum LGBT mahpusların kendi sosyal yaşam ortamlarından koparılması anlamına gelecektir. Bunun yanısıra burada tutulmakta olan insanların damgalanma durumu daha da boyutlanacaktır.

7- Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBT mahpusların 8’i tutuklu 71’i hükümlüdür yani yaklaşık 9’da 1’i tutukludur. Türkiye’deki tüm mahpusların (17 Temmuz 2013 tarihi itibariyle) ise 26.809’u tutuklu 105.419’u hükümlüdür. Bu ise yaklaşık 4’de 1’i eder. Elde LGBT mahpusların dava sürelerine ilişkin veri olmasa dahi bu rakamlara bakıldığında LGBT’ler için dava süreçlerinin daha hızlı işlediği söylenebilir. Bu daha hızlı işleme sürecinin bir olumluluk olmaktan öte damgalanmadan kaynaklı bir olumsuzluk olduğu irdelenebilecek bir iddia olarak ele alınabilir.

8- Bilgi edinme çerçevesinde sorulan soruların bir kısmı cevaplanmamıştır.

Yukarıdaki 8 tespit, Adalet Bakanlığı’nın cevapları üzerinden yapılabilecek ilk tespitlerdir. Hapishanelerin birer kapalı kutu olması durumu LGBT mahpuslar söz konusu olduğunda daha da kapalılık arzetmektedir. Bu konunun gündeme getirilmesi, izlenmesi, sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin oluşturulup bu önerilerin insan hakları kapsamında devletten talep edilmesi önemlidir.

Aşağıda bilgi edinme hakkı çerçevesinde yapılan başvurunun sorularını ve gelen cevapları okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Bilgi Edinme Hakkı Çerçevesinde Yapılan Başvurudaki Sorular:

Türkiye’deki ceza ve tutukevlerinde sadece heteroseksüel bireyler bulunmamaktadır. Türkiye’nin yasal mevzuatında tanınmasalar da geleneksel “kadın” ve “erkek” normlarının dışında kalan ve LGBT olarak da bilinen lezbiyen, gay, biseksüel ve trans bireyler de hapishanelerde tutulabilmektedir.
Lezbiyen terimi, kendi cinsine yönelik cinsel yönelim taşıyan kadınlar için kullanılmaktadır.
Gay terimi, kendi cinsine yönelik cinsel yönelim taşıyan bütün kişileri kapsamakta ancak genellikle erkekleri kastetmek için kullanılmaktadır.
Biseksüel terimi, hem kendi cinsinden hem de karşı cinsten bireylere karşı çekim ve cinsel ilgi duyan bireyler için kullanılmaktadır.
Trans terimi, farklı cinsiyet kimlikleri ve/veya cinsiyet ifadelerini kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Bu kapsamda, “travesti”, “transeksüel”, “transgender”, “cross-dresser” ve geleneksel “kadın” ve “erkek” normlarının dışında kalan diğer tanımları kapsayacak bir çatı sözcüğü olarak kullanılmaktadır.
Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimi nedeniyle, sadece kendileri olmaktan kaynaklı olarak bu insanların hapishanelerde kendilerine özgü sorunları, sıkıntıları, ihtiyaçları olabilmektedir. Bu ihtiyaç ve sorunların ortaya çıkarılabilmesi, çözüme kavuşturulabilmesi öncelikle elde ilgili verilerin olabilmesiyle mümkündür. Bu nedenle:
1- Türkiye’deki ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hapishanelerinde geleneksel “kadın” ve “erkek” normlarının dışında kalan ve LGBT olarak bilinen kaç tutuklu, kaç hükümlü bulunmaktadır?
2- Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinden hangilerinde (il, ilçe ve kurum adıyla belirtilmek suretiyle bilgi istenmektedir) kaç tane LGBT tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır?
3- LGBT tutuklu ve hükümlülerin kaçı hangi yasayı/yasaları ihlalden hapishanede tutulmaktadır?
4- Tutukevlerine ve ceza infaz kurumlarına girişleri sırasında geleneksel “kadın” ve “erkek” normlarının dışında cinsel kimlikleri veya cinsel yönelimleri olduğunu söyleyen kişiler ceza ve tutukevlerinde nerelerde, hangi koşullarda tutulmaktadır?
5- Türkiye’deki ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin hangilerinde (il, ilçe ve kurum adıyla belirtilmek suretiyle bilgi istenmektedir) LGBT bireyler için ayrı koğuşlar bulunmaktadır? Ayrı koğuşların bulunmadığı ceza infaz kurumlarında ve tutukevlerinde kalan LGBT bireyler nerelerde, hangi koşullarda tutulmaktadır? Bu mahpuslardan kendi isteğiyle diğer mahpuslardan ayrı tutulanlar var mıdır? Kendi isteği dışında ayrı tutulan kaç LGBT mahpus vardır?
6- Türkiye’deki ceza ve tutukevlerinde LGBT bireylere, onların ihtiyaçlarına yönelik özel bir düzenleme yapılmakta mıdır? Yapılmaktaysa bunlar nelerdir?
7- LGBT mahpusların hormon tedavisi gibi özel sağlık hizmeti ihtiyaçları bulunabilmektedir. Bu hizmet ve ihtiyaçları karşılanmakta mıdır? Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hormon tedavisi talebinde bulunan mahpus var mıdır? Bu talepleri karşılanmış mıdır?
Ayrıca LGBT mahpusların ağda, permatik gibi özel ihtiyaçları bulunmaktadır. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin kantinlerinde bu ihtiyaçlar satışa sunulmakta mıdır? Maddi imkanı olmayan mahpusların bu ihtiyaçları karşılanmakta mıdır?
8- LGBT mahpuslar, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde mahpuslara yönelik ortak kullanım alanı, spor salonu, kütüphane gibi hizmet ve tesislerden yararlandırılabilmekte midir? Bu hizmet ve tesislerden yararlanırken diğer mahpuslarla bir araya getirilmekte midir?
9- Türkiye’deki ceza ve tutukevlerinde LGBT mahpusların sorunlarına ve durumlarına yönelik bir çalışma yürütülmüş müdür ve hala yürütülmekte olan bir çalışma var mıdır?

Adalet Bakanlığı’ndan Gelen Cevap

T.C. ADALET BAKANLIĞI
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
Sayı : 10972642/2683/96537 24/07/2013
Konu :Bilgi edinme talebi.
Sayın Zafer KIRAÇ Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Kamerhatun Mh. Hamaltaşı Cad. Üstündağ İş Merkezi No:14/139 Galatasaray-Beyoğlu/İSTANBUL info@cezaevindestk.org

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca 05.07.2013 tarihli bilgi edinme başvurunuz ile ilgili cevaplar aşağıda açıklanmıştır. Söz konusu başvurunuzla ilgili olarak;
hükümlü ve tutukluların kuruma girişlerinde LGBT olduklarını beyan etmeleri durumunda durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılarak aynı durumda olan hükümlü ve tutuklular ile birlikte, konumlarına uygun koğuşlarda barındırılmaktadır. Ceza infaz kurumlarında bulunan tüm hükümlü ve tutuklularda olduğu gibi LGBT’li hükümlü ve tutukluların da beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri kurum revirinde verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir. İlgili hekimin önerileri ile LGBT’li hükümlü ve tutukluların rutin kontrolleri ve tedavileri düzenli olarak tıbbi gereklilik ve mevzuata uygun yaptırılmakta, bakımlarında da imkanlar ölçüsünde her türlü yardım ve psikolojik destek sağlanmaktadır.
Ceza infaz kurumlarında bulunan LGBT’li hükümlü ve tutukluların sağlık durumu, mevzuat hükümleri ve kurumun imkanları da göz önünde bulundurularak, ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılmakta olup; diğer mahkumların faydalandığı her türlü olanaktan faydalanmaları sağlanmaktadır.
Aynı başvuruyla ilgili olarak; hükümlü ve tutukluların kuruma girişlerinde LGBT olduklarını beyan etmeleri durumunda durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılarak aynı durumda olan hükümlü ve tutuklular ile birlikte, konumlarına uygun koğuşlarda barındırılmaktadır.
LGBT durumundaki hükümlü ve tutuklular ceza infaz kurumlarında ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılmaktadır.
Ayrıca; LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır.
Aynı başvuruyla ilgili olarak; 15.05.2013 tarihi itibariyle Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan LGBT tutuklu ve hükümlü sayısı ile bulundukları Ceza İnfaz Kurumlarını gösterir tablo ekte sunulmuştur. Ayrıca, Bilgi Edinme Kanunun “istenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlımlı 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan ve görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılıcak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” hükmü yer almaktadır. Bu itibarla; Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan LGBT tutuklu ve hükümlülerin işlemiş oldukları suçlara ve aldıkları ceza miktarlarına ilişkin talep özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektirdiğinden yerine getirilememiştir. Bilgilerinize rica ederim.
Burhanetten ESER Hakim Bakan a. Genel MüdürYardımcısı EK:(1 SAYFA)
Konya Yolu No: 70 06330 Beşevler/ANKARA Ayrıntılı bilgi için irtibat: Tel: (0312) 204 16 80 Faks: (0312) 223 73 40 e.posta:cte@adalet.gov.tr Elektronik Ağ: www.cte.adalet.gov.tr

Cevaba Ek Olarak Gelen Liste:

BULUNDUKLARI CEZA İNFAZ KURUMLARINA GÖRE DAĞILIMLARI

Ceza İnfaz Kurumu

Tutuklu

Hükümlü

Toplam

Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

2

Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

6

6

Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

4

4

Ankara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

6

6

Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

7

7

Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

6

6

Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

5

5

Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

9

9

İzmir-Buca Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

2

Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

3

3

Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

5

6

Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

2

9

11

Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

3

4

7

Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

1

1

TOPLAM

8

71

79

*Bu tablo, 19/04/2008 tarihli ve 26852 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/13472 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Resmî İstatistik Programı kapsamında olmayıp, hizmete özel olarak hazırlanmıştır.

Fransa’da İlk Kez Eşcinsel Mahpuslar Hapishanede Evlendi

Alfredo Stranieri ve Germain Gaiffe isimli mahpuslar Poissy hapishanesinde evlendi. Nikahı Poissy kasabasının Sosyalist Belediye Başkanı Frederik Bernard kıydı. İlgili haberi okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Eşcinsel Mahkumlar Cezaevinde Evlendi

Eşcinsel nikahı kıyan Belediye Başkanı Frederik Biernard, yasaların herkes için geçerli olduğunu belirterek, cezaevinde iki eşcinsel mahkum arasında suçları ne olursa olsun bir nikah kıymasının sakıncası olmadığı görüşünü dile getirdi.

17.07.2013

ABD’den Hapishanelerde Tecavüzü Önleme Yasası ve LGBT Mahpuslar (İngilizce)

National Center of Transgender Equality

Gezi Parkı İsyanı gözaltıları sırasında dayatılan çıplak arama ve Pozantı hapishanesinde çocuk mahpuslara tecavüzler bir kez daha gösterdi ki cinsel istismar, saldırı, tecavüz göz altılar sırasında ve hapishanelerde hala yaşanıyor. Kadınların yanı sıra çocuklar ve özellikle de LGBT mahpuslar bu saldırılara maruz kalabilecek öncelikli grubu oluşturuyorlar. Amerika’da hapishanelerde yaşanabilecek bu saldırıların engellenmesi amacıyla bir yasa çıkarıldı. ABD Kongresi tarafından 2003 yılında oybirliğiyle kabul edilen bu yasanın ismi: “Hapishanelerde Tecavüzün Önlenmesi Yasası” (Prison Rape Elemination Act – PREA). ABD Adalet Bakanlığı 2012 yılı Mayıs ayında bu yasayı uygulamak için son düzenlemeleri de yayınladı. Okuyucularımızla, National Center of Transgender Equality adlı kuruluşun, çıkarılmış olan bu yasanın LGBT mahpuslar için ne anlama geldiğini değerlendiren yazısını paylaşıyoruz:

LGBT PEOPLE AND THE

PRISON RAPE ELIMINATION ACT

July 2012

Sexual abuse is rampant in prison and detention facilities today, and lesbian, gay, bisexual, transgender  and gender nonconforming people are among those most at risk. To address this crisis, Congress unanimously passed the Prison Rape Elimination Act (PREA) in 2003. After nearly a decade of study and review, the U.S. Department of Justice issued final regulations to implement PREA in May 2012.

These rules represent an historic step toward ending the crisis of sexual abuse in confinement. This resource outlines key protections provided by the PREA Standards and what they mean for LGBT people.

WHAT DO THE PRISON RAPE ELIMINATION ACT STANDARDS DO?

The Prison Rape Elimination Act (PREA) Standards are a comprehensive set of federal rules that address all aspects of a facility’s operations as they relate to preventing, detecting, and responding to abuse. Among the most important protections are the following:

Screening and classification

▪ Facilities must screen all individuals at admission and upon transfer to assess their risk of experiencing or perpetrating abuse, including identifying those who may be at risk because of their transgender status, gender nonconformity, sexual orientation, or intersex condition. The individual’s own perception of their vulnerability must also be considered.

▪ Individuals may not be disciplined for any refusal or nondisclosure during screening regarding gender identity, sexual orientation, intersex condition, disability status, or prior sexual victimization.

▪ Facilities must use this information to make appropriate, individualized decisions about an individual’s security classification and housing placement.

A Crisis of Sexual Abuse in Confinement

More than 200,000 youth and adults are sexually abused in prisons, jails, and juvenile detention facilities each year according to federal estimates. (U.S. Department of Justice, Feb. 3, 2011). These statistics point to a grave, systemic failure to protect individuals from abuse. While anyone can become the victim of sexual violence, transgender and gender nonconforming people are at significant risk in confinement. A study of California prisons found that transgender women in men’s prisons were 13 times as likely to be sexually abused as other inmates (Center for Evidence-Based Corrections, 2009). Those who are young, have disabilities or mental illness, are gay, lesbian or bisexual, or are incarcerated for the first time are also especially vulnerable. Survivors of sexual abuse behind bars suffer the same trauma as other abuse survivors. When combined with inadequate counseling and medical care, this abuse can lead to post-traumatic stress disorder, depression, substance abuse, HIV and other infections that take a heavy toll on survivors, their families and communities, and public budgets.

Housing transgender people

▪ Decisions about where a transgender person, or a person with an intersex condition, is housed must be made on a case-by-case basis; they cannot be made solely on the basis of a person’s anatomy or gender assigned at birth. This means that, for example, every transgender woman must be assessed individually to determine whether she would be best housed with other women instead of in a men’s facility. An individual’s views regarding their personal safety must be seriously considered.

▪ These decisions must be reassessed at least twice per year to consider changed circumstances such as incidents of abuse or changes in an individual’s appearance or medical treatment.

▪ All transgender people and people with intersex conditions must be given the opportunity to shower separately from other inmates if they wish, regardless of where they are housed.

Protective custody

▪ Facilities too often respond to the problem of abuse by placing survivors and those most at risk in isolation. When prolonged, this isolation can amount to torture. The Standards restrict such uses of “protective custody” by requiring that all available alternatives be assessed before placing an inmate involuntarily in segregated housing. Alternatives might include relocating a perpetrator of abuse, providing heightened supervision, changing housing placement or cellmates, placement in a singleoccupancy cell within the general population, or transfer from a men’s to a women’s facility or vice versa.

▪ In cases where inmates must be placed in segregation or isolation, access to programs, education, and other opportunities must continue to the greatest extent possible. Moreover, segregation—when it must be used—should not last for longer than 30 days. Agencies must document the reasons for any restrictions on programs or other opportunities and any use of segregation beyond 30 days.

Segregated LGBT pods or units

▪ In some facilities, gay, lesbian, bisexual, or transgender individuals are housed in separate units. Some people may prefer to be housed in this way because they may feel they are safer from being abused by other inmates. However, these units can also pose some risk of further stigmatizing individuals and making them more vulnerable to harassment and abuse by staff. Individuals in such segregated units may also be restricted in their access to education, jobs, and other programs and opportunities.

▪ The Standards place some limits on separate housing for LGBT people. LGBT people may be housed in separated, dedicated housing units only if such placement is voluntary or is based on a case-by-case assessment that includes other factors; if the unit also houses other groups of vulnerable individuals; or if the unit was established as part of the resolution of a lawsuit to protect LGBT people.

Searches

▪ The Standards prohibit all cross-gender strip searches and cavity searches except in emergencies, or those conducted by a medical professional. Cross-gender pat searches of female inmates by male staff are also generally prohibited. Any cross-gender searches that occur must be documented.

▪ The Standards do not specifically state how these requirements apply to transgender people. Many agencies permit transgender individuals to make a choice at admission as to whether they will be searched by male or female officers for purposes of these requirements, and NCTE recommends this as a best practice that conforms to the standards.

▪ All searches must be conducted in the least intrusive manner possible, and staff must be trained on how to be professional and respectful in conducting searches of transgender people. No search or physical exam may be conducted when the only purpose is to determine the inmate’s genital status.

Minors in adult facilities

▪ Many correctional experts recommend that minors should never be housed in adult prisons. The Standards do not completely prohibit this practice, but they require separation of youthful inmates from adult inmates both inside and outside of housing units, and outside of housing units unless there is direct staff supervision.

Staff training

▪ All facilities must train staff on a variety of issues related to sexual abuse prevention, including interacting professionally with LGBT and gender nonconforming people and those with intersex conditions.

Reporting abuse

▪ Fear of retaliation and further contact with abusers are obstacles to reporting sexual abuse in confinement. The Standards stipulate that individuals must have multiple ways to internally make private reports of sexual abuse and harassment, retaliation (by staff or other inmates), and any staff negligence that may have contributed to abusive incidents.

▪ Individuals will also have at least one way to report abuse or harassment outside of the correctional department/agency, and may choose to do so anonymously. No discipline may be taken against an inmate for filing a grievance unless the agency can demonstrate that it was filed in bad faith.

Support for survivors of abuse

▪ When a person has experienced sexual abuse, the Standards require facilities to ensure that the individual is separated from alleged abusers and protected from retaliation. Facilities must provide immediate and ongoing medical and mental health care as needed; gather and preserve evidence and conduct an investigation; report to appropriate law enforcement authorities; report the results of investigations to abuse survivors; and take appropriate corrective action. Facilities must also permit individuals to access support from outside organizations in as confidential a manner as possible.

Consensual sex vs. sexual abuse

▪ The Standards define sexual abuse between inmates as sexual contact made without consent, through threat or coercion, or when a person is unable to consent. The Standards permit facilities to prohibit sex of any kind between inmates. However, facilities may not treat consensual sex as equivalent to sexual abuse.

▪ The Standards define any sexual contact with inmates by a staff member as sexual abuse. Inmates cannot be disciplined for sexual contact with staff unless the agency finds after investigation that the staff member did not consent.

▪ Staff must be trained on distinguishing between consensual sexual activity and abuse, and in juvenile facilities must also be trained on applicable age of consent laws.

Grievances and access to courts

▪ Federal law limits inmates’ access to the courts by first requiring that they go through (exhaust) all steps of an institution’s internal grievance system. In an effort to relieve some of the unfair effects of this law on survivors of sexual abuse, the Standards require agencies to adjust their procedure to deem grievances related to sexual abuse “exhausted” in certain circumstances. The Standards prohibit imposing a time limit on when an inmate may submit a grievance regarding sexual abuse. An agency must deem a grievance regarding sexual abuse to be exhausted if it is denied at any stage of appeal, or is not responded to by a set deadline.

▪ The Standards also require agencies to provide a way for inmates to submit grievances without being required to address the issue directly with facility staff, and to permit inmates to get assistance with their grievances from third parties.

▪ If agencies fully implement the Standards, these requirements would make it easier for abuse survivors to ultimately bring their claims to court. However, individuals should be aware that their grievance will be subject to the procedures an agency has in place at the time of the grievance, whether or not they comply with the PREA Standards.

Compliance and Enforcement

▪ Each agency must designate staff with sufficient time and resources to oversee compliance with the Standards.

▪ Each facility must be audited once every three years by an independent auditor, with 1/3 of all facilities audited each year. The Department of Justice may recommend auditing a particular facility sooner if it is deemed necessary. Auditors must have access to copies of any relevant documents and be able to interview and receive correspondence from inmates and local organizations.

▪ The Standards are legally binding on federal prisons starting in 2012.

▪ Starting in 2013, each state’s Governor must certify annually, based on the latest audits, that state-run facilities are in compliance or making a good faith effort to comply, or suffer a financial penalty.

▪ Accrediting organizations such as the American Correctional Association that receive federal funds must adopt accreditation standards consistent with the PREA Standards.

PREA rules apply to:

▪ Prisons and jails;

▪ Short-term police lock-ups (such as police stations);

▪ Juvenile detention centers; and

▪ Community confinement facilities (including halfway houses, rehabilitation centers and other community residential facilities for those completing a criminal sentence, fulfilling a condition of pre-trial release, or post-release supervision).

Specific requirements differ for each type of facilities. All agencies must ensure that their contractors are in compliance with applicable Standards.

WHAT’S NEXT?

Facilities covered by the Standards must comply or risk losing required accreditations and/or a portion of their federal funding, and many have already begun taking steps to comply. The Standards are immediately binding on federal prisons. However, much still remains to be done:

                   Pressing for implementation at the local level. Advocacy and assistance from LGBT organizations and individuals at the local level, together with others concerned about ending abuse, is needed to ensure that jails, lock-ups and other entities come into full compliance with the Standards. NCTE and other organizations listed below may be able to provide technical assistance for local advocacy efforts.

                   Ensuring compliance. Strong action will be needed by accrediting organizations, the Department of Justice, and the Governors of each state to monitor compliance and impose penalties when needed.

                   Protecting detained immigrants. The current Standards do not apply to many facilities that house individuals being detained for immigration purposes. The Department of Homeland Security and other federal agencies are required to develop their own rules to comply with PREA, to be completed in early 2013. Advocacy is needed to ensure these standards are at least as strong as the Department of Justice rules.

HOW CAN I REPORT ABUSE?

Individuals who have experienced or are aware of sexual abuse should follow the grievance procedures of the institution involved and, if possible, obtain legal assistance. Be aware of any deadlines that may apply regarding statutes of limitations for criminal or civil actions regarding the abuse, as well as the institution’s procedures for emergency grievances. Processes for filing a grievance should be available both within the agency (without involving the abuser) and through an outside/independent organization or company. You should follow whichever procedure you are most comfortable with. In federal prisons, you can write to the appropriate Regional Director http://www.bop.gov/about/ro/index.jsp) if you are unsure of other channels for filing your grievance. Remember that if you would like to file a lawsuit in court regarding sexual abuse, you may need to file an institutional grievance first. (Note: While an individual may file a lawsuit in response to incidents of sexual abuse or other serious mistreatment, there is no general right to sue for failing to follow the procedural requirements of PREA.)

The Special Litigation Section (http://www.justice.gov/crt/complaint/#eight) of the US Department of Justice Civil Rights Division investigates cases of systematic civil rights violations in prisons, jails, detention facilities, as well as other institutional facilities that are run by state or local governments. This means that a single incident of discrimination or abuse is not generally enough to trigger a Special Litigation investigation, but widespread violations in the institution affecting many individuals are considered. Complaints can be submitted to the Special Litigation Section by mail or telephone.

HOW CAN I GET LEGAL HELP?

While NCTE does not provide legal services or referrals, there are many other organizations that do provide legal assistance to incarcerated or formerly incarcerated people. You can try your local legal aid or legal services organization, or national or regional organizations such as the Transgender Law Center, Lambda Legal, the National Center for Lesbian Rights, the ACLU, and others listed below or on NCTE’s website.

Additional Resources

National Standards to Prevent, Detect and Respond to Prison Rape

Code of Federal Regulations, Title 28, Part 115

Full text: http://www.prearesourcecenter.org/library/488/standards/department-of-justicenational-prea-standards

 

Report systemic abuse

Civil Rights Division

Special Litigation Section

877-218-5228

http://www.justice.gov/crt/complaint

 

Legal service organizations

http://www.lsc.gov/find-legal-aid

 

Immigration legal service providers

http://www.justice.gov/eoir/probono/states.htm

 

Jailhouse Lawyer’s Handbook

http://jailhouselaw.org/

 

Support for survivors

Just Detention International

3325 Willshire Blvd., Suite 340

Los Angeles, CA 90010 415-252-1444

http://www.justdetention.org

TGI Justice Project

349 9th St., Suite 202B

San Francisco, CA 94103

213-384-1400

http://www.tgijp.org

Legal help or referrals

ACLU National Prison Project

915 15th St., NW, 7th Floor

Washington, DC 20005

212-549-2500

http://www.aclu.org

Lambda Legal National Headquarters

129 Wall Street

New York, NY 10005

212-809-8585

http://www.lambdalegal.org/nhq

Lambda Legal Midwest Region

11 East Adams, Suite 1008

Chicago, IL 60603

312-663-4413 http://www.lambdalegal.org/mro

Lambda Legal South Central Region

3500 Oak Lawn Ave., Suite 500

Dallas, TX 75219

214-219-8585

http://www.lambdalegal.org/scro

Lambda Legal Southern Region

730 Peachtree St., NE Suite 1070

Atlanta, GA 30308

404-897-1880

http://www.lambdalegal.org/sro

Lambda Legal Western Region

http://www.lambdalegal.org/wro

Los Angeles, CA 90010

213-382-7600

3325 Wilshire Boulevard, Suite 1300

National Center for Lesbian Rights

870 Market St., Suite 370

San Francisco, CA 94102

415-392-6257 http://www.nclrights.org/

Transgender Law Center

http://transgenderlawcenter.org

San Francisco, CA 94102

415-865-0176

870 Market St., Room 400

Gay & Lesbian Advocates & Defenders

30 Winter St., Suite 800

Boston, MA 02108

617-426-1350 http://www.glad.org

Sylvia Rivera Law Project

147 W 24th St., 5th Floor

http://srlp.org

212-337-8550

New York, NY 10011

Transgender Legal Defense and Education Fund

151 W 19th St., Suite 1103

New York, NY 10011

646-862-9396 http://transgenderlegal.org

Transformative Justice Project of Illinois

http://tjlp.org/

Chicago, IL 60647

773-272-1822

2040 N. Milwaukee Ave.

Center for Constitutional Rights

666 Broadway, 7th Floor New York, NY 10012

http://ccrjustice.org/

Juvenile justice

The Equity Project

http://www.equityproject.org

info@equityproject.org

Immigration detention

Immigration Equality

40 Exchange Place, Suite 1705

New York, NY 10005

http://www.immigrationequality.org

212 714-2904

National Immigrant Justice Center

208 LeSalle St., Suite 1818

Chicago, IL 60604

http://immigrantjustice.org

National Center for Transgender Equality ▪ 1325 Massachusetts Avenue NW, Suite 700, Washington, DC 20005
(202) 903-0112 ▪ ncte@transequality.org ▪ www.TransEquality.org

CİSST’tan Zafer Kıraç, LGBT Mahpusları Yazdı

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç, KAOS GL dergisine LGBT mahpusları yazdı. Derginin 129. sayısında yayınlanan yazıyı okuyucularımızla paylaşıyoruz:

LGBT Mahpuslar
Zafer Kıraç
Sayı: 129, Sayfa: 50-51

Hapiste LGBT sayfalarımızda iki konuya yer ayırmak istiyoruz; ayrıca uluslararası kurallardan bölümlere de yer vermeye devam ediyoruz. Birincisi; Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin kolaylaştırıcılığıyla yürütülecek, katkı sağlayacak herkese açık katılımcı bir yöntemle ilerleyecek olan Özel İhtiyacı Olan Mahpuslar Projesi “LGBT Mahpuslar’’çalışması için desteklerinizi bekliyoruz. İkincisi; Türkiye’de hapishaneler genellikle siyasi davalar üzerinden gündeme gelir, doğal olarak da o mahpus grubunun sorunları üzerinden tartışılır. Adli ve Siyasi mahpus ayırımı çok belirgin bir şekilde önümüzde durur. Hatta Adli Mahpuslar da kendi içinde çok farklı gruplara ayrılıp yine çeşitli ayırımcılıklara uğrar. Bu ayırımcılık hem devlet hem de sivil toplum örgütleri tarafından yapılır. Bu çoğunlukla mahpusların birbirlerine yaptığı bir ötekileştirmeyi de beraberinde getirir.
Hapisteki her bireyin yararına olacak olan tartışma yöntemi ayırım yapılmadan “içeride olmak’’ ve “hapsedilmek’’ ve bunun getirdiği insan hakları ihlalleri üzerinden konuyu tartışmaktır. Bir grubu diğerine göre daha öncelikli ya da saygın görmek ve bu bakışla da ayrıcalıklar istemek başka ihlallerin önünü açmaktadır. Her mahpus grubu elbette kendine özgü koşulları içinde değerlendirilebilir ancak hapishanelerde suçlara göre ayırım yapılmadan uluslararası insan haklarına uygun bir yaşam alanı kurulması gereklidir. Bu konuyla ilgili Sosyoloji Mezunları Derneği üyesi Mustafa Eren tarafından siyasi mahpusların nasıl ayırımcılığa uğradığını görmemiz açısından önemli olduğunu düşündüğümüz yazısına yer veriyoruz. Bu tartışmayı başka sivil toplum örgütlerinden alacağımız görüşlerle sürdüreceğiz.
Hapishanelerde dergimize ulaşanlardan bize yazmalarını bekliyoruz, hem yaşadıkları sorunları çözmeye çalışırız, hem de bu sayfalarda yer vererek kamuoyunda tartışılmasını sağlayabiliriz.
Önümüzdeki sayılarda buluşmak üzere,
Zafer Kıraç

Özel ihtiyaçları olan mahpuslar çalışması: “LGBT Mahpuslar’’
Türkiye’de kamu ve sivil toplum, mahpusların durumlarıyla çok ilgili değillerdir. Ayrıca yetkililer de dâhil olmak üzere birçok insanın düşündüğünün aksine, mahpusların hepsi genç, sağlıklı, heteroseksüel, erkek, Müslüman ve Türkiye vatandaşı değildir. Hapishane koşulları, bu projenin de hedef grubunu oluşturan yaşlı, LGBT, engelli ve yabancı uyruklular için çoğu zaman yeterli ve uygun değildir. Bu gruplar çoğu zaman ihmal edilmiştir ve şu anda Sivil Toplum Kuruluşları tarafından bu gruplar üzerine yürütülen çalışmalar oldukça yetersizdir. Bu çalışma, bu yetersizliği giderebilme konusunda bir adım olma iddiasını taşımaktadır.
Bu iddia göz önüne alınarak projenin amaçları şöyle sıralanabilir: Özel ihtiyaçları olan mahpuslara yönelik insan hakları ihlallerini önlemek ve bunları uluslararası standartlara ulaştırmak amacı ile bu proje LGBT, yaşlı, yabancı uyruklu ve engelli mahpusların sorunlarını belirlemeyi ve değerlendirmeyi; onların özel ihtiyaçlarını ve taleplerini dile getirmeyi; hapishanedeki durumlarını kamuda görünür kılmayı; bu durumu eşitlik ve insan hakları sorunu olarak ele almayı amaçlar. Proje ayrıca, uluslararası insan hakları standartları ve normları ile UNODC el kitabının önerileri doğrultusunda LGBT, yaşlı, yabancı uyruklu ve engelli mahpuslar için daha iyi, insani yaşam koşulları elde etmek için devlet yetkilileri üzerinde baskı oluşturmayı amaçlamaktadır.
Bu amaçlara ulaşabilmek için şöyle bir yöntem izlenecektir: Proje kapsamında ilk olarak her bir grubun ilgili ve gönüllü sivil toplum örgütleriyle toplantılar düzenlenecektir. Yapılan toplantıların ardından ikinci adımı, her bir grup için hapishane ziyaretleri oluşturacaktır. Bu ziyaretlere, toplantılara katılmış olan sivil toplum örgütü temsilcileri de dâhil olacak ve her bir gruptan mahpusların sorunları, söyleyecekleri, talepleri kendi ağızlarından dinlenilecektir. Bu ziyaretler aracılığıyla, ilgili sivil toplum örgütlerinin mahpuslarla birebir iletişime geçmeleri de sağlanmış olacaktır. Toplantıların ve hapishane ziyaretlerinin ardından çalışmanın üçüncü ayağını sonuç toplantıları oluşturacaktır. Bu toplantılarda, her bir mahpus grubu için kamu yetkililerine karşı savunulacak etik kodları içeren dört siyasi önerge ve bir çalışma raporu oluşturulmaya çalışılacaktır. Oluşturulacak olan nihai metinler, bir basın açıklaması ile kamuoyu ile paylaşılacaktır.
Hapiste LGBT bireyler konusunda 12 kurumun 17 katılımcıyla gerçekleştirdiği bir toplantı yapıldı. Ortaya çıkan öneriler şunlardı:
– Bu tür toplantılar yapılıyor ve çalışma bittiğinde ivme de bitiyor ya da herkes kendi çalışmasını yürütüyor ve enerjiler, veriler dağılıyor. Bu tür toplantılar, enerjilerin ve verilerin bir araya gelmesi açısından önemli. Bu nedenle bu toplantıları sürdürmeli ve bu çalışmayı gelecekte sürecek çalışmalara katkı sunacak bir şekilde tasarlamalı.
– Hapiste LGBT’ler için veriler üç kaynaktan toparlanabilir: Hapishane ziyaretleri, hapiste kalmış olan dışarıdaki LGBT bireylerle yapılacak görüşmeler, hapiste bulunan LGBT mahpuslarla mektuplaşmalar.
– Hukuki mevzuatın ele alınması açısından Adalete Erişim’in bilgilendirdiği avukatlar var onlardan destek alınabilir. Hapiste bulunan LGBT’lere, içerisinde haklarını anlatan broşürlerin ve çeşitli ihtiyaçlarının da olduğu paketler yollanabilir.
– Bu çalışmanın hapishanelerde bulunan LGBT’ler tarafından duyulması ve bize ulaşabilmeleri için kanallar yaratılmalı. Çalışmanın duyulması sağlanmalı.
– Bu çalışma kapsamında, sadece LGBT mahpuslar değil infaz koruma memurlarına, hapishanelerdeki sosyal çalışmacılara, hapishane idarelerine yönelik sunumlar, yayınlar vb. çalışmalar gerçekleştirilmeli.
– Katılımcı psikologlar, hapishanelerin LGBT’ler üzerindeki çifte cezalandırma işlevini ortaya çıkaran çalışmalar yapılabilir. Sonuç raporunun bir parçasını da bu değerlendirme oluşturabilir.
– LİSTAG’ın hazırladığı filmin hapishanelerde gösterimi sağlanabilir. Bu gösterim sadece mahpuslara yönelik değil hapishane personeli için de düşünülmeli. “LGBT Hapiste” bloğunda LGBT’lerin ailelerine de yer verilmeli.
– LGBT öğrenciler, hapiste bulunanlara “akran desteği” sunabilir ve çeşitli atölye çalışmaları yapabilir.
– Af Örgütü’nün hapishane personeline dair eğitim seminerleri var. Bu seminerlere LGBT meselesinin dâhil edilmesi de istenebilir.
– LGBT derneklerinin web sayfalarında, hapistelgbti.cisst.org.tr için link verilmesi sağlanacak.
– Toplantının katılımcılarından bazıları ellerinde hapishanelerden gelmiş mektuplar olduğunu belirtti. Bu mektuplar toparlanacak, taranıp ya da yeniden yazılıp blog’da yer alması sağlanacak.
– LİSTAG, çektiği film için röportajlar yaptığında veya film gösterileri olduğunda bu projeden de bahsedilmesi ve bilinir hale gelmesi için çalışılacak.
– Mecliste sunulmak üzere soru önergesi ve bireysel başvuru için metinler hazırlanacak. Çalışmanın duyurulması açısından medya kanalları ile iletişime geçilecek.
Türkiye hapishanelerindeki “Adli” ve “Siyasi” Mahpus Ayrımı üzerine
Türkiye hapishanelerindeki “adli”, “siyasi” mahpus ayırımının geçmişi Osmanlı’ya dayanır. Söylemde var olan bu ayrılığın yasalarda yer bulması ve ayrı infaz rejimlerinin uygulanmaya başlaması ise ancak birkaç on yıl önce gerçekleşmiştir.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerine bakıldığında 4 ayrı mahpus kategorisi oluşturulduğu görülecektir. Bunlar “adli”, “terör”, “çıkar amaçlı suç örgütü mensubu” ve “suç grubu bilinmeyen” kategorileridir. Genel Müdürlük 1984 yılına kadar bütün mahpuslar için ortak veriler topluyorken, ilk defa 1984 yılında “adli” ve “terör” ayrımına gider ve bu iki grup için ayrı ayrı veriler toplamaya başlar. Bu ayrıma 2010 yılında “çıkar amaçlı suç örgütü mensubu”, 2010 yılında ise “suç grubu bilinmeyen” ayrımları eklenir.
1984 yılında “terör” olarak bir kategori belirlenmesinin nedeni “Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük”te, 2 Ağustos 1983 tarihinde yapılan değişikliktir. Bu değişiklik ile beraber mahpusların bir kesimi ilk defa “anarşi ve terör suçlarından hükümlü olanlar” olarak adlandırılır. Böylece yıllarca “siyasi” olarak adlandırılan mahpuslar devlet nezdinde “anarşist” ve “terörist” olarak damgalanır. Bu ayrımı, adım adım farklı infaz rejimleri uygulaması izler. 1983 yılında yapılan değişiklik F Tipi Hapishaneleri de ilk defa gündeme getirir; “anarşi ve terör suçlarından hükümlü olanlar”ın “tek ya da üç kişilik odalar halinde yapılmış bireysel iyileştirme ve eğitim uygulanan özel kapalı cezaevleri”nde tutulacağı belirtilir bu değişiklikte. Farklı hapishanelerde ve farklı koşullarda tutulmayı öngören bu değişik Mart 1991’de kabul edilen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile tekrarlanır ve oldukça çarpıcı ve ayrımcı bir başka uygulama daha gündeme getirilir. TMK ile beraber adli ve siyasi mahpusların “cezalarını” farklı oranlarda çekmeleri karar altına alınır. Mart 1991 tarihinden günümüze adli mahpuslar mahkemeler tarafından kendilerine verilen “ceza süresi”nin beşte ikisini yatıyorken siyasi mahpuslar ise dörtte üçünü yatmaktadır. Yani bir adli mahpus 20 seneye hüküm giydiğinde 8 sene yatıyorken bir siyasi mahpus 20 sene hüküm giydiğinde 15 sene hapishanede tutulmaktadır. “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Üyesi” mahpuslar için de dörtte üç oranı geçerlidir.
Bu kısa anlatımdan da anlaşılacağı gibi Osmanlı’dan günümüze söylem düzeyinde dahi olsa var olan “adli” ve “siyasi” mahpus ayrımı, 1980’lerden itibaren siyasi mahpusların devlet tarafından “terörist” olarak kodlanmasıyla beraber yeni bir sürece girmiş ve siyasi mahpuslar daha ağır infaz rejiminde tutulmaya başlanmıştır. Bu ayrımcı tutumun izlerini çıkarılan birçok af yasasının yanı sıra en son olarak hasta mahpusların tahliyesini öngören adli pakette de görmek mümkündür. Siyasi mahpuslar bu paketin dışında bırakılmışlardır.
Bu ayrımcı tutum irdelenmeye ve eleştirilmeye açıktır. Sivil toplum örgütlerine ve insan hakları savunucularına bu konuda önemli görevler düşmektedir.
Mustafa Eren

Cezaevlerindeki LGBT’lerin hak ihlallerinin önlenmesi için:
Cezaevi idaresi, idare politikaları ve stratejileri
Cezaevlerinde bulunan LGBT’lerin maruz kaldıkları ayrımcılık, aşağılanma, cinsel taciz ve tecavüz olaylarına ilişkin çok sayıdaki rapor dikkate alındığında, cezaevi otoritelerinin bu grupların mümkün olan en iyi biçimde korunmalarını sağlayacak ve topluma yeniden entegre olabilmelerini etkili biçimde kolaylaştıracak politikalar ve stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir. LGBT mahpusların bakımı ve korunması, cezaevleri yönetimlerince geliştirilen genel idare stratejilerine dâhil edilmelidir.
İdari kurallar, çoğu toplumun cezaevlerinde bulunan homofobik cezaevi kültürüne meydan okumalı ve biyolojik ya da algısal cinsel yönelim ya da cinsel kimlik temelinde ayrımcılığa göz yumulmayacağını mutlak olarak belirtmelidir. Cinsel yönelimleri ve cinsel kimlikleri konusunda mahremiyet hakları bulunduğunu vurgulamalı ve cinsel saldırı durumunda ya da böyle bir saldırı korkusu olan durumlarda izlenecek prosedürler hakkında açık talimatlar içermelidir.
İdare, tüm mahkûmların güvenliğini sağlamak için gerekli bütün önlemleri alma sorumluluğunu üstlenmeli, etkili şikâyet mekanizmalarının var olduğu durumlarda bile LGBT mahpusların öne çıktıklarında yeniden mağdur olma riski altında olmayacaklarının varsayılamayacağını kabul etmelidir. Cezaevi kadrosunun cinsel ya da başka türden saldırılarda işbirliği yapmasının ya da kadronun şiddet ya da saldırıdan korkulduğu ya da bunların gerçekleştiği durumlarda önlem almakta yetersiz kalması durumunda disiplin soruşturmasına maruz kalacağı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde vurgulanmalıdır.
LGBT toplumunun ve örgütlerinin temsilcileriyle istişare edilerek, LGBT mahpusların korunması ve topluma yeniden entegre olabilmesi için uygun politikalar ve stratejiler oluşturulması üzerine düşünülmelidir. Bu stratejilerin ve uygulamaların sonuçlarını değerlendirmek için ölçülebilir standartlar geliştirilmelidir. Veri toplanması ve değerlendirilmesi, LGBT’lerin korunmasıyla ilgili politikaların temel bir öğesini oluşturmalı, gerektiğinde bu stratejilerin gözden geçirilmesine olanak sağlamalıdır.

. CİSST Yayınları; Özel İhtiyaçlara Sahip Mahpuslar Üzerine El Kitabını www.cezaevindestk.org sitesinden indirebilirsiniz.
info@cezaevindestk.org

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑